Zeki Özdemir’in listesinden seçilen üç isimden dikkat çeken seçim mesajları

Zeki Özdemir’in listesinden seçilen üç isimden dikkat çeken seçim mesajları
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası’nın ağustos ayı meclis toplantısında kürsüye çıkan 4 üyenin açıklamaları dikkat çekti. Zeki Özdemir’in listesinden seçilen Necati Şahin, Muttalip Mesut Esen ve Ahmet Turan Kuzucu, mevcut döneme ilişkin eleştirilerde bulundu.

Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanvekili Semih Selman Bozkurt başkanlığında gerçekleştirildi.

Toplantının dilek ve temenniler bölümünde söz alan 4 meclis üyesinin açıklamaları toplantıya damga vurdu.

Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda söz alan 4 meclis üyesinin konuşmaları dikkat çekti. Mevcut Başkan Zeki Özdemir’in listesinden meclise seçilen TSO’nun tecrübeli isimlerinden Necati Şahin yeniden aday olmayacağını açıklarken, Muttalip Mesut Esen ve Ahmet Turan Kuzucu yeni dönemde bağımsız aday olacaklarını duyurdu. Kürsüden yapılan değerlendirmelerde ise Zeki Özdemir ve yönetimine yönelik 4 yılda hiçbir çalışma yapılmadı ifadeleri kullanıldı.

Kürsüde dile getirilen değerlendirmelerde ise STSO’nun temsil anlayışından üyelerin sorunlarına, yatırımcı çekmekten meclisin çalışma biçimine kadar bir çok konuda yetersiz kaldığı yönünde çeşitli başlıklarda eleştiriler gündeme geldi.

773939496-2020846858797163-6943059218656146382-n-1.jpg

“Sivas’ın önünü açan güçlü bir ticaret odasına ihtiyacı var”

2014-2018 yılları arasında STSO Meclis Başkanlığı görevinde bulunan ve mevcut Başkan Zeki Özdemir’in listesinden meclise seçilen Necati Şahin, yeni dönemde meclis üyesi ya da başkanlık konusunda aday olmayacağını açıkladı.

Şahin, Sivas TSO’nun yalnızca protokol toplantılarında temsil edilen bir kurum olmaması gerektiğini belirterek, oda yönetiminin kentin ekonomik geleceğine yön vermesi gerektiğini söyledi.

Şahin, “Bu kurumda uzun yıllar görev yapan bir meclis üyesi olarak, 2014-2018 yılları arasında bu meclisin başkanlığını yapmış, Ticaret ve Sanayi Odasının daha güçlü olmasını isteyen bir meclis üyesi olarak bazı düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Önümüzde bildiğiniz gibi bir seçim var. Adaylar yarışacak, gruplar oluşacak, oylar istenecek ve sonuçta bir yönetim kurulu oluşacak ve onunla bir yönetim kurulu başkanı olacak. Fakat asıl mesele kimin seçileceği, kimlerin o makama geleceği değil, seçilen kişilerin ertesi gün yapacağı işlerdir. Önemli olan ertesi gün sabah yapılacak işlerdir. Çünkü Sivas’ın artık yalnızca protokolde temsil edilen bir Ticaret ve Sanayi Odasına ihtiyacı yok. Sivas’ın önünü açan, yeni yatırım alanları oluşturmaya çalışan, Ankara’da kapı aşındıran, yatırımcıyı Sivas’a getiren, üyelerinin sorunlarını takip eden ve şehrin ekonomik geleceğine yön veren güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odasına ihtiyacı var. Bu konuda değerlendirmeleri yaparken maalesef son dönemlerde yönetimlerin bunu yeterince yapmadığını düşünüyorum. Başkanlık makamı yalnızca davetlere katılmak, protokolde bulunmak, toplantılarda odayı temsil etmek değil. Asıl görev üyelerinin derdini dert edinmektir. Sanayicinin önünde engel nedir? Tüccar ve sanayici neden zorlanıyor? Yeni yatırımcı neden Sivas’a gelmiyor? Mevcut işletmeler neden büyüyemiyor veya iflas ediyor? Finansmana erişimde yaşanan sorunlar nasıl çözülebilir? Yeni sanayi ve ticaret alanları nasıl verimli bir yapıyla oluşturulabilir? Sivas’ın ihracatını nasıl artırabiliriz? Gençlerimizi burada tutacak istihdamı nasıl oluşturabiliriz? Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminin asıl gündemi bunlar olmalıdır. Üyeye dokunan ve ekonominin geleceğine ilişkin somut sonuçlar üreten çalışmalar konusunda çok aktif olması gerektiğine inanıyorum. Sivas Ticaret ve Sanayi Odasının önümüzdeki dönemde ihtiyacı olan tek şey yalnızca yeni bir başkan değil, yeni bir yönetim anlayışıdır. Başkanlar seçildikten sonra da bu meclis her yıl dönüp verilen sözleri değerlendirsin, hesabını sorsun. Ne söz vermiştiniz, ne yaptınız? Çünkü Ticaret ve Sanayi Odası hiç kimsenin şahsi makamı değildir. Bu kurum üyelerindir. Başkan geçicidir, yönetim kurulları geçicidir.” dedi.

necati-sahin.jpg

“Bu meclis sessiz kalma yeri değil”

Yine Zeki Özdemir’in listesinden meclise seçilen ve yeni dönemde bağımsız aday olacağını açıklayan Muttalip Mesut Esen de Sivas TSO’nun gücünün makamından veya bütçesinden değil, üyelerinin güveninden geldiğini söyledi.

Esen, “Şuna yürekten inanıyorum ki bir Ticaret Odasının en büyük gücü binası değildir, bütçesi değildir, makamlar değildir. En büyük gücü üyelerinin güvenidir. Eğer üyelerimiz kendini dinlenmiş hissediyorsa oda güçlüdür. Eğer üyelerimiz ‘Benim odam arkamda.’ diyebiliyorsa oda görevini yapıyor demektir. Görevimiz üyelerimizin sesi olmak, onların taleplerini cesaret ederek dile getirmek, çözüm üretmek ve katkı sunmaktır. Çünkü bu meclis oy makamı değil, istişare makamı olmalıdır. Bu meclis sessiz kalma yeri değil, ortak aklın oluştuğu yerdir. Daha katılımcı, daha şeffaf, daha ulaşılabilir, üyelerini daha çok dinleyen, sorunları konuşmakla yetinmeyip çözüm üreten bir Ticaret Odasını hepimiz hayal ediyoruz. Çünkü ben inanıyorum ki Ticaret Odasının gerçek sahibi yönetimler değil, üyeleridir. Yönetimler değişir, görevler değişir. Ama üyelerimizin alın teri, emeği ve bu şehrin ticareti kalıcıdır.” diye konuştu.

“Dört yıldır burada hiçbir sektörümüzün sıkıntısını dile getirmedik”

Esen, meclisin çalışma biçimine ilişkin de eleştirilerde bulunarak, meclis üyelerinin yalnızca toplantılara katılıp gündem maddelerini oylamakla yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Esen, “Biz dört yıl boyunca bu meclise geldik, toplantılarımıza katıldık. Meclis üyesi arkadaşların görevi seçim zamanı gidip komiteleri kazanıp burada meclis başkanını seçtikten sonra oturup el kaldırmak olmamalı. Yani bu doğru değil, yanlış yapılıyor. Ben dört yıldır buradayım. Ben de dahil olmak şartıyla burada hiçbir sektörümüzün sıkıntısını dile getirmedik. Üyelerimizin böyle böyle sıkıntıları var, bunu burada dile getirip paylaştığımı hiç hatırlamıyorum. Bu kürsü, Ticaret ve Sanayi Odasına mensup 8-9 bin vatandaşımızın temsil makamıdır. Akaryakıtta sıkıntı varsa söylememiz lazım, gıdada varsa söylememiz lazım. Bir tane esnafımızın bir derdi varsa toplanıp ‘Bu esnafımızın sıkıntıya düştüğü bir derdi var.’ deyip bunlara derman ve çözüm üretmemiz lazım. Maalesef ben bunu hiç göremedim. Dört yılı burada gelip bütçenin onaylanması gibi işlerle ilgileniyoruz. Bizim esas işimiz bu değil. Bunlar yanlış şeyler. Ben bunu doğru bulmadım. Her gün buraya geleceğiz. Geçmiş gündem maddesinin onaylanması, bütçenin onaylanması... Dört yıldır aynı. Çıkıp bir şey söyleyelim biz. Sigortacının bu derdi var, akaryakıtçının bu derdi var, çimentocunun bu derdi var, gıdacının bu derdi var diyelim. Sıkıntısı olmayan bir tane sektör yok. Biz bunu yapamadık arkadaşlar. Ben bunu göremedim. Bizi buraya getiren insanların, ben de dahil olmak üzere, onların sıkıntılarını burada dile getirmedik. Kim komitesinden buraya seçiliyorsa Allah’ını severseniz arkadaşlar, size oy veren insanların sıkıntılarını buraya getirin. Çözüme odaklanalım. Yani burada oturup gitmeyelim. Odanın görevi bu değil. Geliyoruz, imzalıyoruz, gidiyoruz.” ifadelerini kullandı.

mesut-esen.jpg

“Üyelerimizin yeteri kadar sesi olamadık”

Zeki Özdemir’in listesinden seçilen bir diğer meclis üyesi Ahmet Turan Kuzucu da yeni dönemde bağımsız aday olacağını açıkladı.

Kuzucu, mevcut dönemde üyelerin sorunlarının yeterince gündeme taşınamadığını belirterek, özellikle tarımla uğraşan üyelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Kuzucu, “Bizler dört yıl boyunca bu mecliste görev yaptık ancak üyelerimizin yeteri kadar sesi olamadık. Üyelerimizin derdiyle dertlenmedik. Çok farklı iş kollarında pek çok üyemizin yaşadığı sıkıntılar var. Bunlara çözüm üretmemiz, üyelerimizi dinlememiz gerekli. Kendi yaptığım görüşmeler neticesinde tarımla uğraşan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılar var. 16 lira açıklandı buğdayın fiyatı ama bugün pazar fiyatı 12 lira civarında. Bu sadece kendi alanımla ilgili verdiğim bir örnek. Bu ve buna benzer birçok sorun var. Bizim işimiz üyelerimizin sesi olmak, onların sıkıntılarına çözüm üretmek. Maalesef bu dönemde bunu çok fazla yapamadık, başaramadık. Bu nedenle yeni dönemde bağımsız olarak seçimlere gireceğim.” dedi.

ahmet-turab-kuzucu.jpg

Meclis Üyesi Erdem Er ise, haziran ayından bu yana devam eden sürecin eğitim sektörünün yanı sıra kentteki diğer paydaşları da olumsuz etkilediğini belirterek, Sivas TSO'nun konuya ilişkin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Ticaret ve Sanayi Odasının sorumluluk alması gereken noktalardan biri”

Er, Sivas TSO'dan beklentisini dile getirerek, Cumhuriyet Üniversitesi vakıf okullarının mevcut durumunun sektörde faaliyet gösteren diğer aktörler açısından haksız rekabet oluşturabileceğini söyledi.

Er, “Haziran ayından bu yana Cumhuriyet Üniversitesi vakıf okullarında yaşanan bir sıkıntı söz konusu. Bu durum, eğitimin tüm paydaşlarını, sektörde olsun olmasın tüm paydaşlarını olumsuz şekilde etkiliyor. Uzun süredir bu durum devam ediyor. Ben burada aslında Ticaret ve Sanayi Odasından bir beklentimi dile getirmek istiyorum. Ticaret ve Sanayi Odası bu konunun neresinde olabilirdi? Bana göre iki aşamasında yer alabilirdi. Medyadan takip etmişsinizdir mutlaka. Medyadan, rektörlük makamının resmi açıklamasına göre ilgili şirketle Cumhuriyet Üniversitesi vakıf okulları arasındaki ilişkinin yalnızca kiralayan-kiracı ilişkisi olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla rektörlük ve vakıf makamı şu an bununla ilgili bir sorumluluk almıyor. Enteresan bir şekilde sorumluluk almıyor ancak vakıf okulları isminin kullanılmasına müsaade ediyor uzunca bir süredir. Dolayısıyla bu, Ticaret ve Sanayi Odasının ilgilenmesi gereken taraflardan birisi. Sektörde yer alan diğer aktörleri haksız rekabet noktasında olumsuz etkiliyor. Ticaret ve Sanayi Odasının sorumluluk alması gereken noktalardan birisinin bu olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

erdem-er.jpg

“Şehre ağabeylik yapmasını beklerim”

Yaşanan sürecin yalnızca mevcut kurumla sınırlı olmadığını belirten Er, geçmişte farklı sektörlerde de benzer sorunların yaşandığını ifade etti. Er, “Bir ikincisi, bugün bu kurum, yarın farklı bir kurum. Geçmişte bir özel hastane, sene başında, tam bir sene önce farklı bir özel okulda da benzer sorunlar yaşandı. Ticaret ve Sanayi Odasının bugün ne yapmasını beklersiniz derseniz, ben şunu söyleyebilirim: Şehre ağabeylik yapmasını beklerim. Burada problemli bir alan, problemli bir kurum olduğu zaman ilgililer ve bu ilgililerden kastım sektör temsilcileri olabilir, bir araya gelip buradaki sorunlara dair fikir alışverişinde bulunup, hatta yetkili mercilere bu fikirlerin götürülmesidir.” dedi.

Kaynak:Nurten Arslan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.