Sivas’ta huzurevi sakinleri üretmeye devam ediyor

Sivas’ta huzurevi sakinleri üretmeye devam ediyor
Sivas'ta İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Huzurevi’nde kalan yaşlılar, şiirden resme, ahşap oymacılığından bocceye kadar farklı etkinliklerle hem yeteneklerini geliştiriyor hem de günlük yaşamlarını daha verimli geçiriyor.

Sivas’ta huzurevi sakinleri, el sanatları ve sosyal faaliyetlerle hayatın içinde kalmayı sürdürüyor. Şiir yazan, resim yapan, ahşap eserler tasarlayan ve bocce oynayan yaşlılar, ilgi alanlarına göre katıldıkları etkinliklerle zamanlarını üretken şekilde değerlendiriyor.

İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Huzurevi’nde düzenlenen faaliyetler kapsamında sakinler, ahşap el oymacılığı, ahşap ev tasarımı, resim, müzik ve edebiyat çalışmalarıyla ilgileniyor. Bocce takımında yer alan huzurevi sakinleri ise takım halinde gerçekleştirilen etkinliklerle sosyal hayata katılım sağlıyor.

Huzurevinde ortaya çıkarılan el emeği ürünler, sakinlerin üretme isteğini ve el becerilerini yansıtırken, ortak etkinlikler de bir araya gelmelerine imkân tanıyor.

aw819364-05.jpg

“Hem moral veriyor hem kendime bir şeyler katıyorum”

Huzurevi sakinlerinden Güngör Cengizoğlu, kurumda düzenlenen sosyal faaliyetlere aktif olarak katıldığını belirtti. Bocce takımında yer aldığını ve resim atölyesindeki çalışmalara katıldığını anlatan Cengizoğlu, kitap ve halk müziğiyle de ilgilendiğini söyledi.

Etkinliklerin kendisine iyi geldiğini ifade eden Cengizoğlu, “Kuruma geldim, yerleştim. Ondan sonra burada da bazı faaliyetlerin içinde bulunuyorum. Burada bocce takımımız var. Ben aynı zamanda bocce takımındayım. Resim atölyemiz var. Hepimiz burada çalışmalarla meşgulüz. Onun haricinde toplu etkinliklerimiz oluyor. Çeşitli faaliyetlerimiz oluyor. Bunların içinde bulunuyoruz. Yani etkinliklerimiz çok. Sosyal faaliyetlerim çok fazla. Sadece bunlarla bitmiyor. Aynı zamanda kitabımla, halk müziğiyle uğraşıyorum” dedi.

Bu çalışmalar sayesinde zamanını verimli geçirdiğini ve moral bulduğunu dile getiren Cengizoğlu, “Bunlarla uğraşmak bana gayet güzel geliyor. Zamanım geçiyor, kafam dağılıyor. Başka şeylerle de kötü şeylerle uğraşacağıma kendimi bunlara veriyorum. Bunlar bana daha iyi geliyor. Bunlarla uğraşmak hem bana moral veriyor hem de kendime bir şeyler katmış oluyorum” ifadelerini kullandı.

aw819364-01.jpg

Atık sandıklardan ahşap ev yaptı

Huzurevi sakinlerinden Ahmet Yolalan ise kullanılmayan meyve sandıklarını değerlendirerek ahşap bir ev tasarladı. Muz ve limon sandıklarından elde ettiği tahtaları atölyeye getirerek yeniden kullanan Yolalan, ince işçilik gerektiren çalışmasını tamamlamak için uzun süre emek verdi.

Ahşap evin yapım aşamasında kapıların, çıtaların ve diğer parçaların ölçülerini tek tek hazırladığını anlatan Yolalan, çalışmasının çevresindekileri şaşırttığını belirtti. Yolalan, “Muz sandığı, limon sandığı gibi sandıkları insanlar kullanmıyor, atıyorlar. Ben de onları topladım, işime gelenleri aldım. Ondan sonra bu atölyeye getirip değerlendirdim. Yaptığım çok ince bir iş. Yapımı uzun sürdü. Kapıların açılıp ölçülmesi, çıtaların ölçülmesi, hepsi ayrı bir iş” diye konuştu.

Yaptığı ahşap evin beğeni topladığını ifade eden Yolalan, “Görenler, abim ve eşi hayret ettiler. Bu evi nasıl bu hale getirebildin, nasıl benzetebildin dediler. Boş zamanlarımda böyle bir ev yapmayı düşündüm. Tahtaları birbirinden ayırdım. Bunları ham madde olarak kullanıp yaptım. Boş zamanlarımda dışarıda, çay ocaklarında, kahvelerde zaman geçirmek yerine kendime böyle bir şey yapayım dedim. Kendi evimi zevkle yaptım” ifadelerini kullandı.

aw819364-02.jpg

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.