Gültekin ÇETİN
ORTADOĞU ANIZ YANGINI GİBİ ALEV ALEV
Orta Doğu şu an tam olarak o “kontrol edilemeyen anız yangını” aşamasında. Anız yangınları sadece tarlayı yakmaz; rüzgarı arkasına aldığında yandaki ormana, köye ve şehre sıçrar. Mart 2026 itibarıyla bu yangının neden “sönmek bilmediğini” ve nerelere sıçradığını şöyle özetleyebiliriz:
1. Yangın Kontrolden Çıktı (Bölgesel Yayılım)
Eskiden yangın sadece Gazze tarlasındaydı. Şimdi ise:
Lübnan Cephesi: Yangın kuzeye sıçradı. İsrail’in Lübnan’a yönelik kara harekatı, “ateşin önünü kesmek” yerine daha büyük bir alanı alevler içinde bıraktı.
Doğrudan İran-İsrail Savaşı: Eskiden birbirlerine “uzaktan taş atan” bu iki güç, şimdi doğrudan birbirlerinin stratejik tesislerini (rafineriler, askeri üsler) hedef alıyor. Bu, yangının artık “yerel” değil, topyekûn bir bölge savaşı olduğunu gösteriyor.
2. “Hürmüz” Rüzgarı Yangını Körüklüyor
Daha önce konuştuğumuz gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık bu yangına benzin dökmek gibi oldu.
Dünya ekonomisi bu “ısıyı” iliklerine kadar hissediyor.
Petrol fiyatlarındaki artış ve tedarik zincirindeki kırılmalar, yangının dumanının New York’tan Tokyo’ya kadar her yerde görülmesine neden oluyor.
3. İtfaiyeciler Arasında Kavga Var
Yangını söndürmesi gereken küresel güçler (ABD, Rusya, Çin), hortumun ucunu tutmak yerine birbirlerinin ayaklarına çelme takıyorlar:
ABD: Yangını “kontrollü” tutmaya çalışıyor ama Netanyahu’nun kendi ajandası (yeni bir enerji ve güvenlik mimarisi kurma isteği) Washington’un elini kolunu bağlıyor.
Rusya ve Çin: Batı’nın bu yangınla meşgul olup zayıflamasını izleyerek stratejik bir avantaj kolluyorlar.
Bu Yangın Türkiye’yi Nasıl Etkiler?
Türkiye, bu büyük yangının hemen komşu tarlasında. Bizim için riskler şunlar:
Ekonomik Kıvılcımlar: Enerji maliyetlerinin artması ve ticaret yollarının tıkanması.
Yeni Göç Dalgaları: Lübnan ve Suriye üzerinden gelebilecek yeni mülteci hareketliliği.
Güvenlik: Sınır hattındaki dengelerin değişmesi ve istikrarsızlığın yayılması.
Sonuç olarak: Anız yangınlarında en büyük tehlike, ateşin toprağın altına sızıp kökleri yakmasıdır. Bu savaş dursa bile, bölge halkları arasındaki nefret ve yıkım “kökleri yakmış” durumda; bu yaraların sarılması on yıllar alacaktır.
OKUMUYOR VE ARAŞTIRMIYORSANIZ UYUYORSUNUZ DEMEKTİR .
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.