Şiir Kitapları

O kadar gereksiz boş kâğıt israfı varken birilerinin, kitap yapımında kullanılan kağıt giderine bu kadar eleştirel bakılıyor olmasını anlamak mümkün değil.  İnsanlar hata yapmadan nasıl doğruyu bulacak, kötüyü yazmadan nasıl iyiyi yazacaklar ki? Herkes anasından Necip Fazıl, Nazım Hikmet olarak doğmuyor. Bu noktada birçok yazar ve şairin ilk ürünlerine bakmak gerekiyor. Bu yazarlarımız ilk ürünlerini yayınlamasalardı devamı gelmezdi belki de.  Yüz yılda bir gelen Aşık Veysel'i bulmak için yüzlerce binlerce şair adayına ve ozana katlanmak gerekmiyor mu sizce.

Beğeniler yaşa göre, eğitime göre, zamana göre değişmiyor mu?  Benim kütüphanemde yüz kitap var diyelim. Belki de yirmi kitap şu anda bana hitap ediyor olabilir ve bu yirmi kitabı keyif alarak okumuşumdur. Bu durum diğer seksen kitaba saygısızlık yapmamı gerektirmez ama. Benim beğenmediğimi çocuğum, eşim, torumum beğenebilir diye düşünüyorum.

Yine kendimden bir örnek vereyim; orta öğretim öğrencileriyle zaman zaman okuma saatleri düzenliyoruz. Çocuk kütüphaneden istediği bir kitabı seçiyor. Benim pekte sevmediğim, ilk şiir kitabımı okuyor çocuklar. Diğer kitaplarımı ellerine almıyorlar bile.

Başka bir örnek vereyim size. Arkadaşım büyükçe bir kitapçıda kişisel gelişim kitaplarını incelerken benim bir şiirimi, kitabın başlangıcında görmüş. Geldi bana söyledi. Bende kitabı satın aldım. Benim lise yıllarında yazdığım, kitaplarıma dahi almadığım, konulu bir şiir. İnternetin yaygınlaşmaya başladığı iki binlerin başında bir hevesle internete atmıştım bu şiiri. Sonradan da silmemiştim. Kişisel Gelişim kitabının yazarı bu şiirimi bulup, ismimle yayınlamış.  Kitabı okuyunca, şiirimin kitap için oldukça uygun olduğunu gördüm. Buradan nereye geleceğim; şairin beğendikleri değer bulmayabiliyor, beğenmedikleri değer bulabiliyor kimi zaman.  

Bir kitabı atmak yerine, gidersin sahafa bağışlarsın. Elden çıkardığın bu kitabı beğenen birileri çıkabilir. ' Benim beğenilerim esastır, başkaları beni ilgilendirmez, en doğruyu ben bilirim, asıl olan benim' demek, egonun dışavurumundan başka bir şey değil bence. Yazarların, şairlerin bazıları bir müddet sonra 'şunlar şiir yazsın, şunlar roman yazsın, başkaları yazmasın' durumuna getiriyorlar olayı.

Bir başkası da çıksa 'şu kişiler başbakan olabilir, bu kişiler sadece ülkeyi yönetmekle söz sahibi olabilir' deseler hoş olur mu sizce?

Çöpe saygısızca attığınız bir ismin ileride çok büyük yazar veyahut şair olabilme ihtimali her zaman vardır.  Yazar veya şair olmanın öncesinde nezaket, insanlık ve doğru adamlık gelmeli bence. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi

6 Eylül Tarihli Gazetemiz

06 Eylül 2025 Cumartesi 11:32

7 Ağustos Tarihli Gazete...

07 Ağustos 2025 Perşembe 09:57

6 Ağustos Tarihli Gazete...

06 Ağustos 2025 Çarşamba 10:35

5 Ağustos Tarihli Gazete

05 Ağustos 2025 Salı 10:24

4 Temmuz Tarihli Gazete...

04 Ağustos 2025 Pazartesi 10:16

2 Ağustos tarihli gazetemiz

02 Ağustos 2025 Cumartesi 09:18

1 Ağustos tarihli gazetemiz

01 Ağustos 2025 Cuma 10:16

31 Temmuz Tarihli Gazete...

31 Temmuz 2025 Perşembe 11:07

30 Temmuz Tarihli Gazete

30 Temmuz 2025 Çarşamba 10:05

29 Temmuz Tarihli Gazete

29 Temmuz 2025 Salı 10:11