Gültekin ÇETİN
ABD HÜRMÜZ BATAKLIĞINA MI SAPLANDI?
Hürmüz Boğazı'ndaki durum, Mayıs 2026 itibarıyla ABD için askeri bir zaferden ziyade stratejik ve ekonomik bir çikmaza (bir nevi "bataklığa") dönüşmüş durumda. 28 Şubat 2026'da başlayan operasyonlar sonrasinda gelinen nokta, Washington'in beklediği hızlı çözümü getirmedi.
İşte "saplanma" olarak nitelendirilen durumun temel bileşenleri:
1."Çift Abluka" Çıkmazı
Şu an bölgede eşi benzeri görülmemis bir durum yaşanıyor:
ABD Ablukası: ABD Donanmast, 13 Nisan'dan bu yana iran limanlarına giren ve çikan tüm gemileri engelliyor. İran Ablukası: iran ise Boğaz'ı mayinlar, füzeler ve hizln botlarla filen kapalı tutmaya devam ediyor.
Sonuç: Dünya petrol ticaretinin %25` inin geçtiği bu rota tamamen felç olmuş durumda. Kuveyt gibi ülkelerin
petrol ihracatı Nisan ayinda sifira indi. ABD, Boğaz'ı "açmak" için geldi ancak şu an Boğaz'in tamamen
kapanmasına" sebep olan denklemin bir parçası haline geldi.
2 Askeri Maliyet ve Yipranma
ABD, bölgede 10.000'den fazla personel ve onlarca savaş gemisi bulunduruyor. Ancak Iran'in asimetrik taktikleri (kamikaze drone'lar ve deniz mayınları), devasa uçak gemisi gruplarinin hareket kabiliyetini kısitlıyor. Lojistik Yük: Her geçen gün, bu devasa filonun bölgede tutulmasının maliyeti artarken, net bir askeri sonuç alınamıyor.
Risk: iran'in "Her gemi geçişi için milyon dolar harç" talebi gibi hamleleri, ABD'nin bölgedeki otoritesini
3. Diplomatik ve Ekonomik Baskı
Trump yönetiminin "Boğaz'ı birkaç güne açarız" vaadi gerçekleşmediği gibi, küresel piyasalar büyük darbe aldı:
Enerji Fiyatları: Petrol fiyatlarındaki keskin yükseliş, ABD iç siyasetinde ve müttefikleri (özellikle Asya ülkeleri) üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Müttefik Kaybı: NATO müttefikleri ve Çin, Boğaz'ın açılması için baskı yaparken, ABD'nin tek taraflı askeri çözümü bu ülkeleri ekonomik olarak zor durumda bırakıyor.
Mevcut Durum (3 Mayis 2026)
islamabad'da yürütülen barış görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve 18 Nisan'da iran' ın Boğaz'ı "cevap olarak" yeniden tamamen kapatması, krizin bir yipratma savaşına dönüştüğünü gösteriyor. ABD, bölgeden çekilirse stratejik yenilgi almış olacak; kalmaya devam ederse de her geçen gün ağirlaşan bir ekonomik ve askeri maliyetle yüzleşecek.Bu tablo, askeri literatürde tam olarak bir "stratejik saplanma" örneği olarak değerlendiriliyor.
Okumuyor ve araştırmıyorsanız uyuyorsunuz demektir!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.