Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz

Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti iktidarının sorun çözme kapasitesinin kalmadığını belirterek, "Bu iktidardan, Erdoğan'dan bir tek şey istiyoruz; Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz. Çare iktidar değişimidir" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Niğde'de 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' sloganıyla düzenlenen 87’nci mitinge katıldı. Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan mitingde konuşan Özgür Özel, deprem felaketinin 3’üncü yıl dönümünde geçen haftayı bölgede geçirdiğini belirtti. Özgür Özel, “Ben geçtiğimiz hafta Osmaniye'deydim, Kahramanmaraş'ta, Gaziantep'te, Adıyaman'da, Malatya'daydım. Konteyner kentlerdeydim, depremzedelerle el eleydim, gönül gönüleydim. Sayın Erdoğan da geçen haftayı 'eli kanlı katil' dediği Suudi Arabistan prensiyle birlikte, 'darbeci' dediği Sisi ile birlikte geçirdi. Nihayet dün Türkiye'ye geldi. Lütfedip Osmaniye'ye gitti. Bir büyük sahne kurdurdu. O sahnenin üstünden depremzedeye videolar izletip, sahneden inmeden, sokağa girmekten, konteyner kentlerdeki durumu görmeden, milleti dinlemeden kendini dinletti. Olur olmaz şeyler söyledi, gitti. Oysa biz ona deprem bölgesinden hep birlikte seslenmiştik. Dedik ki; 'Burada, depremin 3'üncü yılında, bir yılda yapacağım dediğiniz konutların bir yılda yüzde 2'sini yapmışken, ikinci yılda yüzde 30'unu yapmışken, 3'üncü yılda daha kendi rakamlarınızla yüzde 70'teyken, 270 bin kişi konteynerlerde kalıyorken artık bu işleri bir tarafa bırakalım.' Mademki Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni iki sefer aldınız, KDV'yi ikiye katladınız, ÖTV'yi aldınız, yurt dışı çıkış harçlarını artırdınız; deprem için 71 milyar dolar topladınız. O zaman madem bu para toplandı, bu depremzedeye anahtar vermeden önce niye boş senet imzalatıyorsunuz? Niye 18 yıl bu insanlar para versin? Niye rezerv alanla bu insanların hakkını yiyorsunuz, üzüyorsunuz? Ve dedim ki; 'Gelin bu boş senet utancını bitirin, faiz ayıbını ortadan kaldırın, mücbir sebebi yeniden uzatın, rezerv alan sıkıntılarını çözün, konteyner çilesini bitirin, kiracılara da destek olun, ev verin, başlarını sokacak bir yer verin.' Bunları söylersen teşekkür edeceğim dedim. Dün Osmaniye'de çıktı, hiç bunlardan bahsetmedi. Buradan deprem bölgesine sesleniyoruz; o evler, o yapılan evler, eksiklikleri var, tadilat ister, güçlüğü var, bu milletin ödediği vergilerle, bu milletin kampanyasıyla, bu milletin parasıyla yapıldı. Fazlasıyla da o paralar toplandı. Biz deprem bölgesine ne yaptıysak helali hoş olsun. Erdoğan'a çağrımdır. Boş senetleri yırtıp atalım, depremzedeye senet imzalatmayalım. Helali hoş olsun" dedi.

‘BU İKTİDARIN SORUN ÇÖZME KAPASİTESİ KALMAMIŞTIR’

Erken seçim istediklerini belirten Özgür Özel, "Bir yandan öyle şeyler duyuyorum ki; 1996'da Niğde Havaalanı'nın temelini atmışlar. O havaalanına o gün bir bekçi alıp koymuşlar. Sene olmuş 2026, havaalanı yok, bekçi de geçen sene EYT'den emekli olmuş. Ya böyle kara mizah olur mu? Bir bekçi, 30 yıl yapılmayan bir havaalanını bekleyip de emekli olur mu? Bizimkiler, siz bir ara o havaalanında temsili bir karşılama yaptınız ama halen daha bunu görüp de Niğde'nin hak ettiği işi yapmadılar. Bir diğer taraftan; Bor Fizik Tedavi Merkezi depremde hasar gördü, yıkıldı. Seçim öncesi 'temel' diye yalandan bir çukur kazdılar. Açılış Şubat 2025'ti hala daha ortada yok. Müteahhit kaçmış, hiçbir ilerleme yok. Köylerde su sorunu var. 70'te yapılan Akkaya Barajı hala kapalı sisteme geçirilmedi. Su israfı had safhada, bu yüzden bir an önce planlanması lazım. 5 tekstil fabrikası kepenk kapatmış, emekçiler, kadın emekçiler işsiz kalmış. Bu sorunların tamamıyla Niğde boğuşmak zorunda. Bunun için şunu söylüyoruz. Emekli için, emekçi için ya da bu meydanda Niğde için bu iktidardan bir şey istemekten vazgeçtik. Çünkü hiçbirini yapmıyorlar. Emekliye 1000 lirayı reva görüyorlar, Niğde'yi 30 senedir bekletiyorlar ve hiçbir sorunu çözmüyorlar. Onun için ne havaalanı, ne müze, ne başka bir şey, ne patates fiyat, ne emekliye zam. Bu iktidardan, Erdoğan'dan bir tek şey istiyoruz: Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz. Zira bu iktidarın sorun çözme kapasitesi kalmamıştır. Erdoğan'ın enerjisi, inancı, mücadelesi tükenmiştir. Bu ülkenin yeni bir enerjiye, yeni bir yola çıkışa, 100 yıl önce olduğu gibi milleti seven, kuşatan, halktan yana, haktan yana, eşitlikten yana, milletten yana, yoksuldan yana, emekliden ve emekçiden yana bir halkın iktidarına ihtiyacı var. Çare iktidar değişimidir" diye konuştu.

CHP İKTİDARINDA KDV YOK, ÖTV YOK, MAZOT 35 LİRA

CHP Genel Başkanı Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Niğde hiç şüphe yok çok önemli bir tarım şehri. Zaten siyasetçilerinin de tarıma olan ilgisi, tarımın kalbinin Niğde'de atması, Niğde'nin siyasetinde çiftçinin sorunlarının çok büyük bir etkisi olmasından. Bakın, rakamları canlı yayında söylüyorum, duysun Türkiye de ne durumdayız ve nasıl çözeceğiz görsün. Niğde'de tarlada patatesin kilosu 4,5 lira ama İstanbul'da 25 lira. Siz ucuza satıyorsunuz, kazanamıyorsunuz ama millet de 5 katına yiyor. 500 bin ton patates depoda bekliyor, bir ay içinde satılmazsa çürüyecek. Soğanda durum daha da kötü, tarlada 2 lira, pazarda 15 lira ve sırf tarla temizlensin diye soğanı bedava vermeyi göze alan üreticiler var. Ve elma rekoltesi don felaketiyle yüzde 95 düştü. Niğde pazarına İtalya'da, Polonya'da üretilen, Niğde'nin pazar hakimiyetine karşı İtalya'nın, Polonya'nın elmaları bu pazara girdi. Niğde'nin geleceğini de tehdit eder hale geldi. Kiraz, Darboğaz kirazı. Bakmayın adı Napolyon ama Darboğaz'ın kirazı. Bununla, bu markayla dünya pazarındaydık. Sürekli felaketler yaşandı, devlet sahip çıkmadı. Bir sene dalda kaldı devlet sahip çıkmadı, öbür sene don vurdu yandı, dondan yandı yine gerekli destek verilmedi. Borç tırmandı, katlandı. Eğer bu borçlar ertelenmezse, bu borç sorununa bir çare olmazsa artık kiraz üreticileri ağaçlarını sökmeye başlayacaklarını söylüyorlar. Türkiye'de ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 liraya gerilemiş durumda. Buradan ilan ediyoruz ki, bu sandık geldiğinde, bu iktidar değiştiğinde, Cumhuriyet Halk Partili bir tarım bakanı olduğunda, çiftçinin dostu bir iktidar kurulduğunda, öncelikle tarımdaki bütün borçların ama Tarım Kredi Kooperatifi'ne, ama devlet bankasına, ama özel bankaya, çiftçilerin borçlarının tamamının faizini bir seferliğine sileceğiz. Ana parayı 5 yıla böleceğiz. Ayrıca, ayrıca sadece faiz silmek değil, çiftçinin kullandığı mazot. Bugün gemilerden adam armatör, 30 tane gemisi var; mazotu ÖTV'siz alıyor, KDV'siz alıyor. Armatörün koca gemilerine bedava, burada benle yaşıt traktör var. Traktöre koymaya gelince ÖTV öde, KDV öde, mazot 60 lira. CHP iktidarında KDV yok, ÖTV yok, bundan sonra mazot 35 lira. Çiftçiye mutlaka destekleme çok önemli. Planlı üretim önemli, fiyat garantili, alım garantili üretim önemli. Devletin kurumlarının planlama yapması, doğru ürüne yönlendirmesi, alım garantisi vermesi önemli. Bunların tamamı sosyal demokrat anlayışla hayata geçirilecek ve sorunları kökünden çözecek uygulamalar. Bunun için kaynak var mı? Var. Örneğin bütçede kanuna göre gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i bu işlere verilmesi lazım. O para 772 milyar lira ama bu sene bütçeye 168 milyar koydular, yani binde 2. Buradan söylüyorum. Niğde'den ilk kez Erdoğan'a hatırlatıyorum. 2005 yılı. Gazetelerde manşet. Demişsin ki, '3 yıl öncesine göre daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin.' O günden bugüne 200 ekmek kaybetmişiz. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. 'Daha az alırsam bana beddua edin' demişsin. O kötü söz. Beddua bize yakışmaz, beddua Niğde'ye yakışmaz, beddua emeklinin ağzına yakışmaz. Ama dua ediyoruz, dua. 'Allah'ım sen bu emekliyi bu Erdoğan'ın yoksullaştırmasından, Erdoğan'ın iktidarından, AK Parti'nin kara düzeninden kurtar. Allah'ım sen bu asgari ücretliyi açlık sınırına mahkum eden AK Parti'nin kara düzeninden kurtar'. 'Allah'ım bunların olması için bu ülkeyi sağ salim bir erken seçim sandığına kavuştur ya Rabb’im."

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 1,5 ASGARİ ÜCRET OLACAK

CHP iktidarında en düşük emekli maaşının asgari ücretin 1,5 katı olacağını da anlatan Özel şöyle konuştu:

"TÜİK'i biliyor musunuz? Neyin kısaltması bu TÜİK. 'Tayyip'i Üzmeyen İstatistik Kurumu'. Emekliyi üzüyor. Bu TÜİK ne yaptı biliyor musunuz? Aralık ayında iki şey yaptılar. Bunlar aralıkta zam yapabilecekleri birçok şeye zam yapmayıp ocağı beklediler. TÜİK de fiyat alırken aralıktaki fiyatı görmeyip kasıma yakın bir fiyat söyledi, enflasyon bir anda yüzde 1'lere geriledi. Ne oldu? Ocak ayı enflasyonu TÜİK'e göre bile yüzde 4,8. gerçekte yüzde 6,5-7 çıktı. Ne oldu? Emeklinin cebinden, memurun cebinden yüzde 5'lik farkı çaldılar. Şimdi bakın, aylık enflasyon yüzde 5'e yakın, yüzde 4,8. Türkiye'nin bir aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla. Aylık enflasyona numara çekerek emekliye ve memura yüzde 12 zam yaptılar; bu yüzde 12'nin yarısını ocak ayında geri aldılar. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında önce şunun sözünü veriyoruz. CHP iktidarında en düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret olacak. Bunda inanmayacak, şaşacak, şaşıracak, tartışacak bir şey yoktur. Niye? Çünkü o beğenmedikleri, dalga geçtikleri, 'Yaşlısın deyip görevi bırak, ölünce mi bırakacaksın?' dedikleri rahmetli Ecevit'in, Mesut Yılmaz ve Sayın Bahçeli ile kurduğu 1999-2002 arası iktidarda en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bunu hiç ellemeseler, bugün bu meydanda en düşük emekli maaşı alanlar 20 bin lira değil, 42 bin lira alıyor olacaklardı. Hemen şurada kuyumcu var. Gidin o kuyumcuya sorun. Tayyip Bey geldiği gün çeyrek altın kaç para, sizin maaş kaç para? En düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, şimdi sizin 20 bin liranız 1,5 çeyrek altın alıyor. Öyle böyle değil; emeklinin öfkesi boşuna değil. 8 çeyrek altından 1,5 çeyrek altına geriletmek öyle alım gücü kaybı falan değildir. Türkiye'deki 16 milyon emeklinin geleceğini çalmaktır, huzurunu çalmaktır, ekmeğini, aşını çalmaktır. Asgari ücrette çeyrek altından 2 çeyrek altına gerilediyse, bu Niğde'deki çalışan işçi kardeşime yapılmış büyük haksızlıktır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında emeklinin de emekçinin de çiftçinin de doğal olarak bu bütün esnafın da yüzü gülecek. Bir tek şeyi bileceğiz, bir tek şeyi. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Emekçi kurtulmadan çiftçi kurtulmaz. Çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz."

Kaynak:Demirören Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.