Yerli tohum için ömrünü adadı, Sivas’a güvendi
İsrail ve Hollanda gibi ülkelerden temin edilen kısırlaştırılmış tohumlara inat, doğal ve yerli üretimi savunan emekli öğretmen Mustafa Bakay, yıllardır ata tohumlarını yaşatmak için büyük bir özveriyle çalışıyor. Kendi imkânlarıyla yetiştirdiği sebzelerden yeniden tohum elde eden Bakay, bu tohumları çoğaltarak ücretsiz şekilde vatandaşlara dağıtıyor. Hayatını ata tohumunun geliştirilmesine ve gelecek nesillere aktarılmasına adayan Bakay, modern tarımın dayattığı kısırlaştırılmış tohumlara karşı yerli ve endemik bitkilerin korunmasını bir yaşam mücadelesi haline getirdi. Yıllar boyunca Anadolu'nun farklı bölgelerinden topladığı ata tohumlarını özenle çoğaltan Bakay, bu tohumların yok olmaması için büyük bir çaba sarf etti. Yakalandığı kanser hastalığına rağmen ata tohumu davasından vazgeçmeyen Mustafa Bakay, sağlık sorunları nedeniyle Sivas'ta düzenlenen ata tohumu dağıtım etkinliğine katılamadı. Ancak programa telekonferans yoluyla bağlanan Bakay, "Ata tohumlarını ve endemik bitkileri koruma davasında bizi yalnız bırakmadınız. Ben bu konuda Sivas'a güveniyorum. Sizleri gördükten sonra Sivas'a olan özlemim bir nebze olsun hafifledi. Aranızda olmayı çok isterdim ama sağlık problemlerinden dolayı katılamadım" ifadelerini kullandı.

"Aramıza dönecek"
Hocanın rahatsızlığından dolayı etkinliği sürdürme görevini üstlendiklerini söyleyen Birlik ve Dayanışma Bahçeleri Grubu Yönetim Kurulu üyesi Ömer Ada, "Vatandaşlarımızla Birlik ve Dayanışma Bahçelerimizin geleneksel hale getirdiği yıllık ata tohumu takas, dağıtım etkinliği yapacağız. Hocamızın rahatsızlığından dolayı bugün bu görevi biz sürdürüyoruz, kendisine de buradan şifalar diliyoruz. Hocamız şu an tedavi görüyor ve doğal besleniyor. Bu doğal beslenmesinden dolayı da hastalığı iyileşme evresinde. Kendisinin ata tohumuyla beslenmesi dolayısıyla iyileşmesinde öncü oldu, kanser hastasıyken artık tahlilleri temiz çıkıyor. Yakında inşallah kendisi de aramıza dönecek. Ata tohumunun en büyük özelliği sürdürülebilir, genetiğinin bozulmamış olması yani gelecek yıl tekrar ekebiliyor olmamız ve eski tat, aroma, kokunun olduğu o lezzetli tatlar bu tohumlarda bulunuyor. Aldığımız hibrit tohumlarla ertesi sene tekrar dikim yapamayız ve aynı tat, aromayı bulamayız. Ata tohumları hastalıklara karşı da dirençlidir, diğer tohumlarda belli bir takvim vardır" dedi.

"Dedelerimizin kullandığı tohumdur"
Programa katılan Oğuz Şahin, "Çiftçiyim, tarımla uğraşıyorum. Ata tohumu bildiğimiz gibi diğer ülkelerin kimyasal, biyolojik hastalıklı tohumlarını almak yerine eskiden babaannelerimizin, dedelerimizin kullandığı tohumdur. Hiçbir kimyasal, zararlı etkenleri yoktur, doğal bizim atalarımızın tohumlarıdır. İnşallah daha çok yaygınlaşır ve diğer ülkelerden almak zorunda kalmayız" diye konuştu.
Programa katılan Nuh Cinli ise "Bu yıl ilk defa katılıyorum. Allah ne verdiyse bereket versin deyip başlayacağız. Ata tohumu genetiğiyle oynanmamış, tamamen doğal olduğu için tercih ettik ve geldik" şeklinde konuştu.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.