DİPLOMA İÇİN DEĞİL, KARAKTER İNŞASI İÇİN EĞİTİM

Bir süre önce iki ilimizdeki eğitim yuvalarımızda yaşanan hadiseler millet olarak hepimizi derinden üzdü. Bu olaylar, ortaöğretim çağındaki çocuklarımız tarafından uzun süre unutulmayacaktır. Özellikle de okullarında katliama ve baskınlara şahit olan öğrenciler üzerindeki travma uzun süre devam edecektir. Hayatını kaybeden masum yavruların hayalleri, hikâyeleri, ümitlerle dolu gelecekleri vardı. Hepsi yarıda kaldı. Küçük yaşta aynı sınıfta okuduğu arkadaşını çok üzücü bir şekilde kaybeden o hayat dolu çocuklar bu psikolojiden nasıl kurtulup geleceğe güvenle bakacaklar? Kendisine emanet edilen yavruları koruyabilmek için canını feda eden öğretmenimiz unutulur mu hiç? Öğretmenimizin bu davranışı ve fedakârlığı, eğitim gören öğrencilerimize gelecekte ibret dolu ve örnek bir davranış olarak anlatılır herhâlde.

İki ilimizde de gerçekleşen bu olaylardan sonra televizyonlarda ve halkımız arasında çok çeşitli yorumlar ve değerlendirmeler yapılmaktadır.

Elbette bu yorumların isabetli tarafları çoğunlukta. Genç dimağların bu noktaya nasıl geldiğini, bizim gibi uzun yıllar eğitim ve öğretimin içinde hem idareci hem öğretmen olarak bulunan insanlar daha iyi analiz edebilirler. Çünkü yetmişli yıllardan itibaren kademe kademe bu seviyeye nasıl gelindiğini müşahede ettik. Seksen öncesi olaylardan başlayarak seksen sonrası eğitimdeki bazı yanlış uygulamalar ve niteliği ön plana çıkarmayan sistemlerin bu noktaya gelmemizde büyük payı oldu. Doğduğu andan itibaren çocuğun sadece iyi bir okul kazanmasına ve iyi bir fakülte bitirmesine odaklanan velilerin de bu olumsuzluklar da katkısı az değil. Daha küçük yaşlarda çocuklarımızı esir alan dijital dünyanın ve sosyal medyanın da büyük sorumluluğu bulunmaktadır. Ayrıca değer yargılarını altüst eden, şiddeti ön plana çıkaran dizilerin ve programların olumsuz manadaki etkileri de oldukça fazladır. Özellikle ebeveynlerin çok muzdarip olduğu bu sosyal medya ve diziler hususuna yöneticilerin acilen çözüm üretmeleri gerekiyor. Televizyon haberlerinde sürekli kavgaların, şiddetin, cinayetlerin ekranlara taşınması çocuk yaştakilere olumlu mu, olumsuz mu etki yapar? Bu konular üzerinde hem sorumluluk sahiplerinin hem de yayıncıların düşünmeleri gerekmez mi? Son aylarda ünlü diye tanıtılan ve uyuşturucuyla anılan birçok şahsiyetin masum yavrularımızın üzerindeki tahribatları hiç dikkate alınıyor mu?

Artık sadece okulları bitirip diploma almanın yeterli olmadığı, karakteri düzgün nesiller yetiştirmenin daha da önemli olduğu insanımız tarafından çok iyi anlaşılmalıdır.

En önemli hususlardan biri de eğitimcilerimizin sarsılan otoritelerinin ve saygınlıklarının yeniden tesis edilmesidir. Öğretmene karşı öğrenciden yana tavır alma mantığından vazgeçilmelidir. Bu, öğrencilerimizin ezileceği anlamına gelmez. Elbette öğretmenimiz için çocuklar emanet olarak kabul edilecek, maddi ve manevi yönden yetişmeleri için daha fazla gayret gösterilecektir.

Aileler, eğitimciler ve devlet yöneticilerimizle beraber, el ele vererek geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı yeniden madden ve manen inşa etmek zorundayız. Bu vasıflardaki gençleri yetiştirdiğimiz zaman, geleceğe daha güvenle bakabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halis ALACAHAN Arşivi

OKUMA ORANIMIZI YÜKSELTMEK ZORUNDAYIZ

06 Nisan 2026 Pazartesi 12:07

HÜZÜNLE DOLU BİR BAYRAM

19 Mart 2026 Perşembe 10:54

NEDEN DAİMA GEÇMİŞE ÖZLEM DUYARIZ

20 Ekim 2025 Pazartesi 13:33