Hakan Aksu mecliste konuştu: Kızılay'ın bağımsızlığı korunacak
AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülen ve ilk imza sahibi olduğu 279 sıra sayılı Türk Kızılay Kanunu Teklifi hakkında AK Parti Grubu adına söz aldı. Aksu, teklifin Türk Kızılayın görevlerini daha etkin ve kesintisiz biçimde yerine getirebilmesi için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
Türk Kızılayın 1868 yılında kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyetine dayanan köklü bir kuruluş olduğunu belirten Aksu, kurumun afetlerden insani yardıma, kan hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini ifade etti.
ULUSLARARASI MEVZUATLA UYUMLU DÜZENLEME
Kanun teklifinin ilgili kamu kurumları, uzmanlar ve Türk Kızılay temsilcileriyle yürütülen hazırlık ve istişare sürecinin ardından oluşturulduğunu kaydeden Aksu, teklifin 4 Haziran'da TBMM İçişleri Komisyonunda görüşülerek Genel Kurulun takdirine sunulduğunu belirtti. Türk Kızılayın kamu kurumu olmadığını ve merkezi bütçeden doğrudan pay almadığını hatırlatan Aksu, kurumun faaliyetlerini bağışlar, uluslararası yardım fonları ve iştirak gelirleriyle sürdürdüğünü dile getirdi. Düzenlemenin Kızılayı bir kamu idaresine dönüştürmeyi amaçlamadığını vurgulayan Aksu, kurumun bağımsızlık, tarafsızlık, ayrım gözetmeme ve gönüllülük ilkelerinin korunacağını ifade etti.
AFETLERDE HIZLI MÜDAHALE HEDEFLENİYOR
Toplam 9 maddeden oluşan kanun teklifinde Türk Kızılayın görev ve yetkileri, kurumsal yapısı, hak ve muafiyetleri ile personeline ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Teklif kapsamında afet, acil durum ve olağanüstü dönemlerde ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınmaya yönelik belirli ürün ve hizmetlerin kamu kurumlarınca Türk Kızılaydan veya çoğunluk sermayesi Kızılay'a ait kuruluşlardan doğrudan temin edilebilmesine imkân tanınması öngörülüyor. Aksu, bu düzenlemenin genel ve sınırsız bir muafiyet getirmediğini, alımların şeffaflık, rekabet, eşitlik, denetim ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine bağlı olacağını kaydetti. Teklifte ayrıca sosyal yardımlarda mükerrerliğin önlenmesi amacıyla kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde sosyal yardım verilerine erişim, insani amaçla ithal edilen belirli tıbbi ve sağlık ürünlerine gümrük vergisi muafiyeti ve kamu sağlık kuruluşlarına temin edilen kan bileşenlerinin bedellerinin Türk Kızılayına aktarılmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor.
KIZILAY PERSONELİNE YÖNELİK DÜZENLEME
Kanun teklifinin personelle ilgili hükümlerine de değinen Aksu, afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Türk Kızılay personelinin zor şartlar altında çalıştığını belirtti. Aksu, olağanüstü dönemler ile afet, savaş ve çatışma zamanlarında faaliyet bölgesinde görev yapan Kızılay personelinin 2330 sayılı Kanun kapsamına alınmasının öngörüldüğünü ifade etti. Teklifle Türk Kızılay il ve ilçe şube başkanlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer almasına ilişkin düzenleme de yapılması hedefleniyor. Aksu, bu adımla kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin ve yardımların daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmasının amaçlandığını belirtti.
KIZILAYIN BAĞIMSIZ İNSANİ KİMLİĞİ KORUNUYOR
Türk Kızılayın milletin ortak değeri olduğunu vurgulayan Hakan Aksu, kanun teklifinin temel yaklaşımını, kurumun mevcut hukuki niteliğini koruyarak görevlerini daha etkin yerine getirebileceği açık ve öngörülebilir bir yasal çerçeve oluşturmak şeklinde açıkladı. Aksu, teklifin hazırlanmasına katkı sunan Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz ve ekibine, ilgili bakanlıklara, kurumlara, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu'ya, komisyon üyelerine ve milletvekillerine teşekkür ederek düzenlemenin Türk Kızılay, millet ve insanlık için hayırlı olmasını diledi.
Kaynak:Demet KARAKUŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.