Yumaklı: Tarımsal üretim milli güvenliğin parçasıdır
Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, AK Parti MKYK Üyesi, Teşkilat Başkan Yardımcısı Haydar Ali Yıldız, Teşkilat Başkan Yardımcısı Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, AK Parti Balıkesir milletvekilleri Ali Taylan Öztaylan, İsmail Ok, Mustafa Canbey, AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen, AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, il koordinatörleri, il ve ilçe başkanları, partililer katıldı.
'MAALESEF ÇOK YOĞUN DEZENFORMASYON YAPILIYOR'
Toplantıda konuşan Bakan Yumaklı, Türkiye’de son 23 yılda neler yapıldığını, nereden nereye gelindiğini sıklıkla tekrar etmek durumunda olduklarını belirtip, "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür, hatırlatmak lazım. İkincisi de maalesef ülkenin geldiği bu aşamayı hem dünya arenasında sahip olduğumuz konumu gözlerden kaçırmak adına maalesef çok yoğun bir şekilde dezenformasyon yapılıyor. Dünyanın bütün problemlerini neredeyse kendisine mazlumlar açısından dert eden bir liderin peşinden giderken onun Türkiye'nin 81 ilinde kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her bir yatırımla ilgili dertlendiğini düşünürken, birileri trompet çalarak ya da incir çekirdeğini doldurmayacak şeyleri gündeme getirerek sizleri o tarafa doğru çekmek istiyor, bundan kaçınacağız" diye konuştu.

'2025’TE YİNE İLK 10 ÜLKE ARASINDA OLACAĞIZ'
"Balıkçılığından barajlarına, yangınından zararlılarına, hayvansal üretiminden bitkisel üretimine, bu ülkenin biyoçeşitliliğinden yani Anadolu parsından kartalına kadar her şey bakanlığımızın sorumluluk alanının içerisinde" diyen Bakan Yumaklı, "Birleşmiş Milletlere göre 195 ülke var. Bu ülkelerin hepsi az ya da çok tarımla uğraşıyor. 2022’de Türkiye 24,5 milyar dolarlık tarımsal hasılayla 12’nci sıradaydı, 2023’te 70 milyar dolarla 8’inci, 2024’te 74 milyar dolarla 7’nci sırada. Geçen sene bu ülke çok ağır bir zirai don ve kuraklık yaşadı. Ona rağmen 2025 rakamları açıklandığında göreceğiz ki yine ilk 10 ülke arasında olacağız inşallah" dedi.
'STRATEJİK ÜRÜNLERDE KENDİ KENDİMİZE YETİYORUZ'
Bakan Yumaklı, "Şeker pancarından buğdaya, nohudundan fındığına, patatesinden soğana, sütünden yumurtasına balına kadar birçok konuda, stratejik ürünlerde kendi kendimize yetiyoruz, hatta artıyoruz. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yeterli olamaz. Bazı konularda mutlaka onu tedarik etmek zorunda kalırsınız. Hedefimiz; yapabildiğimiz, imkanımız olan, potansiyelimiz olan bütün ürünlerde üretimi artırarak, verimli ve kaliteli üretimle birlikte kendimize yeterli hale gelmek" diye konuştu.

'AB TESCİLLİ ÜRÜNLERİNİZ YÜZ AKIMIZ'
"Avrupa Birliği (AB) tescilli ürünlerimiz yüz akımız" diyen Bakan Yumaklı, "Bu memleketin her bir köşesinde çok kıymetli tarımsal üretim gerçekleştiriliyor. Yabancılar ülkemize geldiği zaman, mutfağımıza, ürünlerimize hayran kalıyor. Tam 46 ürünümüz var Avrupa Birliği'nden coğrafi işaret tescilli. Sayısını daha da arttıracağız. Sadece üretip biz bu lezzetleri kendimiz değil dünyanın dört bir tarafına da ihraç ederek bu ürünlerin tadına varanların takdirlerini de kazanacağız" dedi.
'ATA TOHUMLARI İLE İLGİLİ DEZENFORMASYON YÜRÜTÜLÜYOR'
Bakan İbrahim Yumaklı, "Dezenformasyona dikkatinizi çekmek istiyorum. Çünkü kabul edilebilir olmayan bir siyaset yürütülüyor. Bir ülke düşünün; ata tohumlarına, kendi öz tohumlarına karşı olsun. Bunların satılmasının yasaklandığına dair bir dezenformasyon yürütülüyor. 2026 yılında 1 milyon paket tam 24 çeşitte ata tohumunu Tarım Kredi marketlerinde, vatandaşlarımıza bizzat bilgi sunmak istedik. Gelecek yıl bunu 1,5 milyon pakete çıkartacağız. Kafasına göre 'Bu ata tohumudur' diyenlerin değil, bakanlığımızın uzmanlarının teyidini yapmış olduğu ürünler. Son dönemlerde özellikle bunların üzerinden de bir haksız kazanç elde etme iradesi görüyoruz. Mutlaka bizlerin tescilli ürünleriyle kıyaslamak gerekir. Tohumla ilgili dezenformasyona gelirsek, tohumu İsrail’den almıyoruz. Niye bu dezenformasyon? Çünkü hassasiyetlerimizi siyasetlerine alet edenlere bu sözümüz; bu ülkenin topraklarından üretilen tohumlar, dünyanın 117 ülkesine ihraç ediliyor. Eğer bunları kamyonlara koymuş olsaydık, 65 bin TIR yapacaktı. 1,3 milyon ton üretmiş olduğumuz tohum var. Dünyanın tohumculukta da ilk 10 ülkesi arasındayız. Bu konunun polemiklere konu edilmesi başka bir amaç taşıyor" diye konuştu.
İKİ PROJEDE DE KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK
Bakan Yumaklı, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün Iğdır'daki Kazım Karabekir Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen anaç hayvanları verimli kaliteli sürüler oluşturmak adına Türkiye'nin dört bir tarafına Cumhurbaşkanımızın 'Kırsalda bereket hayvancılığa destek’ adıyla açıklamış olduğu projeyle dağıtıyoruz. Şu anda orada 30 bine yakın anaç hayvan var, bunun gibi Türkiye'de onlarca çiftliğimiz var. İnsanın bir yerde zoruna gidiyor. Biz niye illa ki başkalarının yaptığı iyi şeylere öykünüyoruz, aynısını hatta daha iyisini yapacak bir potansiyele sahip bu ülkenin güzel insanları. Kırsalda bereket hayvancılığı destek projesinin aynı zamanda küçükbaş için olanını da açıkladık. Bu her iki projede de kriterler belirledik. Bu ülkenin eğitim almış genç insanlarına, kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yaparak projede 5 ila 30 arası gebe düve verdikten birkaç ay sonra zaten ikiye katlıyor. 1 yıl sigortasını yaparak, her ayda bir asgari ücret kendilerine vermek suretiyle yıllık 270 bin liralık bir katkıyla beraber bu hayvanları kendilerine veriyoruz. Küçükbaşta da bir yıllık sigortalarını yapıyoruz. Bütün aşılarını, hastalıklarla ilgili konularını hallediyoruz. Onlara da yine besleme desteği gerçekleştiriyoruz. Kırsal kalkınma yatırım programını yakın zamanda açıkladık. 10 milyar liralık bir bütçe ayırdık. Bu yıl hem hibe desteği oranını hem de hibe desteği alacak projelerin limitlerini arttırdık. Bu kapsamda 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar projelere yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği vereceğiz. Bu rakamın yüzde 20’si kadın ve gençlere ait. Başvuruların 12 Haziran'da sona ereceğini ve projelere başvuracak olanların bir an önce başvurularını gerçekleştirmelerini ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu.
'TARIMSAL ÜRETİM MİLLİ GÜVENLİK UNSURUNUN PARÇASI'
Bakan Yumaklı, "Türkiye’de bütün dünyada olduğu gibi tarımsal üretim milli güvenlik unsurunun bir parçası. Bunu gerçekleştirmek ve geliştirmek için destek ve teşviklerimizi çiftçilerimizle birlikte uygulamamız gerekiyor. Hükümet olarak doğrudan ya da dolaylı olarak 2026 yılında çiftçilerimize 938 milyar liralık destek vereceğiz, günde 2,6 milyar lira, saatte 107 milyon lira, dakikada 1,7 milyon lira yapar" diye konuştu.
'ÜRETİM YAPAN HERKESİN ELİ ÖPÜLESİDİR'
Tarımsal üretim yapanların son dönemde yaşları üzerinden yaylım ateşine tutulduğunu aktaran Bakan Yumaklı, "Üretim yapan herkesin eli öpülesidir. Kırsal kesimde üretim yapanların yaşlarıyla ilgili sorun sadece bizim değil, dünyanın da sorunudur. Hangi ülkede olursa olsun bütün hükümetler buna bir çözüm bulmaya çalışırlar. Bizde de hep aynı şey söyleniyor; gençlerimiz buna ilgi göstermiyor, ne yapacağız. Hiç çözüm yok. Çözüm, tarım ve orman gençlik konseyimiz var. Türkiye’nin dört bir yanından 42 kardeşimiz var. Herhangi üretici değil, belli bir seviyenin üzerinde üretim yapan genç kardeşlerimin her biri kendi ekosistemlerinin bulunduğu illerde koşturuyorlar. Örneklik teşkil ediyorlar. Türkiye’nin dört bir tarafında, Edirne’den Rize’ye, Erzurum’dan Hatay’a Mersine kadar her yerden kardeşimiz var" dedi.
'ORMAN YANGINI SEZONU DİYE BİR ŞEY YOK'
Yumaklı, orman yangınlarına ilişkin de "'Orman yangını sezonu' sözünü sevmiyorum. Çünkü bu olayı kanıksatıyor, normalmiş gibi algılanıyor. Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur. Sadece daha çok dikkat etmemiz gereken bir dönem vardır. Valilerimizle risk oranı yüksek illerde neler yapılabileceğiyle ilgili toplantı yaptık. Bir dizi çalışma yapıyoruz" dedi. 'Orman Benim' kampanyasının 3’üncü yılı olduğunu aktaran Bakan Yumaklı, "7’den 77’ye bütün kardeşlerimi 18 Mayıs'ta gerçekleştireceğimiz bu etkinliğe davet ediyorum. Burada bir mesaj veriyoruz. Bu ülkenin yeşil vatanı bizimdir, sonuna kadar hep birlikte sahip çıkacağız. Önemli olan bu bilinci hep birlikte oluşturmak, bu hassasiyeti çok daha yükseltmek" diye konuştu.
'DÜNYANIN EN İYİ ÜLKELERİNDEN BİRİYİZ'
Bakan Yumaklı "Türkiye, orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri. 28 uçağımız, 119 helikopterimizle 14 insansız hava aracımızla, Orman Genel Müdürlüğü’nün koordinesinde bütün ilgili kurumların herhangi bir olağanüstü zamanının oluşması halinde, hep birlikte hareket ederek orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Bütün bu konuda mustarip ülkeleri takip etmişsinizdir. Günlerce, haftalarca, hatta aylarca süren orman yangınları oluyor. Sadece hava araçlarımız değil, aynı zamanda kara araçlarında en güçlü filolardan biri. Yaklaşık 6 bin kara aracıyla, 28 bin orman yangınlarıyla mücadele eden savaşçı kardeşimizle, 138 bin temel eğitimi almış gönüllü kardeşimle beraber biz bu mücadeleye hazırız. Ancak hep söylüyorum. Bu milletin vergileriyle orman yangınlarını söndürmeye gidiyoruz. Bir dikkat, hassasiyet, bu milletin kaynaklarının boşa gitmesini engelleyecek bir sonuç doğurur" dedi.
'HODRİ MEYDAN, GÖSTERİN'
"Orman yangınlarından sonra insanların kafasını bulandırmak için 'Otel yapılacak' söylemi geliştirildiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Biz de hep şöyle bir meydan okumayla cevap veririz; hodri meydan, gösterin. Bugüne kadar gösterebilen olmadı, çünkü yok. Olması da mümkün değil. Her yıl ortalama 500 milyon fidanı ve tohumu toprakla buluşturuyoruz. Bu sene Cumhurbaşkanımız, 11 Kasım'da 500 milyonu 100 milyon daha arttırdı, 600 milyona çıkardı. 11 Kasım 2025’te rekor kırıldı, 1 günde 14 milyondan fazla tohum ve fidan toprakla buluşmuş oldu" diye konuştu.
'CİDDİ DENETİMLER YAPIYORUZ'
Bakan Yumaklı, "Tükettiğimiz gıdaların sofralarımıza geldiğinde hem hijyen hem içerik hem sizlere ne vaat ediliyorsa onu satın aldığınızın sağlanması açısından çok ciddi denetimler yapıyoruz. Türkiye'de ortalama 1,3 milyon denetim yapıyoruz. Güvenilir gıda platformu oluşturduk, bu bir uygulama, hepiniz cep telefonlarınıza indirebilirsiniz. Kullanması çok kolay, karşılaştığımız herhangi bir uygunsuzluğun fotoğrafını çekin zaten gönderin, gereğini biz yaparız. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı yerler varsa fotoğrafını çekin, gönderin" dedi.
'TÜKETİM VE SON KULLANIM TARİHİ' FARKI
Tavsiye edilen tüketim tarihiyle son kullanım tarihini birbirine karıştırarak bir kafa karışıklığı oluşturmaya çalışıldığını söyleyen Bakan Yumaklı, "Bir ürünün üzerinde son kullanım tarihi varsa, bu ürünler o tarihten sonra kullanılamayacak ürünlerdir; et ve süt ürünleri gibi. Bazı ürünler vardır ki tavsiye edilen tüketim tarihi koyarsınız. Ama dersiniz ki o tarih geldiğinde eğer siz bunu aldığınızda sizin için kullanılabilir değilse almayın. Bunun satıldığı yerlerde bunların ayrı raflarda olması gerekir ki tüketici geldiği zaman ayrımı fark edebilsin. Amacımız; gıda israfını engellemek. Bütün dünyanın yapmış olduğu uygulamayı biz de yapıyoruz. Bunun farklı bir şekilde yansıtmak istediler" diye konuştu.
Kaynak:Demirören Haber Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.