Eyüp YENEROĞLU
Şahs-ı Halîm
İnsan En Çok Sessiz Olanı Yanlış Hesaplıyor
Modern insanın en büyük yanılgılarından biri sessizliği zayıflık sanması. Bağırmayanı güçsüz, geri çekileni etkisiz, sabredeni korkak zannetmesi. Çünkü çağımız sertliği güç gibi görüyor. Gürültüyü etki sanıyor. Sürekli tepki vereni cesur, sürekli konuşanı güçlü kabul ediyor.
Oysa insanın en tehlikeli kırılması çoğu zaman sessiz büyür.
Ziya Paşa’nın sözü tam bu büyük yanlışın ortasına düşüyor:
Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından
Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir
Bu yalnız öfke üzerine söylenmiş bir beyit değildir. Bu, uzun süre susmuş insanın, bastırılmış vicdanın ve birikmiş toplumların neye dönüşebileceğini anlatan büyük bir hakikat cümlesidir. Çünkü insan bazen saldırgan olduğu için değil, çok uzun süre sustuğu için sertleşir.
Ve çağın insanı bugün biraz da bu yüzden içten yoruluyor:
Kendisini sürekli tutarak yaşıyor.
Şahs-ı Halîm
“Halîm” yumuşak huylu demektir. Ölçülü. Sakin. Taşkın olmayan.
Ama modern dünya bu insan tipini anlamıyor artık. Çünkü çağımız hızla çalışan bir çağ. Sürekli görünür olanı, sürekli konuşanı, sürekli kendini öne çıkaranı ödüllendiriyor. Bu yüzden sakin insan çoğu zaman silik sanılıyor.
Oysa bazı insanlar sessiz olduğu için değil, içindeki terbiyeyi koruduğu için taşkınlık yapmaz.
Ziya Paşa burada çok önemli bir şey söylüyor:
Yumuşak huylu insanı küçümseme.
Çünkü kendini kontrol eden insanın içinde büyük bir kuvvet vardır. Her öfkesini dışarı taşırmayan insan güçsüz değildir. Tam tersine, çoğu zaman en ağır yükü o taşır.
Modern çağ ise insanın yalnız dış sesini görüyor, iç savaşını değil.
Gazap
Modern insan öfkeyi yanlış okuyor.
Sert konuşmayı açıklık, kırıcılığı dürüstlük, saldırganlığı cesaret sanıyor. Oysa gerçek öfke çoğu zaman bağırmaz. İçeride birikir.
Bugün insanların içinde büyüyen şey yalnız ekonomik sıkıntı değil. Görülmeme hissi, değersizlik duygusu, sürekli yetişme baskısı, tükenmişlik ve bastırılmış kırgınlıklar da insanın ruhunda ağır bir yük oluşturuyor.
Ama modern hayat insanlara gerçekten durabilecekleri, konuşabilecekleri, içlerini boşaltabilecekleri alan bırakmıyor. Herkes güçlü görünmeye çalışıyor. Herkes normal görünmeye. Herkes ayakta kalmaya.
Ve insan uzun süre kendi yükünü sessiz taşıdığında, öfkesi zamanla karakterinin önüne geçmeye başlıyor.
Yumuşak Huylu Atın Çiftesi
Bu benzetme çok serttir.
Çünkü dışarıdan sakin görünen şeyin içinde büyük bir kuvvet saklı olabilir.
Modern insan insanları yalnız dışarıdan okuyor. Sessiz olanı etkisiz, geri çekileni önemsiz sanıyor. Oysa en büyük kırılmalar bazen en sessiz insanlarda olur.
Bir insan yıllarca susabilir. Yıllarca alttan alabilir. Yıllarca kendini frenleyebilir. Ama içindeki yük büyüdükçe öfkesi de ağırlaşır.
Ve bir gün o öfke yalnız bir ana değil, yıllardır taşınan bütün kırgınlıklara dönüşür.
Ziya Paşa burada yalnız bireyi anlatmıyor aslında. Toplumları da anlatıyor. Çünkü toplumlar da bazen uzun süre susar. Uzun süre bastırılır. Uzun süre görmezden gelinir. Sonra kimsenin beklemediği bir anda sertleşir.
Çünkü bastırılmış öfke kaybolmaz. Birikir.
Modern İnsan Neden Bu Kadar Gergin
Çünkü sürekli kendini tutuyor.
İş yerinde başka biri, sosyal hayatta başka biri, evde başka biri olmak zorunda hissediyor kendini. Gerçek duygularını tam yaşayamadıkça da ruhu sıkışıyor.
Bu yüzden çağımızda insanlar küçük olaylara büyük tepkiler veriyor. Çünkü mesele yalnız o an yaşanan şey değil. Birikmiş yorgunluk.
İnsanlar sürekli sabrediyor, erteliyor, içine atıyor, kendini tutuyor. Dışarıdan normal görünmeye çalışırken içeride ağır bir baskı taşıyor. Söyleyemediği sözler, gösteremediği kırgınlıklar, yutulmuş öfkeler zamanla ruhun içinde sertleşiyor.
Ve insan bazen bugünün yüküyle değil, yıllardır taşıdığı şeylerle patlıyor.
Sessiz İnsanların İçinde Ne Büyür
Kimi zaman kırgınlık. Kimi zaman yalnızlık. Kimi zaman değersizlik hissi.
Ama en çok da anlaşılmama duygusu.
Çünkü modern dünya bağıranı görüyor, sessiz acıyı değil. Sürekli görünür olanı fark ediyor ama içine kapananı çoğu zaman yok sayıyor.
Bu yüzden birçok insan dışarıdan sakin görünüyor ama içten tükeniyor.
Ve insan uzun süre kendini anlatamadığında, öfkesi zamanla dili yerine konuşmaya başlıyor.
Güçlü İnsan Kimdir
Modern dünya güçlü insanı sert insan sanıyor. Baskın duran, korkutan, sürekli kazanan insanı…
Oysa gerçek güç çoğu zaman kendini kontrol edebilmekte ortaya çıkar.
Çünkü öfkesini yönetemeyen insan aslında kendini yönetemiyordur.
Ama bunun tersi de doğrudur:
Sürekli kendini bastıran insan da bir yerden sonra içten çatlamaya başlar.
Bu yüzden insanın olgunluğu yalnız sakin olmak değil; içindeki yükü sağlıklı taşıyabilmektir.
Çağın En Büyük Tehlikesi
Belki de çağın en büyük tehlikesi bağıran insanlar değil; uzun süre susturulmuş insanlardır.
Çünkü sessiz insan biriktiğinde yalnız kendi adına değil, yıllardır içinde tuttuğu bütün kırgınlıklar adına öfkelenir.
Ve toplumlar da böyledir.
Uzun süre küçümsenen, duyulmayan, ötelenen insanlar bir gün yalnız tepki vermez; birikmiş bir öfkeyle yön değiştirir.
Bu yüzden bazı kırılmalar bir anda olmaz. Sessizce hazırlanır.
Asıl Soru
İnsan neden bugün sessizliği zayıflık sanıyor? Neden sakin insanları küçümsüyor? Neden herkes güçlü görünmeye çalışırken içten daha kırılgan hâle geliyor? Ve neden çağın bütün gürültüsü insanın içindeki birikmiş öfkeyi büyütüyor?
Belki de insanı asıl korkutması gereken şey bağıran öfke değil; uzun süre susmuş öfkedir.
Ve belki de bugün gönle en çok lazım olan şey yeni bir güç gösterisi değil, eski bir hakikattir:
Yumuşak huylu atın çiftesi pektir.
Çünkü en derin kırılmalar çoğu zaman en sessiz insanın içinde büyür.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.