Bedriye KARAHAN

Bedriye KARAHAN

Kardeş olmak...

Hayatta bazı insanlar vardır; onları seçemezsiniz ama onsuz bir hayatı da düşünemezsiniz. İşte kardeşlik biraz böyledir. Aynı evin duvarları arasında büyümekle başlar belki ama zaman geçtikçe bunun çok daha derin bir bağ olduğunu anlarsınız. Çünkü kardeş demek, sadece aynı soyadı taşımak değildir. Kardeş demek; en savunmasız halini bilen, en kırgın anına şahit olan ve buna rağmen seni sevmeye devam eden insandır.
Çocukken aynı oyuncak için kavga ettiğin kişi, yıllar sonra derdini ilk anlattığın insan olur. O günlerde anlaşmazlık sandığımız şeylerin aslında sevginin en saf hali olduğunu büyüyünce fark ederiz. Bir tabaktan yemek yemek, aynı odada hayal kurmak, bazen tek bir battaniyenin altında saatlerce sohbet etmek… Meğer insanın içini ısıtan şeyler bunlarmış.
Hayat ilerledikçe herkes değişiyor. İnsanlar uzaklaşıyor, dostluklar eksiliyor, bazı kapılar sessizce kapanıyor. Ama kardeşlik öyle kolay silinmiyor. Araya şehirler girse bile bir telefon sesiyle çocukluğa dönebiliyorsun. Çünkü kardeş dediğin insan, senin geçmişini de bugününü de taşıyor. Seni anlatmana gerek kalmadan anlayabiliyor.
Bazen insan en çok kardeşine kırılır. Çünkü beklentisi büyüktür. En çok onun yanında ağlar, en çok ona kızar. Ama yine dönüp dolaşıp sığındığı yer de orası olur. Çünkü kardeşlikte küs kalmak bile tam bir ayrılık değildir. İçten içe hep bir bağ kalır.
Şimdi dönüp etrafıma baktığımda şunu görüyorum: İnsan hayatta birçok şey kaybedebilir. Para gider, zaman geçer, insanlar değişir. Ama güzel bir kardeşlik varsa insan kendini hiçbir zaman tamamen yalnız hissetmez. Çünkü bilir ki dünyanın bir yerinde, onun sevincine gerçekten sevinen, düştüğünde içi gerçekten acıyan biri vardır.
Belki bu yüzden kardeşlik, hayatın bize verdiği en büyük emanetlerden biridir. Kıymeti çoğu zaman geç anlaşılır ama değeri hiçbir şeyle ölçülmez. İnsan bazen herkese güçlü görünür ama kardeşinin yanında hâlâ çocuk olabilir. İşte gerçek güven de biraz budur.
Ve yıllar geçse de değişmeyen tek şeylerden biri şudur:
Kardeş, insanın hem yarısıdır hem de yarasını en iyi bilenidir.


Hayat herkesi değiştiriyor.
Saçlara beyaz düşüyor, sofralar küçülüyor, eski kalabalıklar azalıyor. Bir gün dönüp çocukluk fotoğraflarına bakınca anlıyor insan; aslında en güzel zamanlar, hiçbir şeyimiz yokken birbirimize sahip olduğumuz zamanlarmış.
Ve bazı acılar vardır ki, insanı en çok kardeşiyle sessizleştirir.
Bir hastane koridorunda, bir cenaze evinde ya da zor bir gecede… Omzunda kardeşinin eli varsa insan biraz daha güçlü hisseder kendini. Çünkü kardeş, bazen hayata karşı son sığınağındır.
Bugün hâlâ kardeşi yanında olanlar kıymetini bilsin.
Çünkü hayat, insanı en çok sevdikleriyle sınar. Bir gün telefon rehberinde adı duran ama sesi duyulamayan insanlar kalır geriye. İşte o zaman insan anlar; bazı sevgilerin telafisi yoktur.
Kardeş olmak…
Aynı kandan önce, aynı yarayı taşımaktır

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bedriye KARAHAN Arşivi

Eski Bayramlar, Eksilen Sandalyeler

22 Mayıs 2026 Cuma 15:41

Anneler Günü

08 Mayıs 2026 Cuma 10:19

Kendine Dönmenin Vakti

30 Nisan 2026 Perşembe 11:39

18 Mart: Bir Milletin Diriliş Günü

18 Mart 2026 Çarşamba 09:52