Okul çantasında ağırlık uyarısı

Okul çantasında ağırlık uyarısı
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla öğrencilerin her gün taşıdığı okul çantalarının ağırlığı ve kullanım şekli yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yüzde 10’unu aşmaması gerektiğine dikkat çekti.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Melek Didem Aslan; okul çantalarının kullanımı konusunda ebeveynlere önerilerde bulundu.
Her gün taşınan çantanın kas-iskelet sisteminde önemli bir yük oluşturabileceğini söyleyen Dr. Aslan; "Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla çocuklar yoğun bir döneme daha girecek. Her gün taşınan okul çantaları ise çocukların kas-iskelet sistemi üzerinde önemli bir yük oluşturabilmektedir. Okul çağındaki çocuklarda doğru çanta kullanımı, uygun oturma düzeni ve hareket alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılması önemlidir. Çünkü çocukluk döneminde edinilen ergonomik alışkanlıklar, yalnızca bugünün değil, ilerleyen yaşlardaki kas-iskelet sağlığının da temelini oluşturmaktadır. Özellikle çocuklarda yanlış çanta kullanımı; boyun, omuz ve sırt bölgesinde ağrıya, kas yorgunluğuna ve zaman içinde duruş alışkanlıklarının bozulmasına zemin hazırlayabilir. Genel olarak okul çantasının, çocuğun vücut ağırlığının %10’unu geçmemesi önerilir. Örneğin 30 kilogram ağırlığındaki bir çocuğun çantası mümkün olduğunca 3 kilogramı geçmemelidir. Çantanın ağırlığını azaltmak için yalnızca o gün gerekli kitap ve defterler konulmalı, gereksiz oyuncak ve eşyalar çantadan çıkarılmalıdır. Mümkünse okulda dolap veya sınıf içi saklama alanlarından yararlanılmalıdır" dedi.

Taşıma şekli de önemli
Aslan, çantaların 2 askısının da kullanılması gerektiğini söyleyerek; "Çantaların büyük bir bölümünde bulunan iki omuz askısı da kesinlikle kullanılmalıdır. Özellikle askılar çocukların vücuduna uygun şekilde ayarlanmalı, çanta sırta yakın durmalı ve bel hizasının çok altında olmamalıdır. Tek omuzda taşınan çantalar, bir tarafa yükün fazla binmesi nedeniyle çocukların dengesini kaybetmesine neden olur. Bunun için çocuklar yürürken çantanın takıldığı tarafın tersine doğru eğilerek dengelerini sağlamaya çalışırlar. Bu da iskelet sistemine dengesiz ve doğal olmayan yük bindirdiği için zamanla sorunlara neden olabilir. Ayrıca çantaların sünger desteklerinin de olması gerekir. Çocukların kas-iskelet sağlığını korumak yalnızca çantalarla sınırlı değildir. Okula giden çocuklar günün önemli bir zaman dilimini oturarak geçirir. Bu nedenle çocuklara doğru postür, yani dengeli duruş alışkanlığı kazandırmak önemlidir. Amaç doğru oturma pozisyonu sayesinde omurganın doğal eğriliklerini korumak ve vücudu dengeli şekilde desteklemektir. Baş dengeli olmalı, çene öne doğru olmalı, omuzlar rahat tutulmalı, sırt ve bel desteklenmeli, kalçalar sandalyenin arkasına dayanmalıdır. Ayakların yere tam basması, diz ve kalçaların rahat bir pozisyonda olması önerilir" ifadelerini kullandı.

Doğru masa ve sandalye kullanımı şart

Masa ve sandalye kullanımı kadar doğru pozisyonda olmanın da önemli olduğunu söyleyen Uz. Dr. Melek Didem Aslan, "Masa ve sandalyenin yanı sıra özellikle ekran yüksekliği çocukların boyuna uygun olmalıdır. Burada önemli olan doğru pozisyonda oturmak ve saatlerce aynı pozisyonda kalmamaktır. Önemli olan pozisyonu düzenli olarak değiştirmek ve hareketsiz kalmamaktadır. Çocuklar ders çalışırken belirli aralıklar ile 3-5 dakika mola vermelidir. Öte yandan, uzun süre telefon ve tablet kullanmak başın öne eğilmesine ve boyun kaslarının daha fazla çalışmasına neden olduğu için çocukların kas iskelet sistemini olumsuz etkiler. Bu nedenle çocukların mümkün olduğunca ekrandan uzak tutulması gerekir. Ancak günümüzde bu pek mümkün olmamaktadır. Bunun için ekran göz seviyesinde olmalı ve uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalınmamalıdır. Çocuklara, ‘dik otur’ demek yerine, onlara uygun çalışma ortamı hazırlamalı ve hareket etmeleri teşvik edilmelidir. Çünkü sağlıklı postür, kendimizi zorlayarak sürekli dik durmak değil; vücudu dengeli, rahat ve hareketli tutabilmektir. Boyun, sırt veya bel ağrısı sürekli ya da tekrarlıyorsa, uyuşma, güç kaybı veya belirgin duruş değişikliği eşlik ediyorsa durum yalnızca ‘duruş bozukluğu’ olarak değerlendirilmemeli ve uzman bir hekime başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.