Boynuzdan sanat eserine: Kemik tarak ustalığı
Sivas’ın köklü el sanatlarından kemik tarakçılık, teknolojinin gelişmesi ve plastik ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte unutulmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor. Kentte bu geleneksel zanaatı sürdüren son usta Fatih Durna ise atölyesinde hayvan boynuzlarını işleyerek birbirinden farklı modellerde kemik taraklar üretiyor.
Durna, kemik tarak yapımında koç ve manda başta olmak üzere mezbahanelerde kesilen hayvanların boynuzlarını değerlendiriyor. Toplanan boynuzların doğal ortamda yaklaşık 3-5 yıl kurutulduğunu belirten Durna, ardından çeşitli işlemlerden geçirilerek kullanıma hazır hale getirildiğini ifade ediyor.

Boynuzlar öncelikle yapılacak tarağın modeline göre kesiliyor. Kaba tesviyesi yapılan malzeme ateşte ısıtılarak pres yardımıyla doğrultuluyor. Yeniden tesviye ve ısıtma işlemlerinin ardından şekillendirilen boynuz, tarak formuna getiriliyor. Son aşamalarda tarak dişleri açılıyor, çapakları temizleniyor, raspalama ve zımparalama işlemleri yapılıyor. Dişleri sivriltilip parlatılan tarak, uzun süren el işçiliğinin ardından kullanıma hazır hale geliyor.
Sivas’ta bu mesleği sürdüren son usta
Kemik tarak üretimini Sivas’ta sürdüren tek usta olduğunu belirten Fatih Durna, mesleğe geçmiş dönemdeki vali ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün teşvikleriyle başladığını söyledi.
Durna, “Sivas’ta maalesef kemik tarak yapan tek usta ben kaldım. Aslında ben sonradan kemik tarak yapmaya başladım. Biz zaten bıçak sapı yapıyorduk. Geçmiş dönemdeki valimiz ve kültür müdürümüzün teşvikiyle yok olmuş bir mesleği gün yüzüne çıkardık. Allah güç verdiği sürece bu mesleği devam ettirmeye çalışacağız” dedi.

Doğal ve geri dönüşümlü ürün
Kemik tarağın tamamen doğal bir malzemeden üretildiğine dikkat çeken Durna, bu yönüyle ürünün hem insan sağlığı hem de çevre açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Boynuzların atılmak yerine değerlendirilerek ürüne dönüştürüldüğünü ifade eden Durna, “Doğal ürün olması nedeniyle saç için, insan sağlığı için oldukça önemli bir ürün. Hem unutulmaya yüz tutmuş bir meslek hem de doğa için geri dönüşümü olan, katma değeri bulunan bir meslek” diye konuştu.

Kemik tarağın boynuzun doğal yapısının korunması sayesinde farklı ve özgün bir görünüme sahip olduğunu aktaran Durna, ürünlerin kadın ve erkekler için farklı modellerde hazırlandığını belirtti.
Sivas’tan Türkiye’ye ve yurt dışına gönderiliyor
Ürettiği kemik tarakların Sivas’a ekonomik ve kültürel açıdan katkı sunduğunu belirten Durna, ürünlerin Türkiye’nin yanı sıra yurt dışına da gönderildiğini söyledi.
Durna, “Kemik tarağı gelip insanlar satın alıyor. Bunun dışında sosyal medya hesabımızdan kemik tarağın tanıtımını yapıyoruz. Nasıl yapıldığını, faydalarını anlatıyoruz. Kendi sitemiz üzerinden de insanlar ulaşabiliyor. Türkiye’nin her yerine gönderim yapıyoruz. Hatta yurt dışına da oldukça fazla tarak gönderiyoruz. Memleket için oldukça katma değeri olan bir ürün” ifadelerini kullandı.

“Bu meslek devam ettirilmeli”
Kemik tarakçılığın yalnızca bir üretim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda Sivas’ın geleneksel kültürünün bir parçası olduğunu vurgulayan Durna, mesleğin yaşatılması gerektiğini söyledi.
Durna, “Sanatsal açıdan bakarsak unutulmaya yüz tutmuş, temsil edeni kalmamış bir meslek. Bu nedenle devam ettirilmesi gerekiyor. Biz bu mesleği ve geleneği yürütmeye çalışıyoruz” dedi.

2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen Sivas Kemik Tarağı, böylece kentin geleneksel el sanatları arasında koruma altına alınan değerlerden biri olurken, Fatih Durna’nın atölyesinde sürdürülen üretim, unutulmaya yüz tutan zanaatın gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıyor.
Kaynak:Demet KARAKUŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.