Bedriye KARAHAN
SONBAHARIN SÖYLEDİKLERİ
Bazı mevsimler sadece gelir geçer…
Bazı mevsimler ise insanın içine yerleşir.
Sonbahar biraz böyledir.
Bir sabah uyanırsın, pencerenin önündeki ağacın yaprakları artık eskisi gibi değildir. Yeşilin arasına sarılar karışmış, rüzgâr biraz daha serin esmeye başlamıştır. Yazın o telaşlı, sıcak ve kalabalık günleri yavaş yavaş uzaklaşırken, sonbahar sessizce hayatın içine girer.
Sonbahar, gürültüyle gelmez.
Kapıyı çalmaz…
“Ben geldim” diye bağırmaz…
Sadece bir gün fark edersin ki hava değişmiş, akşamlar erken gelmeye başlamış ve insanın içi sebepsiz yere geçmişe dönmek istemiştir.
Belki de bu yüzden sonbahar, en çok hatıralara yakışır.
Bir fincan çayın buharında eski bir sohbeti hatırlarsın. Yağmurun cama vuran sesi, yıllar önceki bir günü getirir aklına. Sokakta yürürken ayağının altında ezilen kuru yapraklar, sana zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fısıldar.
Sonbahar aslında bize vedayı öğretir.
Ama hüzünlü bir veda değildir bu…
Ağaçlar yapraklarını kaybederken üzülüyor mudur bilinmez ama onlar bilir ki hiçbir şey sonsuza kadar aynı kalmaz. Bazen tutunduğumuz şeyleri bırakmak gerekir. Bazen hafiflemek için, yıllardır taşıdığımız yükleri birer birer yere bırakmalıyız.
Belki de insanın da sonbaharları olmalı…
Kırgınlıklarını sararan yapraklar gibi bırakmalı rüzgâra. İçinde taşıdığı bazı sözleri söylemeden uğurlamalı. Herkesi anlamaya çalışmaktan, herkesi memnun etmekten, geçmişin yükünü omuzlarında taşımaktan biraz vazgeçmeli.
Çünkü hayat sadece yeni başlangıçlardan ibaret değildir.
Bazen bitişler de güzeldir.
Bir mevsimin sona ermesi, yeni bir mevsimin geleceğinin habercisidir. Bir yaprağın dalından düşmesi, ağacın öldüğü anlamına gelmez. Tam tersine… Belki de yeniden yeşerebilmek için biraz dinleniyordur.
İnsan da böyledir.
Bazen yorulur.
Bazen susar.
Bazen uzaklaşır.
Bazen hiçbir şey yapmak istemez.
Ve belki de bunların hiçbiri kötü değildir.
Belki insanın da kendi içinde sessiz bir sonbahara ihtiyacı vardır.
Biraz durmaya…
Biraz düşünmeye…
Biraz geçmişi geride bırakmaya…
Sonbahar bana hep şunu hatırlatır:
Hayatta her şeyin zamanı vardır.
Çiçek açmanın da…
Solmanın da…
Gitmenin de…
Yeniden başlamanın da…
Önemli olan, mevsim değişti diye güzelliğin bittiğini sanmamaktır.
Çünkü bazı güzellikler yeşilken değil, sararırken fark edilir.
Ve bazı insanlar hayatımızda kalmak için değil, bize bir şey öğretmek için vardır.
Sonbahar işte tam da bu yüzden güzeldir…
Biraz hüzünlüdür ama huzurludur.
Biraz yalnızdır ama samimidir.
Biraz vedadır ama içinde umut taşır.
Rüzgâr yaprakları birer birer alıp götürürken, belki biz de içimizden şöyle demeliyiz:
“Giden gitsin… Değişen değişsin… Ben yine de kendi içimde yeniden yeşermeyi bekleyeceğim.”
Çünkü her sonbaharın ardından mutlaka bir kış,
her kışın ardından da yeniden bir bahar gelir.
Hayat, bize neyi kaybettiğimizi değil…
Her defasında yeniden başlayabilecek gücümüz olduğunu hatırlatır.
Hoş geldin sonbahar…
Biraz huzur getir, biraz umut…
Ve en çok da içimizde bıraktığımız güzel şeyleri yeniden hatırlat bize…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.