Sivas'ta uzmanı uyardı: Şehirler yeni iklime hazırlanmalı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Ergün, iklim değişikliğinin geçmişten günümüze uzanan süreci, küresel sıcaklık artışları ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.
İklim değişikliğinin yalnızca günümüzde yaşanan bir olgu olmadığını ifade eden Ergün, Dünya'nın 4,5 milyar yıllık tarihinde doğal iklim değişimlerinin birçok kez yaşandığını söyledi. Yaklaşık 2 milyon 580 bin yıl önce başlayan son buzul çağının 11 bin 700 yıl önce sona erdiğini belirten Ergün, günümüzdeki iklim koşullarının doğal süreçlerin sonucu olarak oluştuğunu dile getirdi.
Günümüzde yaşanan iklim değişikliğinin ise insan faaliyetlerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ergün, Sanayi Devrimi ile birlikte insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki etkisinin belirgin şekilde arttığını ifade etti. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) de insan faaliyetlerinin iklim üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Küresel sıcaklık artışına ilişkin bilimsel verilere dikkat çeken Ergün, 1850'li yıllardan bu yana tutulan meteorolojik kayıtlara göre son 10 yılın, kaydedilen en sıcak 10 yıllık dönem olduğunu belirtti. Avrupa'da yaşanan aşırı sıcaklıkların bu değişimin en önemli göstergeleri arasında yer aldığını ifade eden Ergün, Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre Haziran 2026'da Avrupa genelinde ortalama kara sıcaklığının 19,14 derece olarak ölçüldüğünü söyledi.
Batı Avrupa'da Haziran 2025'te kırılan sıcaklık rekorunun bir yıl sonra yeniden kırıldığına dikkat çeken Ergün, Avrupa üzerinde adeta bir "ısı kubbesi" oluştuğunu belirterek, geçmişte 50 ya da 100 yılda bir görülen aşırı sıcaklıkların artık çok daha kısa aralıklarla yaşandığını kaydetti.
Aşırı sıcaklıkların yalnızca doğayı değil insan sağlığını da tehdit ettiğini dile getiren Ergün, Fransa ve İspanya'da orman yangınlarının meydana geldiğini, Avrupa'da yüksek sıcaklıklar nedeniyle binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un açıklamasına göre bu sayının 1.300'ün üzerine çıktığını hatırlatan Ergün, iklim değişikliğinin artık insan yaşamı üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz Havzası'nda bulunduğunu belirten Ergün, ülkenin orta enlemlerde en hızlı ısınan bölgeler arasında yer aldığını söyledi. 2000'li yıllardan itibaren küresel sıcaklık artışına paralel olarak Türkiye'de de yüksek hava sıcaklıklarının daha sık görülmeye başladığını kaydetti.
Türkiye'deki sıcaklık verilerini de paylaşan Ergün, 1991-2020 döneminde 13,9 derece olan ortalama sıcaklığın 2025 yılında 15,1 dereceye yükseldiğini belirterek, 2025'in 1971-2025 döneminin en sıcak beşinci yılı olduğunu ifade etti. Temmuz 2025'te 26,9 derece ile sıcaklık rekoru kırıldığını ve geçen yazın son 55 yılın en sıcak ikinci yazı olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.
2026 yılında da yüksek sıcaklıkların etkisini sürdürdüğünü belirten Ergün, ocak ve şubat aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde, mart ve nisan aylarında ise bir miktar altında seyrettiğini ancak genel tablonun sıcaklık artışının devam ettiğini gösterdiğini dile getirdi. İklim değişikliğiyle mücadelede uyum çalışmalarının önemine dikkat çeken Ergün, şehirlerin, üretim sistemlerinin ve yaşam alanlarının yeni iklim koşullarına göre planlanması gerektiğini belirterek, gerekli önlemlerin alınmaması halinde bugün yaşanan aşırı sıcaklıkların gelecekte çok daha sık görülen olaylar haline geleceği uyarısında bulundu.
Kaynak:Neslihan KOÇ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.