KANUN HÂKİMİYETİ Mİ, EĞİTİM Mİ?

Kural tanımazlıkların arttığı, insanların birbirlerinin hak ve hukukuna saygılarının gittikçe azaldığı günümüzde yazımızın başlığındaki soruyu sıkça sorar hâle geldik. Toplumsal düzeni sağlamak için kanun hâkimiyeti mi daha önemli, yoksa aileden ve okuldan alınan eğitim mi daha önemli? Elbette toplumların hayatlarını idame ettirebilmeleri ve huzurlu olabilmeleri için bu iki unsur da çok önemli.

Tarih boyunca bazı devletler, sert kanunlarla düzeni sağlamaya çalışmışlardır. Bazı devletler de; şuurlu, kurallara uyan, birbirine karşı saygılı, devletine ve insanına zarar vermeyen bireyler yetiştirmeyi eğitimle sağlamaya çalışmışlardır.

Üzerinde durmaya çalıştığımız bu hususları memleketimiz açısından değerlendirdiğimiz zaman bu düzeni istediğimiz seviyede sağlayamadığımızı çoğumuz kabul ederiz. Bir öğretmen olarak şunu yaşayarak gördüm. Öğretmenlerimiz genel olarak şikâyetçi olduğumuz ve sosyal hayatımızı etkileyen bu düzensizlikler hakkında öğrencilere mümkün olduğu kadar faydalı olmaya çalışıyorlar. Son yıllarda iletişim vasıtalarının yaygınlaşmasıyla ailelerin, özellikle de öğretmenlerin çocuklarımızın üzerindeki tesirleri bir hayli azaldı. Ailelerimizin birçoğu da bu konuda çok dertli. Konuştuğumuz zaman çareyi okuldan, öğretmenden bekliyorlar. Bazı ailelerin çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu olmalarının da bu olumsuzluk üzerindeki payının olduğunu uzmanlar söylüyor. Bizler de buna şahit olmaktayız.

O hâlde aile ve okulun çocuklarımız üzerindeki müspet etkisini artırmak istiyorsak öncelikle devlet olarak, sosyal medyaya, dizilere bir düzen getirmemiz lazım. Bunu sağladığımız zaman okul, sosyal medya, sinema birlikteliğiyle bu hususta büyük mesafeler alabiliriz. Bunun neticesinde yetişen eğitimli insan; kurallara zorunluluktan ziyade, doğru olduğuna inandığı için riayet eder. Böyle insanlardan oluşan toplumumuzda huzur ve düzen sağlanır ve daha kalıcı olur.

İnsanların birbirlerine zarar vermemesi, adaletin sağlanması ve suçların önlenmesi için devlet tarafından kuralları belirleyen kanunlar da elbette çok önemlidir. Kanun hâkimiyetinin olmadığı yerde düzen sağlanamaz, güçlü olan hakkını alır, güçsüz ezilir. Kargaşa ve anarşi olur. Eğitimle yetişen insan, kanun hâkimiyetine inanır ve teslim olur. Herkes hakkına razı olur, haksızlığa, zulme teşebbüs etmez.

Kanunla eğitim birbirini tamamlayan iki unsurdur. Güçlü bir eğitim; insanın ruhunu, iç dünyasını güzelleştirir, terbiye eder. Kanun da toplumun dış düzenini tanzim eder. İşte o zaman ahlaklı, çalışkan bireylerden oluşan sağlam temelli toplum oluşur.

Yeryüzünde bu özelliklere sahip olan ülkelerin yanında, düzensiz toplumların sayısının daha fazla olduğunu görüyoruz.

Güzel ülkemizin insanları olarak en büyük arzumuz, bu hususlarda daha ileri seviyelere ulaşmaktır. Gıda ile uğraşan insanımızın zararlı gıdayı piyasaya sürmesinin bir insanlık suçu olduğunun bilincini taşıması, cezasının çok ağır olduğuna şahit olması durumunda bu tip suçlar büyük oranda ortadan kalkacaktır. Hırsızlığın, haksızlığın, memleketinin insanına çeşitli şekillerde zulmetmenin cezasının ağır olacağını bilen şahıs kolay kolay bu suçu işlemez. Trafikle ilgili son çıkan kanunda makas atma ve başka araçtakine saldırma gibi suçların cezalarının artırılmasının bu suçların %90 oranında azalmasını sağladığına dair haberler, caydırıcılığa güzel bir örnek olsa gerek. Kısacası, cezalar caydırıcı olmalıdır. Tanzimat şairimiz Ziya Paşa ne kadar yerinde söylemiş:

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir,

Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halis ALACAHAN Arşivi

OKUMA ORANIMIZI YÜKSELTMEK ZORUNDAYIZ

06 Nisan 2026 Pazartesi 12:07

HÜZÜNLE DOLU BİR BAYRAM

19 Mart 2026 Perşembe 10:54

NEDEN DAİMA GEÇMİŞE ÖZLEM DUYARIZ

20 Ekim 2025 Pazartesi 13:33