VAKIF İNSANLAR

İnsanlara yardımcı olmayı, bilgi ve tecrübesini çevresindeki, yaşadığı coğrafyadaki şahıslar için kullanmayı hayatının gayesi edinen şahsiyetler için “Vakıf İnsan” tabiri kullanılır.

Bu insanlar mallarını, sahip oldukları her şeylerini, kabiliyet ve birikimlerini hiçbir karşılık beklemeden insanlığın faydasına kullanarak toplumda önderlik görevini yürütmüşler, hem unutulmayanlar arasına girmişler hem de Rıza-yı İlahiyi kazanarak bu dünyadaki görevlerini tamamlamışlardır. Vakıf insanlar; yaşadıkları toplumun temsilcileri, fazilet sahibi insanlardır. Vakıf insanlar, gelecek nesillere örnek olabilecek bir hayat bırakırlar.

Tarihî kaynaklarımızda, Osmanlıdan günümüze bu vasıfta birçok değerimizden bahsedilir. Bu insanlar birçok hayır müessesesinin, vakıfların kurulmasına, değerli ilim adamlarının yetişmesine vesile olmuşlardır. Bunların hepsini rahmetle anarak yâd ediyoruz. Bunların ortaya koydukları eserlerin birçoğu günümüze kadar gelmiştir. Hatta ecdadımızın kurduğu medeniyet için zaman zaman “vakıf medeniyeti” tabiri kullanılır.

Öğrencilik yıllarımızda tanıdığımız veya hizmetlerinden haberdar olduğumuz “Vakıf İnsan” olma vasfını kazanmış ve günümüzde de hâlen hizmetleriyle anılan bazı güzel insanlardan bahsedelim. Bu önderlerin önemlilerinden birisi Gönenli Mehmet Efendi’ydi. Sultanahmet Camisi’nin imamıydı. İrşat faaliyetler ile birçok insanın kurtuluşuna vesile olan bu insan, İstanbul’un hayırseverlerinin de gönlünü ve itimadını kazanmıştı. Hayırseverlerin verdikleri yardımları ihtiyacı olanlara, özellikle de öğrencilere ulaştıran Gönenli Mehmet Efendi ömrünün sonuna kadar bu hizmeti yürüttü, âdeta gönüllerde taht kurdu, birçok insanın yetişmesine zemin hazırladı. Üniversite yıllarımızda Sultanahmet Camisi’nde cuma hutbelerini ve vaazlarını dinleme fırsatını bulduğumuz bu nur yüzlü insanı tanıdığım için kendimi bahtiyar sayıyorum.

Bir başka gönül ve hizmet adamı olan Fethi Gemuhluoğlu’ndan da bahsedeceğim. Yakinen tanıyan yazarlar ve akademisyenler onun sağlam karakterinden, herkese sevgiyle yaklaşımından, iyi bir entelektüel olduğundan bahsederler. Çeşitli vakıflarda hizmet eden, Türk Petrol Vakfı’nı kuran Fethi Gemuhluoğlu, hayatını ilme ve gençlere adar. Gençleri fikirler ile aydınlatır, burslar vererek onları akademik hayata yönlendirir. Üniversitelerde söz sahibi olan muhafazakâr birçok akademisyenin yetişmesinde onun emeğinin ve gayretinin olduğunu biliyoruz. İnsan yetiştirme zevkini doya doya yaşayarak 1977 yılında dar-ı bekaya göçen Fethi Gemuhluoğlu, yetiştirdiği ve emeğinin olduğu insanlar tarafından sürekli hatırlanır ve unutulmaz şahsiyetler arasında yerini alır.

Özellikle ilahiyat camiasının unutamadığı emektar hocalarından olan Nedim Urhan hocayı da hatırlamadan geçemeyiz. Anadolu’dan İstanbul’a gelen öğrencilerin ellerinden tutarak zorluklarını bertaraf eder, onlara yurtlara veya evlere yerleştirir, ihtiyacı olanlara burslar ayarlardı. Aynı dönem öğrenci arkadaşlarımız onun için “Nedim Baba” tabirini kullanırlardı. Yetiştirdiği öğrencilerle ilahiyat camiasında hoş bir seda bırakan hocamız daima rahmetle anılacaklar arasında yerini aldı.

Şüphesiz Anadolu’nun her köşesinde yaşayan Vakıf İnsanlarımız gelip geçmiştir. Biz sadece hizmetlerine şahit olabildiğimiz, ya da ilgi ve alakalarını gören insanlar vasıtasıyla tanıyabildiğimiz birkaç örnekten bahsedebildik. Ne mutlu öncülük eden bu gönül ve hizmet erlerine.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halis ALACAHAN Arşivi

TAŞLARA İŞLENMİŞ BİR MEDENİYET

30 Haziran 2026 Salı 16:14

KANUN HÂKİMİYETİ Mİ, EĞİTİM Mİ?

18 Mayıs 2026 Pazartesi 12:24

OKUMA ORANIMIZI YÜKSELTMEK ZORUNDAYIZ

06 Nisan 2026 Pazartesi 12:07

HÜZÜNLE DOLU BİR BAYRAM

19 Mart 2026 Perşembe 10:54