BM raporu: Filistinli çocuklar kasıtlı hedef alınıyor

BM raporu: Filistinli çocuklar kasıtlı hedef alınıyor
BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, İsrail’in Filistinli çocukları kasıtlı olarak hedef aldığı iddiası yer aldı. Uzmanlar, Gazze’de yaşananların ciddi insan hakları ihlalleri ve ağır travmalara yol açtığını belirtti.

Birleşmiş Milletler'in (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonunun yayımladığı son rapor, İsrail'in Filistinli çocukları kasten hedef alarak soykırım ve diğer vahşet suçlarını işlemeye devam ettiğini ortaya koydu.

İtalya'daki Molise Üniversitesi (UNIMOL) Uluslararası Hukuk Öğretim Üyesi Doç. Dr. Luigi Daniele, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Bağımsız Soruşturma Komisyonunun raporunun özellikle İsrail tarafından Filistinli çocukların toplu olarak hedef alınmasına ve mağdur edilmesine odaklanan ilk rapor olduğunu vurgulayarak raporu okuyacakların kendilerini psikolojik olarak hazırlamaları gerektiğini belirtti.

Daniele, raporun en çarpıcı sonucunun, Filistinli çocukların İsrailli askerlerce kasten hedef alındığının tespiti olduğunu ve bunun, İsrail ordusunun inkar politikasını tamamen alt üst ettiğini ifade etti.

Gazze'den dönen Amerikalı Yahudi doktorların, çocukların başlarında veya göğüslerindeki mermilerin röntgenlerini gösterdiğini ve aynı gün Gazze şehrinde aynı yerlerinden yaralı onlarca çocuğun İsrail askerleri tarafından kasıtlı olarak hedef alındığına dair raporlar geldiğini aktaran Daniele, "Doktorların ulaştığı sonuca göre Filistinli çocuklar, sahadaki askerlerin hedef talimi oyununun nesnesi haline gelmişti." dedi.

Gazze'de 1 yaş altı yaklaşık 1000, 1-2 yaş arası neredeyse aynı sayıda ve 2-3 yaş arası 900'den fazla çocuğun öldürüldüğünü söyleyen Luigi Daniele, "İki yılda 6 yaş altı yaklaşık 6 bin 500 çocuk öldürüldü." diye konuştu.

Doç. Dr. Daniele, Ukrayna'daki savaşının başlangıçtan bu yana bu yaş grubundaki çocuk ölümlerinin toplam 56 olduğunu dile getirdi.

"İşkence kampları ağı"

Komisyonun, İsrailli insan hakları örgütleri dahil pek çok insan hakları örgütünden elde edilen delilleri yeniden hatırlattığını ifade eden Daniele, bunlardan B'Tselem'in "Cehennemde Yaşamak" başlıklı son raporlarından birinin "işkence kampları ağı"nı belgelediğini vurguladı.

Daniele, "Gazze'deki Filistinlilere hatta Batı Şeria'daki Filistinlilere bakarak neden bir grubun üyelerine ciddi zihinsel zarar vermenin bir soykırım eylemi olabileceğinin yanıtını alıyoruz. Çünkü böyle durumlarda, mağdur grubun varlığını engellemek, grubun ulusal bir grup olarak yeniden oluşmasını imkansız kılmak veya o mağdur grubun nesillerinin toplu travmaya uğramasına neden olmak için tasarlanmış ve uygulanan bir toplumsal işkence biçimi var ve bu, tam olarak Gazze'nin durumu." ifadelerini kullandı.

Hem fiziksel hem psikolojik işkence

Luigi Daniele, Gazze'deki Filistinliler için fiziksel işkencenin hala devam ettiğini ve bir Filistinli tutuklunun tecavüze uğramasının güvenlik kameralarınca kayda alınmasını engelleyen İsrail askerlerinin İsrail mahkemeleri tarafından serbest bırakıldığını ve beraat ettirildiklerini söyledi.

Gazze'deki Filistinliler için daha farklı bir fiziksel işkence biçiminin de bulunduğunu belirten Daniele, hastalıkların yayılmasını, çocukların moloz ve çöp yığınlarının yanında yaşamak zorunda kalmasını, böceklerin çoğalmasını ve fare istilalarını örnek göstererek bunların hem fiziksel hem psikolojik işkence boyutunu aştığını vurguladı.

Ciddi zihinsel zararın neden bir soykırım eylemi olduğunun dünyadaki en açık örneğinin Gazze olduğunun altını çizen Daniele, "Burada öz varlığı sebebiyle cezalandırılan bir insan grubundan bahsediyoruz. Bir ulusal grup olarak Filistinliler, Gazze'de bir ölüm labirentindeler. Özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarında işkenceye ve cinsel istismara uğruyorlar." dedi.

Doç. Dr. Daniele, sözlerine şöyle devam etti:

"Soykırımın özü budur. Soykırım için mağdur grubun her bir üyesinin yok edilmesi gerekmez. Gazze'de yaşananlar, Filistinlilerin kolektif varlığının yok edilmesidir. Hayatta kalan yüz binlerce Filistinliye ciddi zihinsel zarar vermek, onları fiziksel ve zihinsel işkenceye tabi tutmak soykırımı sürdürmenin bir yoludur"

BM'nin 1984 İşkenceye Karşı Sözleşmesi

"İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme" BM'de 1984'te kabul edildi ve 26 Haziran 1987'de yürürlüğe girdi.

Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden 10 yıl sonra 26 Haziran 1997'de, BM Genel Kurulu işkencenin tamamen ortadan kaldırılması ve işkence mağdurlarına destek amacıyla 26 Haziran'ı "İşkence Mağdurlarıyla Uluslararası Dayanışma Günü" ilan etti.

Söz konusu sözleşmenin yanı sıra BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 5. maddesinin "Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinin "Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz" hükümlerine karşın özellikle savaş, iç savaş ve ayrımcılığın sebep olduğu darp, kötü muamele, cinsel saldırı ve tecavüz gibi ihlaller engellenemiyor.

Birçok konuda olduğu gibi işkencenin önlenmesi hususunda alınan kararların uygulanması hususundaki yetersizlik, BM'de reform ihtiyacına yönelik bir örnek olarak gösteriliyor.

Dünyada işkence

İsrail'in 1948'de kurulmasından bu yana Filistinliler zorla yerinden edilme, öldürülme, gözaltına alınma ve işkenceyle karşı karşıya kaldı. 7 Ekim 2023'ten sonra İsrail'in Filistinlilere yönelik keyfi gözaltıları ve esirlere uyguladığı işkenceler hızla arttı.

Suriye'de Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te devrilmesinden sonra rejimin hapishanelerindeki sistematik işkencenin boyutları ortaya çıkmaya devam ediyor. Suriye İnsan Hakları Ağının verilerine göre iç savaşın başladığı 2011'den bu yana 15 binden fazla kişi işkence sonucu hayatını kaybetti.

ABD'nin 11 Ocak 2002'de Küba'daki üssünde açtığı ve dünya genelinde işkencenin sembol hapishanesi haline gelen Guantanamo'da bugüne kadar tamamı Müslüman 779 kişi işkenceye maruz kaldı. BM Özel Raportörü'nün tesise yaptığı ziyaretle "geliştirilmiş sorgulama" kisvesi altında sistematik işkence yöntemlerinin hala kullanıldığı ortaya çıktı.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.