Hakan KALELİ
Gastronomi Festivali mi, Tanıtım Fırsatının Kaçırıldığı Bir Şenlik mi?
Sivas Belediyesi tarafından Gurbetçi Buluşmaları kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliği, ne yazık ki beklentileri karşılamaktan uzak bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Adı "festival" olsa da, ortaya çıkan tablo Sivas mutfağını ulusal ölçekte tanıtacak bir vizyondan ziyade, sınırlı bir etkinlik görüntüsü verdi.
Sivas mutfağı; köftesi, döneri, kellesi, pastırması, sucuğu, balı, katmeri, çöreği, pezik turşusu, madımağı ve onlarca yöresel lezzetiyle Türkiye'nin en zengin mutfaklarından biri. Böylesine güçlü bir gastronomi mirasına sahip bir şehirde düzenlenen organizasyonda bu değerlerin yeterince ön plana çıkarılamaması dikkat çekti.
Bir diğer tartışma konusu ise Sivaslı aşçı ve şeflerin etkinlikte yeterince yer almaması oldu. Yıllardır bu şehrin mutfağı için emek veren isimler varken, organizasyona Kayseri’den akademisyenler davet edilmesi de kamuoyunda soru işaretleri oluşturdu. Akademik katkılar elbette değerlidir; ancak Sivas'ın Cumhuriyet Üniversitesinde kadim şehrin gastronomisini anlatacak önemli isimler yer alması ve yine Sivas'ın mutfağını yaşayan ustaların olması beklenirdi.
Festival alanında kurulan stantların ticari firmalara hangi kriterlerle tahsis edildiği de cevap bekleyen sorular arasında yer alıyor. Stantlar ücret karşılığında mı verildi? Seçim kriterleri neydi? Kamu kaynaklarıyla yapılan organizasyonlarda bu tür süreçlerin şeffaf olması, tartışmaları da ortadan kaldıracaktır.
Organizasyonun planlama süreci de sorgulanmayı hak ediyor. Belediye Başkan Yardımcısı Ramazan Baker bu etkinliği hangi paydaşlarla istişare ederek hazırladı? Gastronomi alanında faaliyet gösteren yerel dernekler, şefler, işletmeler ve sektör temsilcileri sürece ne ölçüde dahil edildi? Sivas’ta yaşamayan Konya’da ikamet eden kişinin bu organizasyonda öncü olmasına kimler ön ayak oldu?
Bir gastronomi festivali denildiğinde beklenti; ünlü şeflerin katıldığı, ulusal basında ses getiren, şehrin marka değerini yükselten ve yerel üreticiyi destekleyen bir organizasyondur. Oysa ortaya çıkan tablo, Sivas'ın gastronomi potansiyelini tam anlamıyla yansıtmaktan uzak kaldı.
Elbette eleştiri, yapılan her çalışmayı değersizleştirmek için değil; daha iyisinin yapılmasına katkı sunmak içindir. Sivas bu konuda çok daha başarılı organizasyonları hak ediyor. Şehrin mutfak kültürü, doğru planlanan festivallerle Türkiye'nin hatta dünyanın gündemine taşınabilecek güçtedir.
Temennimiz, bu organizasyondan gerekli derslerin çıkarılması ve bundan sonraki etkinliklerin daha geniş katılımla, daha şeffaf bir anlayışla ve gerçekten Sivas'ın değerlerini ön plana çıkaracak şekilde planlanmasıdır. Çünkü kamu kaynaklarıyla yapılan her etkinliğin temel amacı belirli kesimleri memnun etmek değil; şehrin tanıtımına ve ekonomisine somut katkı sağlamaktır. Sivas'ın potansiyeli bunun çok daha fazlasını hak ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.