SİVAS TSO SEÇİMLERİ: BARDAĞIN DOLU TARAFINI ARIYORUZ AMA…

Geçtiğimiz günlerde Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir, hem meclis üyesi adaylarını kamuoyuna tanıttı hem de yeni dönem projelerini açıkladı. 22 Kasım 2026 Pazar günü yapılacak seçimlerde Özdemir’in rakibi, önceki dönem başkanlarından Mustafa Eken olacak.

Öncelikle şunu söyleyelim: Bu memlekete bir çivi çakan, Sivas’ın ekonomisine, ticaretine, sanayisine katkı sunan herkesten Allah razı olsun. Kim bir taşın üzerine taş koyuyorsa başımızın üstünde yeri var.

Ancak mesele, yalnızca proje açıklamak veya kürsüden hedefler sıralamak değil. Asıl mesele, açıklanan hedeflerin ne kadarının gerçekçi olduğu, geçmişte nelerin yapıldığı ve bundan sonra nelerin yapılabileceğidir.

Bir de insanın aklına takılan bazı sorular var.

SİVASSPOR SALONDA NE ARIYORDU?

Zeki Özdemir’in aday tanıtım toplantısında Sivasspor Kulüp Başkanı Burak Özçoban’ın ve taraftarların salonda bulunması dikkat çekiciydi.

Sivasspor hepimizin ortak değeri. Şehrin takımıdır, siyaset üstüdür. Hangi aday olursa olsun Sivasspor’a destek vermek, kulübün yanında durmak elbette kıymetlidir.

Fakat ortada bir oda seçimi var. Bir tarafta mevcut başkan ve yönetimi, diğer tarafta başkanlığa aday olan bir isim… Böyle bir ortamda Sivasspor Kulüp Başkanı’nın ve taraftar grubunun salonda bulunması doğal olarak soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Bu taraftar grubu oraya kendi kendine mi gitti, yoksa bir davet üzerine mi katıldı?

Davet edildilerse daveti kim yaptı? Sivasspor yönetimi bu toplantıda hangi sıfatla yer aldı? Kulübün tarafsızlığı konusunda kamuoyunun aklındaki soru işaretleri nasıl giderilecek?

Bunlar cevaplanması gereken sorular.

Madem Sivasspor’a destek için böyle bir fırsat doğdu, o zaman işin bir adım ötesine geçilip futbolcular da salona götürülebilirdi. Hatta kürsüden bir kombine kampanyası başlatılır, “Herkes takımına sahip çıksın, kombinesini alsın” denilebilirdi.

Elbette bunlar işin ironik tarafı. Asıl mesele, şehrin en önemli markalarından birinin oda seçimleri gibi rekabetin bulunduğu bir ortamda nasıl ve hangi çerçevede yer aldığıdır.

Sivasspor hepimizin. Dolayısıyla hiçbir seçimde bir tarafın yanında konumlandırıldığı izlenimi oluşmamalı.

MUSTAFA EKEN’E MİLLETVEKİLLİĞİ YAKIŞTIRMASI NEREDEN ÇIKTI?

Gelelim bir başka konuya…

Son günlerde Mustafa Eken’in milletvekilliğine aday olabileceği yönünde bazı değerlendirmeler yapılıyor. Açıkçası ortada fol yok, yumurta yokken bu söylemin nereden çıktığını anlamak güç.

Şehir gündeminde böyle bir hazırlık mı var? Mustafa Eken’in böyle bir açıklaması mı oldu? Kendisi milletvekilliği için bir niyet ortaya koydu mu?

Kamuoyunun önünde bunları doğrulayan somut bir açıklama bulunmadan bu tür yorumların gündeme taşınması ister istemez başka düşünceleri beraberinde getiriyor.

Acaba bu söylem, TSO seçimlerinin bir parçası olarak mı dolaşıma sokuluyor?

“Sen milletvekilliğine yönel, TSO’yu da bize bırak” düşüncesinin kamuoyunda karşılık bulması mı isteniyor?

Bunu kesin bir yargı olarak söylemek mümkün değil. Ancak böyle bir söylemin seçim sürecinde neye hizmet ettiğini sorgulamak da gazeteciliğin gereğidir.

Mustafa Eken’in siyasi geleceğine kendisi karar verir. TSO başkanlığına aday olup olmayacağına da kendisi karar verir. Seçim, kamuoyunda ortaya atılan yakıştırmalar üzerinden değil, adayların projeleri ve geçmiş performansları üzerinden değerlendirilmelidir.

DÖRT YILDA NE YAPILDI, YENİ DÖNEMDE NE YAPILACAK?

Gelelim Zeki Özdemir’in açıklamalarına…

Mevcut başkanın dört yıllık görev süresini değerlendirirken benim gördüğüm tablo, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası’nın sahip olduğu potansiyelin yeterince ortaya konulamadığı yönünde.

Elbette odanın yaptığı çalışmalar, yürüttüğü faaliyetler ve gerçekleştirdiği görüşmeler olabilir. Ancak bunların hangilerinin Sivas’ın ticaretine, sanayisine, ihracatına ve istihdamına ölçülebilir katkı sağladığı açık biçimde ortaya konulmalı.

Çünkü bir yönetimin başarısı, kaç toplantı yaptığıyla ya da kaç ziyaret gerçekleştirdiğiyle değil, üyelerinin ticari hayatında neyi değiştirdiğiyle ölçülür.

Üyeler kendilerini odanın gerçek sahibi olarak hissediyor mu? İlçelerdeki tüccar ve sanayiciler sorunlarını rahatlıkla iletebiliyor mu? Yeni yatırımcıların Sivas’a gelmesi için hangi somut adımlar atıldı? Mevcut işletmelerin büyümesine nasıl katkı sağlandı?

Bunlar cevap bekleyen sorular.

Sahadan gelen eleştiriler arasında üyelerin odayla yeterince güçlü bir bağ kuramadığı, ilçelerde ziyaret ve istişarelerin yetersiz kaldığı yönündeki şikâyetler de bulunuyor. Bu eleştirilerin giderilmesinin yolu, yapılan işleri anlatmak kadar üyelerin beklentilerini de dinlemekten geçiyor.

1 MİLYAR DOLAR İHRACAT HEDEFİ: PEKİ, BUGÜNE KADAR NE YAPILDI?

Açıklanan hedeflerden biri de Sivas’ın ihracatını 1 milyar dolara çıkarmak.

Güzel bir hedef. Sivas’ın ihracatının artmasını, yeni pazarlara ulaşmasını, daha fazla yatırım almasını kim istemez?

Ancak burada sormamız gereken soru şu: Dört yıldır görevde olan bir yönetim, ihracatı artırmak için bugüne kadar hangi somut çalışmaları yaptı?

Hangi sektörlerde yeni ihracat bağlantıları kuruldu? Hangi firmaların yurt dışına açılması sağlandı? Düzenlenen yurt dışı fuarları sonrasında kaç firma yeni müşteri kazandı, kaç firma ihracata başladı veya ihracatını artırdı?

Bunların açıklanması gerekiyor.

Bir hedef ortaya koymak kolaydır. Önemli olan, o hedefe ulaşmak için bugüne kadar hangi yolu yürüdüğünüzü ve bundan sonra hangi adımları atacağınızı gösterebilmektir.

1 milyar dolar ihracat hedefi açıklanıyorsa, önce mevcut durumun fotoğrafı çekilmeli, ardından bu hedefe hangi sektörlerle ve hangi projelerle ulaşılacağı anlatılmalıdır.

100 BİN İSTİHDAM HEDEFİ NASIL GERÇEKLEŞECEK?

Bir diğer hedef de 100 bin kişilik istihdam.

Sivas Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin şehirde önemli bir istihdam gücü oluşturduğu biliniyor. Ancak açıklanan 100 bin rakamının mevcut istihdamı mı, yeni istihdamı mı, yoksa uzun vadeli bir hedefi mi ifade ettiği netleştirilmeli.

Eğer hedef yeni istihdamsa, bunun hangi sektörlerde sağlanacağı açıklanmalı.

Kaç yeni yatırımcı Sivas’a getirilecek? Organize sanayi bölgelerinde hangi yatırımların önü açılacak? Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesi için hangi destek mekanizmaları oluşturulacak?

İstihdam, yalnızca bir rakam açıklamakla artmaz. Üretim, yatırım, finansman, nitelikli iş gücü ve yeni pazarlar gerekir.

Dolayısıyla Sivaslı sanayiciye ve tüccara, bu hedefin nasıl gerçekleştirileceği somut biçimde anlatılmalıdır.

İLÇELERDEKİ ÜYELER NEDEN İLGİ BEKLİYOR?

Bir başka önemli konu da ilçeler…

Sivas yalnızca şehir merkezinden ibaret değil. Şarkışla’dan Zara’ya, Suşehri’nden Gemerek’e kadar ilçelerimizde ticaret yapan, üretim gerçekleştiren, istihdam sağlayan iş insanlarımız var.

Peki bu kişiler ne düşünüyor?

İlçelerdeki bazı üyelerin dört yıl boyunca kendilerini ziyaret eden, sorunlarını dinleyen bir yönetici göremediklerini dile getirmesi üzerinde durulması gereken bir konu.

Bir yönetim kurulu toplantısını, birkaç tanıdık işletmeye yapılan ziyaretle aynı kefeye koyamayız. İlçelerdeki üyelerle gerçek bir istişare yürütmek; onların sorunlarını yerinde dinlemek, taleplerini kayıt altına almak ve çözüm için takip mekanizması oluşturmak gerekir.

İlçelerdeki üyeler neden kendilerini yalnız hissediyor? Neden bazı üyeler hâlâ muhatap bulamadıklarını söylüyor?

Bu soruların cevabı verilmeden, yeni dönem için ortaya konulan büyük hedeflerin üyeler nezdinde ne kadar karşılık bulacağını kestirmek zor.

BARDAĞIN DOLU TARAFINI ARIYORUZ AMA…

Zeki Özdemir’in açıkladığı projeleri dinliyoruz. Sivas’ın ihracatının artmasını, istihdamın büyümesini, yeni yatırımların gelmesini elbette istiyoruz.

Bizim derdimiz bir adayın kazanması, diğerinin kaybetmesi değil. Bizim derdimiz Sivas’ın kazanması.

Ancak geçmiş dört yılın muhasebesi yapılmadan, ortaya konulan hedeflerin altı doldurulmadan ve üyelerin eleştirilerine cevap verilmeden seçim sürecinin yalnızca vaatler üzerinden yürütülmesi yeterli olmayacaktır.

Bugün Sivas Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin görmek istediği şey; kendilerini dinleyen, sorunlarına çözüm arayan, ilçeleri unutmayan, yatırımcıya yol gösteren ve yaptığı çalışmaların sonucunu somut verilerle ortaya koyan bir yönetim anlayışıdır.

Bardak boş demek kolay, dolu tarafını görmek de mümkün. Biz de dolu tarafını bulmaya, yapılan işleri hakkıyla teslim etmeye çalışıyoruz.

Fakat bir hedef açıklanıyorsa bunun geçmişteki karşılığını, bir proje anlatılıyorsa uygulanabilirliğini, bir başarıdan söz ediliyorsa sonucunu görmek istiyoruz.

Çünkü Sivas’ın kaybedecek dört yılı daha yok.

22 Kasım’da sandık üyelerin önüne gelecek. Kararı onlar verecek. Adaylar da yaptıklarını, yapamadıklarını ve yapacaklarını açıkça anlatacak.

Son sözü ise sloganlar değil, üyelerin değerlendirmesi söyleyecek.

Sivas’ın ticaretine, sanayisine ve geleceğine katkı sağlayacak olan kimse, kazanan o olsun.

Çünkü mesele koltuk değil, Sivas’ın geleceği.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hakan KALELİ Arşivi

Kanun Uygulanınca Neden Rahatsız Oluyoruz?

12 Ağustos 2026 Çarşamba 09:43

Kış Var, Kar Var; Peki Gerçek Nerede?

24 Ocak 2026 Cumartesi 11:35