Gültekin ÇETİN
AB-ABD NATO’DAN YOLLARINI AYIRIYOR MU ?
Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ilişkiler için “yollar tamamen ayrılıyor” demek iddialı bir ifade olur; ancak “stratejik bir yol ayrımı” ve “derinleşen görüş ayrılıklarından” bahsetmek çok daha isabetli. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en güçlü ittifak olan Transatlantik ilişkileri, son yıllarda ciddi sınavlar veriyor. İşte bu “ayrışmanın” temel nedenleri ve dinamikleri:
1. “Stratejik Özerklik” Arayışı
Avrupa, özellikle Trump döneminden sonra Washington’a olan askeri ve siyasi bağımlılığını sorgulamaya başladı.
Savunma: AB, NATO’ya bağlı kalsa da kendi savunma kapasitesini artırmak (Avrupa Ordusu fikri gibi) istiyor.
Bağımsızlık: ABD’nin iç siyasetindeki dalgalanmalar, AB’yi “kendi başının çaresine bakma” noktasına itiyor.
2. Ekonomik ve Ticari Rekabet
Eskiden ortak pazar hedeflenirken, bugün iki taraf arasında ciddi bir korumacılık yarışı var.
Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA): ABD’nin kendi yeşil enerjisini desteklemek için verdiği devasa teşvikler, AB tarafından “haksız rekabet” olarak görülüyor.
Teknoloji Savaşları: Veri gizliliği, yapay zeka regülasyonları ve büyük teknoloji şirketlerinin (Google, Meta vb.) denetlenmesi konularında AB çok daha sert ve kuralcı bir çizgide.
3. Çin ve Rusya Yaklaşımı
Düşmanlar ortak olsa da, bu düşmanlarla baş etme yöntemleri farklı:
Çin: ABD, Çin’i doğrudan bir “varoluşsal tehdit” ve askeri rakip olarak görürken; AB, Çin’i hem bir rakip hem de vazgeçilmez bir ekonomik ortak olarak değerlendiriyor.
Ukrayna Savaşı: Rusya konusunda şimdilik birlik içindeler ancak savaşın maliyeti ve enerji krizi Avrupa üzerinde çok daha ağır bir yük oluşturuyor. Bu durum, çözüm yöntemleri konusunda zaman zaman çatlaklara yol açıyor.
- Okumuyor ve Araştırmıyorsanız uyuyorsunuz demektir.
-Kültür Ve Tabiat varlıkları turizmci Ar-Ge yazar Gültekin Çetin
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.