Hakan KALELİ
Kış Var, Kar Var; Peki Gerçek Nerede?
Sivas bu kışı gerçekten sert yaşıyor. Kar yağıyor, durmuyor; “bereket yağıyor” diyor Sivaslılar. Buna kimsenin itirazı yok. İtiraz, karın kendisine değil; karla mücadelede gerçekle anlatılan arasındaki uçuruma.
Perşembe günü başlayan kar yağışı saatlerce etkisini sürdürdü. Ancak bu süre zarfında sahada ciddi bir karla mücadele görülmedi. Ana arterler kadar ara sokaklar da felç oldu. Cuma sabahına gelindiğinde tablo netti: Vatandaşlar ellerinde kürekle sokağa çıktı, araçlar kara saplandı, birçok mahallede ulaşım neredeyse durdu.
Bu tablo yaşanırken, Sivas Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında bambaşka bir şehir anlatıldı. “Kaldırımlar güvenli, yollar açık” paylaşımları yapıldı. Peki soralım: Açılan yerler nereler? Gören, duyan var mı?
Karla mücadeleyi reklama ve şova dönüştürmeye gerek yok. Temizlerseniz vatandaş görür; paylaşım yapmasanız da konuşulur. Ama yapılmayan çalışmaları yapılmış gibi sunmak, algı oluşturmaya çalışmak güven kaybettirir. Sosyal medyada “şehirde kar kalmadı” havası estirilirken, gerçekte ara sokakların içler acısı halde olması eleştirinin tam da nedenidir.
Elbette hepimiz biliyoruz: Bir belediye tüm şehri aynı anda tertemiz yapamaz. Bu makul bir gerçek. Ancak “her yer pırıl pırıl” algısı oluşturmak da gereksiz ve yanlış. Vatandaşın yaşadığıyla paylaşılanın örtüşmediği her an, eleştiri büyür.
Bir başka mesele daha var. Belediye Başkanı Adem Uzun’un il dışında olduğu günlerde çalışmaların gözle görülür biçimde aksaması. Bu durum, sahadaki koordinasyonun kişiye bağlı yürüdüğünü düşündürüyor. Oysa karla mücadele gibi hayati bir hizmet, tek bir isme endekslenmemeli. Kurumsal bir refleks, güçlü bir koordinasyon ve süreklilik şart.
Bu köşede daha önce de yazdık: Koordinasyon başkana bağlı olmamalı. Sistem çalışmalı, ekipler sahada olmalı, vatandaş sonuç görmeli. Sosyal medya paylaşımları sahadaki gerçeğin önüne geçtiğinde, eleştiri kaçınılmaz olur.
Sivas kışı sever, karla yaşamayı bilir. Ama algıyla değil, emekle yönetilmek ister. Karla mücadelede beklenen şey çok basit: Yapılan işin yapılmış gibi değil, gerçekten yapılması. Gerisi zaten kendiliğinden konuşulur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.