Gültekin ÇETİN

Gültekin ÇETİN

BARIŞ UMUDU HÜRMÜZE' Mİ TAKILDI?

Maalesef 2026 yılının Mayıs ayı itibarıyla manşetlere bakıldığında, küresel barış umudunun gerçekten de Hürmüz Boğazı'nın sığ ve mayınlı sularına "takıldığı" görülüyor. Aylardır süren diplomatik çabalar, Boğaz'daki fiziksel ve askeri gerçekliğin sert duvarına çarpmış durumda.

​Barış umudunu rehin alan süreci şu üç ana tıkanıklık noktasıyla özetleyebiliriz:

​1. İslamabad Müzakerelerinin "Tazminat" Çıkmazı

​Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmeleri, Nisan ayında büyük bir umutla başlamıştı. Ancak masadaki en büyük engel, İran'ın talep ettiği 270 milyar dolarlık savaş tazminatı oldu.

​ABD ve İsrail: Bu ödemeyi bir "suç kabulü" olarak gördükleri için reddediyorlar.

​İran: "Zararımız karşılanmadan Boğaz'ı kalıcı olarak açmayız" duruşunu koruyor. Barış umudu, diplomatik bir dilden ziyade bir "hesap makinesi" savaşına dönüştü.

​2. "Geri Dönülemez" Askeri Tahkimat

​Diplomatlar masada konuşurken, sahadaki komutanlar tahkimatlarını artırıyor.

​Deniz Mayınları: Boğaz'ın tabanındaki akıllı mayınların temizlenmesi, bugün bir anlaşma sağlansa bile uzmanlara göre en az 6 ay sürecek bir operasyon gerektiriyor.

​Siber-Otonom Abluka: Sadece gemiler değil, yapay zeka destekli otonom sistemler bölgeyi o kadar sıkı kuşatmış durumda ki, bazen "yanlışlıkla" patlak veren bir çatışma, en büyük barış umudunu bile dakikalar içinde yok edebiliyor.

​3. Çin ve ABD'nin "Denge" Savaşı

​Hürmüz sadece İran ve ABD arasındaki bir mesele olsaydı, belki bir noktada uzlaşılabilirdi. Ancak burası artık Çin ve ABD'nin küresel hegemonyasını test ettiği bir yer.

​Çin için: Barış, ABD'nin bölgeden tamamen çekilmesi demek.

​ABD için: Barış, Hürmüz üzerindeki kontrolün Çin'e (ve dolayısıyla İran'a) geçmemesi demek. Bu iki devin çıkarları Hürmüz'de birbirine düğümlendiği için, barış düğümü her geçen gün daha da sıkılaşıyor.

​Sonuç: Barış Bitmedi Ama "Hapsoldu"

​Barış umudu ölmedi, ancak Hürmüz'deki "stratejik kilit" (stalemate) durumu nedeniyle hapsolmuş vaziyette. 3 Mayıs 2026 itibarıyla piyasalar ve toplumlar, "kalıcı barıştan" ziyade "kontrollü gerginlik" (managed tension) modeline alışmaya çalışıyor.

​Barışın yolu Hürmüz'den geçmek zorunda, ancak şu an o yol hem mayınlı hem de iki dev gücün gölgesi altında.

​Sizce bu kilitlenmeyi bir "üst akıl" mı çözebilir, yoksa her iki tarafın da göze alamayacağı bir ekonomik çöküş mü masaya geri dönmeyi zorunlu kılar?

-okumuyor ve araştırmıyorsanız uyuyorsunuz demektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gültekin ÇETİN Arşivi

ABD İRAN DA BATAĞA MI SAPLANDI?

05 Mayıs 2026 Salı 09:46

ORTADOĞU’DA SULAR DURULUR MU?

16 Nisan 2026 Perşembe 10:09

ORTADOĞU ANIZ YANGINI GİBİ ALEV ALEV

30 Mart 2026 Pazartesi 11:36

ABD – İRAN AÇMAZI

04 Mart 2026 Çarşamba 09:22

HOŞGELDİN ONBİR AYIN SULTANI

26 Şubat 2026 Perşembe 10:00