2 Temmuz: Ortak Acımız, Ortak Sorumluluğumuz

2 Temmuz 1993'te Sivas'ta, Madımak Oteli'nde yaşanan ve 37 insanın hayatını kaybettiği acı olay, ülkemizin hafızasında derin izler bırakan en karanlık sayfalardan biridir. Aradan geçen yıllara rağmen bu acının hâlâ yüreklerde hissediliyor olması, yaşanan trajedinin büyüklüğünü göstermektedir.

Bu acı olayın hiçbir şekilde toplumsal ayrışmayı besleyen bir araca dönüşmemesi gerektiğine inanıyorum. Bir şehrin tamamını, o şehirde yaşayan insanları ya da gelecek nesilleri yaşanan bir trajedinin sorumlusu gibi göstermek adalet duygusuyla bağdaşmaz. Sivas, yüzyıllardır farklı kültürleri ve insanları bağrında yaşatan cumhuriyet şehridir. Suç bireyseldir; hiçbir toplum, şehir veya inanç grubu toptan suçlanamaz.

2 Temmuz'da hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anarken, aynı zamanda bu ülkenin farklı dönemlerde yaşadığı bütün acıları da aynı vicdanla hatırlamalıyız. Başbağlar'da katledilen siviller, Maraş'ta yaşamını yitiren vatandaşlarımız, terör saldırılarında hayatını kaybeden masum insanlar ve toplumsal şiddetin her türlü mağduru; ayrım gözetmeksizin bu milletin ortak acısıdır. Acılar arasında hiyerarşi kurmadan, hepsine aynı insani hassasiyetle yaklaşmak ortak vicdanın gereğidir.

Geçmişte yaşanan trajedilerden çıkarılması gereken en önemli ders, kutuplaşmayı derinleştirmek değil; toplumsal barışı, hukukun üstünlüğünü ve adalet duygusunu güçlendirmektir. Devletin tüm kurumlarıyla hukukun gereğini eksiksiz yerine getirmesi, toplumun ise nefret dilinden uzak durarak birbirini anlamaya çalışması, benzer acıların tekrar yaşanmaması için en sağlam güvencedir.

İnsan onurunu esas alan, farklılıkları zenginlik olarak gören, inancı, kökeni, düşüncesi veya yaşam tarzı nedeniyle hiç kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye hepimizin ortak idealidir. Toplumsal huzur; ancak adaletin, eşit vatandaşlık anlayışının, demokrasi kültürünün ve karşılıklı saygının güçlenmesiyle kalıcı hâle gelebilir.

Bu vesileyle, 2 Temmuz 1993'te hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin acısını yürekten paylaşıyorum. Aynı şekilde, ülkemizin farklı dönemlerinde yaşanan tüm şiddet olaylarında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı da saygı ve rahmetle yâd ediyorum.

Temennim; geçmişin acılarını birbirimize karşı bir silah olarak değil, geleceği daha huzurlu ve daha güçlü inşa etmenin ortak sorumluluğu olarak görebilmemizdir. Birlik, kardeşlik, adalet ve barışın hâkim olduğu; hiçbir annenin evladını şiddete kurban vermediği bir Türkiye umuduyla, tüm kayıplarımızı saygıyla anıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Metin ÇAĞAN Arşivi

Sedası Güzel Olanın Sözü Tesir Eder

30 Haziran 2026 Salı 09:09

Kubbede Kalan Sada: İnsan ve İzi

11 Haziran 2026 Perşembe 11:11

Demirağ OSB: Bir Şehir Üretmeden Büyümez

01 Haziran 2026 Pazartesi 10:17

“Biz” Demeyen Şehir Büyümez

11 Mayıs 2026 Pazartesi 10:58

Sivas’ın Havalimanı Meselesi

07 Mayıs 2026 Perşembe 09:47