Haktan Dursun'a yargıdan tokat! Şikayetleri kabul görmedi
Sivas Ekspres'te yayımlanan haberlerle gündeme taşınan süreç, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gemerek Meslek Yüksekokulunda açılan öğretim görevlisi kadrosuna ilişkin tartışmalarla başladı.
21 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan ilanla başlayan süreçte, kadro şartlarının belirli bir kişiye göre düzenlendiği iddiaları gündeme getirildi. Söz konusu atama işlemi yargıya taşınırken, mahkeme tarafından görevlendirilen üç kişilik akademik bilirkişi heyetinin raporunda ilan şartları, mesleki deneyim, sınav cevapları ve jüri yapısına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Sivas İdare Mahkemesinin 10 Haziran 2026 tarihinde atama işleminin yürütmesini durdurmasının ardından, karara yönelik itirazlar Kayseri Bölge İdare Mahkemesince reddedildi. Sonrasında Haktan Dursun'un üniversiteyle ilişiği kesildi. Üniversitenin aynı kadro için yeni sınav ve değerlendirme sürecine gitmesi, Dursun'un yeniden değerlendirme listesine alınması gibi gelişmeler de Sivas Ekspres'in haberleriyle kamuoyunun gündemine taşındı.
İLK ŞİKÂYET 8 TEMMUZ'DA YAPILDI
Haktan Dursun, üniversitedeki özel kadro tartışmasını konu alan haber nedeniyle 8 Temmuz 2026 tarihinde Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak gazeteci Yunus Budaktaş hakkında şikâyetçi oldu.
Şikâyet dilekçesinde haberin şahsını doğrudan hedef aldığını, mesleki, akademik ve kişisel itibarını zedelemeyi amaçladığını ileri süren Dursun, hakaret ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması iddialarında bulundu.
Dosya kapsamında ifadesi alınan Budaktaş, haberin resmî bilgi ve belgelere dayandığını ve konuya ilişkin mahkeme kararının bulunduğunu belirtti. Haberde Haktan Dursun'u veya başka kişi ve kurumları hedef göstermediğini ifade eden Budaktaş, kullanılan fotoğrafların kamusal alanda çekildiğini ve Dursun'un kendi sosyal medya hesaplarında paylaştığı fotoğraflar olduğunu kaydetti.
Gazetecilik mesleğinin gereği olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Budaktaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu, 30 Ekim 2026 tarihinde verdiği kararda, haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını değerlendirdi. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13 Şubat 2007 tarihli, 2007/7-28 Esas ve 2007/34 Karar sayılı ilamına atıfta bulunulan kararda, gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme ve kamu denetçisi rolünü yerine getirirken sert, çarpıcı ve zaman zaman provokatif bir üslup kullanabileceğine dikkat çekildi.
Savcılık, haberdeki ifadelerin ağır eleştiri niteliğinde kaldığını, hakaret suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığını ve yayımlanan fotoğrafın özel hayatın gizliliğini ihlal etmediğini belirterek Budaktaş hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına hükmetti.

İKİNCİ ŞİKÂYETTE DE SONUÇ DEĞİŞMEDİ
Haktan Dursun'un gazeteci Budaktaş hakkında yaptığı ikinci şikâyet ise Sivas Ekspres'te yayımlanan üniversitedeki kadro tartışmasına ilişkin haberler nedeniyle gerçekleşti.
21 Eylül 2026 tarihinde savcılığa sunulan dilekçede, yayımlanan haberlerin kendisini doğrudan hedef aldığı, mesleki, akademik ve kişisel itibarını sarsmayı amaçladığı ileri sürüldü. Bu başvuruda da hakaret ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması iddiaları yer aldı.
İkinci dosyada verdiği ifadede gazetecilik faaliyeti kapsamında hareket ettiğini belirten Budaktaş, haberlerin kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığını, iddiaların kesinleşmiş gerçekler olarak sunulmadığını ve yargıya intikal eden süreçlerin kronolojik biçimde aktarıldığını ifade etti. Kişisel veri ve bilgileri paylaşmadığını, herhangi bir kişiyi hedef gösterme veya itibarsızlaştırma amacı taşımadığını belirten Budaktaş, bu dosyada da suçlamaları kabul etmedi.
Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Ekim 2026 tarihinde verdiği kararda da ilk dosyadaki hukuki değerlendirmesini yineledi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aynı kararına dayanan savcılık, basın özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşüncelerin değil, rahatsız edici görüşlerin açıklanmasını da kapsadığını vurguladı. Kararda, basının kamu denetçisi görevini yerine getirirken belli ölçülerde abartıya ve kışkırtıcı anlatıma başvurabileceği, gazetecilerin kullandığı ifadelerin nesnel açıklamalarla desteklendiğinde asılsız kişisel saldırı olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Savcılık, ikinci dosyada da şikâyete konu ifadelerin ağır eleştiri niteliğinde kaldığını, hakaret suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığını ve yayımlanan fotoğrafın özel hayatın gizliliğini ihlal etmediğini değerlendirerek soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

Kaynak:Demet KARAKUŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.