Körfez’in anahtarı Türklerde!
İsrail ve ABD’nin saldırdığı İran’da, siyonistlerin bazı PJAK ve bileşeni terör örgütlerini Basra Körfezi hattına konuşlandırmayı planladığına dair haberler paylaşılmaya başladı.
35 milyona yakın Türk’ün yaşadığı İran’da petrol-gaz ve küresel ticaret koridoru olan Basra hattında 7 milyon Türk nüfus var. Kaşkayı Türklerinden araştırmacı-akademisyen İsa Doğan gazetemize yaptığı açıklamada; "Biz Türkler, İran’ın merkez, güney ve batı bölgelerinde stratejik noktalara hâkimiz. Basra aksında 4 milyondan fazla Kaşkayı Türkü ve İnanlı, Baharlı, Bıçakçı, Bayat gibi boylardan oluşan Türklerle birlikte 7 milyona yakın nüfusumuz var. Tacik, Lor ve Arap etnikleri arasında yaşayan ve dillerini kaybetmelerine rağmen kendisini Türk bilen milyonlarca kişiyi de bu sayıya eklersek Güney Azerbaycan dışındaki varlığımız Humeyn şehrinden Hürmüz Boğazı’na kadar ve Kirman’dan Ahvaz’a kadar uzanır. Burada Azerbaycan Türkü’nün dışında; Horasan Türkleri, Türkmen Sahra Türkleri, Halaç Türkleri ve kendini Türk bilen birçok topluluk mevcut. İran’ın merkezî otoritesinin çökme ihtimali çok güçlü. Kaşkayıyurt sınırlarına gerçekleşen muhtemel bir terör tehdidinin bu bölgedeki Türkler ve başka bütün etnikler için büyük yıkım ve kriz getireceğini düşünüyorum. İran rejiminin tamamen çökerse Türkiye ve Azerbaycan, kendi sınırlarını güvenceye almak için Tebriz, Urmiye ve Erdebil’i kapsayacak şekilde en az 100 kilometre derinliğinde bir güvenlik tamponuna ihtiyaç duyabilir. Bu, soykırım, göç ve terör tehdidini de engeller. Türkiye’nin doğrudan Basra Körfezi’ne ve oradan Kaşkayıyurt’a erişim sağlaması çok zor. Kuzey ve Batı bölgelerinde Güney Azerbaycan’a dönük tehditleri bertaraf etmede Türk ordusuna doğal olarak Azerbaycan da her türlü desteği sunacaktır. Bu çerçevede Türkiye-Azerbaycan-Katar-Pakistan siyasi, fikri ittifakı farklı bir boyut kazanır." dedi.
PAKİSTAN DEVREYE GİREBİLİR
Doğan "Pakistan deniz yoluyla ve hatta Kaşkayıyurt’un komşusu olan Belucistan eyaletiyle bu topraklara erişim sağlayıp halkı koruyabilir. Pakistan, nükleer enerji alanındaki uzmanlarından faydalanıp Kaşkayıyurt’ta bulunan Buşehr nükleer santralinin koruma altına alınması gibi özel misyon da üstlenebilir. İsrail’in terör örgütlerini bu topraklara getirme planı aktif bir kara harekâtı yapmak için değil, daha çok Hark gibi stratejik adaları ele geçirme ve koruma amaçlı olur. Bu coğrafyanın tarihî sahipleri biziz ve uzaklardan gelenler eninde sonunda bu toprakları Türklere devretmek zorunda. Özetle trilyonlarca dolarlık İran yer altı zenginlikleri, dev enerji, nükleer tesisler, küresel koridor ve tüm stratejik noktalarda Türklere rağmen İran’a ve bölgeye şekil verilemez. Körfez’in ve bu hayati noktaların anahtarı bizde." şeklinde konuştu.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.