Ateşkese rağmen İsrail saldırıları sürüyor
İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusuna ait bir İHA, sabah saatlerinde Nebatiye'de Şokin ile Keferdeccal beldeleri arasındaki bölgede çöp boşaltan bir pikap aracı hedef aldı. Saldırıda 2 kişi yaralandı.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA'nın sabah saatlerinde Sur kentine bağlı Mansuri beldesi çevresine ses bombası attığı belirtildi.
İsrail basınına göre Lübnan ordusu, birkaç gün içinde İsrail'in işgal ettiği bazı bölgelerde konuşlanacak
İsrail'in Haaretz gazetesinin ABD'li bir kaynağa dayandırdığı haberde, Washington'da 26 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşması kapsamında, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak Lübnan ordusunun bölgeye konuşlandırılmasının öngörüldüğü belirtildi.
Haberde, Lübnan ordusunun birkaç gün içinde İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bazı bölgelerde konuşlanacağı öne sürüldü.
Lübnan'ın güneyindeki pilot bölgelerde İsrail ordusu yerine Lübnan ordusunun konuşlanacağı aktarılan haberde pilot bölgelere eklenecek yeni bölgelerin belirlenmesi çalışmalarının da sürdüğü ifade edildi.
ABD'nin, Lübnan hükümetinin, ülkenin güneyinde egemenliğini geri kazanmasına destek olmak için yakında "uluslararası ortaklarla" iletişime geçeceği kaydedildi.
İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde bir araca İHA saldırısı düzenledi
İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre İsrail ordusuna ait bir İHA, Nebatiye vilayetine bağlı Kefr Rumman beldesinin Duha yolu üzerinde bir aracı art arda iki kez hedef aldı.
Saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ayrıca güneydeki Deyr Siryan beldesine topçu saldırısı düzenlediği belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü: İsrail'in Lübnan'daki saldırıları "savaş suçu" olarak soruşturulmalı
Londra merkezli Örgütten yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 6, 12 ve 13 Mart'ta Lübnan'ın güneyinde Sur bölgesindeki Thakana Mahallesi, Sayda bölgesindeki Irkay köyü ve Nebatiye bölgesindeki Rahbat Mahallesi'nde sivil evleri yok eden 3 saldırısının incelendiği belirtildi.
Açıklamada, saldırılarda yaşları 5 ila 16 arasında değişen 12 çocuk, hamile bir kadının da aralarında bulunduğu 6 kadın ve 6 erkeğin öldüğü ve en az 18 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Toplanan delillere göre Örgütün, bu hava saldırılarının her birinde, İsrail ordusunun uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği sonucuna varmak için makul dayanağa sahip olduğunun altı çizildi.
Açıklamada, bu ihlaller arasında siviller ile askeri hedefler arasında ayrım yapılmaması, sivillere veya sivil nesnelere yönelik saldırılar düzenlenmesi ya da sivillere verilecek zararı en aza indirmek için uygulanabilir tüm önlemlerin alınmamasının yer aldığı kaydedildi.
"İsrail ordusu, Lübnan'da çocuklar dahil tüm aileleri yok etti"
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, şu ifadeleri kullandı:
“Sadece bir haftada İsrail ordusu, Lübnan'da aralarında bir düzine çocuğun da bulunduğu tüm aileleri yok etti ve sivil yaşamlara karşı umursamazlık sergiledi. Bu yıkıcı savaş suçları döngüsü sona ermeden önce daha kaç aile çocuklarının vücut parçalarını enkazdan çıkarmak zorunda kalacak? Uluslararası toplum, şimdi harekete geçmeli, devletler, İsrail'e derhal kapsamlı silah ambargosu uygulamalı ve sorumluları soruşturmak ve yargılamak için evrensel ve ülke dışı yargı yetkisini kullanmalı.”
ABD arabuluculuğunda varılan son İsrail-Lübnan anlaşmasının adaletin önünde yeni engel haline gelebileceğine ilişkin artan endişeler bulunduğuna dikkati çeken Beckerle, bunun mağdurların hesap verebilirliğe ulaşma yolunu engelleyebileceğinin altını çizdi.
Beckerle, "Bu saldırılardan sağ kurtulanların ve tanıkların paylaştığı dehşet verici tanıklıklar, hukuka aykırı İsrail saldırıları için tam cezasızlığın pratikte ne anlama geldiğine dair ürpertici bakış sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
“Lübnan makamları, kararlı şekilde harekete geçmeli”
Lübnan makamlarına da çağrıda bulunan Beckerle, "Lübnan makamları, Uluslararası Ceza Mahkemesine kendi topraklarındaki suçlar üzerinde yargı yetkisi tanıyarak, uluslararası adalet çabalarını destekleyerek ve uluslararası hukuk kapsamındaki suçlara ilişkin güvenilir, bağımsız iç soruşturmalar başlatarak kararlı şekilde harekete geçmeli." ifadesini kullandı.
Beckerle, ülke içinde ve uluslararası düzeyde koordineli eylem olmadan savaş suçları ve cezasızlık döngüsünün görünürde sonu olmadan devam edeceğine dikkati çekti.
İsrail'in Lübnan'daki saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 321 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.
Öte yandan Washington'da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran'da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.