Ruh sağlığında gerçek değişim çağrısı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ruhsal hastalık deneyimi olan bireylerin görüşlerinin sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Her yıl 10 Ekim’de kutlanan Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlıyor. 2026 yılının teması ise “Yaşanmış Deneyimlere Kulak Verelim: Gerçek Sesler, Gerçek Değişim” olarak belirlendi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, gün dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, ruhsal hastalık deneyimi bulunan bireylerin bilgi ve deneyimlerinin sağlık politikalarının ve hizmetlerinin şekillendirilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Ruh sağlığı hizmetlerinde katılım vurgusu
Ruhsal hastalık yaşayan bireylerin tedavi süreçlerinde karşılaştıkları güçlükler, sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları sorunlar ve toplumsal damgalanma konusundaki deneyimlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Yılmaz, gerçek katılımın yalnızca kişilerin hikâyelerini dinlemekle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
Yılmaz, ruh sağlığı hizmetlerinin planlanması ve geliştirilmesinde bireylerin görüşlerine yer verilmesinin, kendilerini ilgilendiren kararlara katılmalarının ve hizmetlerin ihtiyaçlar doğrultusunda birlikte tasarlanmasının önemini vurguladı. Akran desteğine dayalı yaklaşımların güçlendirilmesinin de daha kişi merkezli ve hak temelli bir sağlık hizmeti anlayışına katkı sağlayacağını belirtti.
Toplum temelli hizmetler önem taşıyor
Ruh sağlığı hizmetlerinin mümkün olduğunca bireylerin yaşadıkları toplum içinde sunulması gerektiğine işaret eden Yılmaz, ruhsal hastalığı olan kişilerin aileleri, sosyal çevreleri ve günlük yaşamlarıyla bağlarını sürdürebilmelerinin önemini ortaya koydu.
Tedavinin yalnızca hastalık belirtilerini azaltmayı hedeflememesi gerektiğini belirten Yılmaz, bireylerin bağımsızlığının, toplumsal yaşama katılımının ve yaşam kalitesinin desteklenmesinin de ruh sağlığı hizmetlerinin temel amaçları arasında yer alması gerektiğini ifade etti.
Damgalanma ve ayrımcılıkla mücadele
Ruhsal hastalıklarla ilişkili damgalanma ve ayrımcılığın önlenmesinin önemine de değinen Yılmaz, bireylerin yalnızca hastalıkları üzerinden tanımlanmaması gerektiğini vurguladı. Ruhsal hastalık deneyimi bulunan kişilerin kendi yaşamları hakkında söz ve karar hakkına sahip bireyler olarak görülmesinin, insan onuruna ve temel haklara dayalı bir yaklaşımın gereği olduğunu belirtti.
Yılmaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda, ruhsal hastalık deneyimi olan kişilerin yalnızca dinlenmesiyle yetinilmemesi, bilgi ve deneyimlerinin hizmetlerin geliştirilmesine yön vermesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, gerçek değişimin bu kişilerin seslerinin karar alma süreçlerinin bir parçası haline getirilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
Kaynak:Aydın DELİKTAŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.