Orhun Özfidancı

Orhun Özfidancı

Dijital Kapının Anahtarı Kimde?

Bir belediyede makam değiştiğinde odalar teslim edilir, araçlar sayılır, dosyalar devredilir. Yeni yönetim bütçeyi inceler, eski yönetimin kararlarını tartışır. Peki kurumun bilgisayar sistemlerinin anahtarları da aynı dikkatle teslim alınıyor mu?

Siyasetin dijitalleşme söylemiyle övündüğü bir dönemde bu soruyu sormak gerekiyor.

Artık vatandaşın belediyeyle ilişkisi yalnızca hizmet binasında kurulmuyor. Başvurular, ödemeler, sosyal yardım işlemleri ve kişisel bilgiler bilgisayar sistemlerinde tutuluyor. Dolayısıyla bu sistemlere kimin erişebildiği, doğrudan kamu yönetiminin meselesidir.

Diyelim ki bir belediye dışarıdan yazılım hizmeti alıyor. Firma çalışanlarına işlerini yapabilmeleri için erişim veriliyor. Sözleşme sona erdiğinde o erişimin kaldırıldığını kim kontrol ediyor? Görevi değişen personelin eski yetkilerini kim gözden geçiriyor? Kurumdan ayrılan birinin hesabının kapatılmasından kim sorumlu?

Bu soruların cevabı “Bilgi işlem bakıyordur” olamaz. Kamu kurumunu yönetenlerin, o kontrolün yapıldığını bilmesi gerekir.

Benim itirazım tam burada başlıyor: Dijital hizmetin açılışında yöneticiler fotoğrafın ortasında duruyor, güvenliğinin hesabı sorulduğunda konu teknik personele bırakılıyor. Oysa hizmetin başarısını sahiplenen, sorumluluğunu da sahiplenmelidir.

Bir yönetici her yazılımın nasıl çalıştığını bilmeyebilir. Ama kurumunda kimlerin hangi verilere ulaşabildiğini denetletebilir. Bunun için görev dağılımı yapabilir, düzenli kontrol isteyebilir, tedarikçi sözleşmelerine açık yükümlülükler koyabilir. Bunlar siyasi iradenin alabileceği yönetim kararlarıdır.

Üstelik mesele yalnızca kurumun zarar görmesi değildir. Sosyal yardım için başvuran bir vatandaşın bilgisi, belediyenin elindeki sıradan bir kayıt sayılamaz. O kaydın arkasında bir insanın geçim sıkıntısı, ailesi ve özel hayatı vardır. Vatandaş kamuya bilgi verirken bunun korunacağına güvenmek ister.

Yerel siyasette sık sık “Belediyenin kasasını koruyacağız” sözü duyuyoruz. Haklı bir vaat. Fakat kamuya emanet edilen veriler de korunmayı hak ediyor. Bunun karşılığı, yalnızca yeni bir güvenlik ürünü satın almak değil; yetkiyi sınırlamak, hesabını tutmak ve düzenli biçimde denetlemektir.

Muhalefetin de sorumluluğu var. Belediye meclisinde yalnızca hangi yazılıma ne kadar para ödendiği sorulmamalı. O sistemin kim tarafından, hangi kurallarla yönetildiği de sorgulanmalı. Denetim, bir sorun yaşandıktan sonra açıklama istemeye sıkışmamalı.

Dijitalleşme, vatandaşa bir uygulama indirmekten daha büyük bir kamu yönetimi iddiasıdır. İşlemleri kolaylaştırırken sorumluluğu da görünür kılmalıdır.

Belediyenin kapısına yeni bir tabela asmak kolay. Asıl mesele, vatandaşın emanetini tuttuğumuz dijital kapının anahtarının kimde olduğunu bilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Orhun Özfidancı Arşivi