Bedriye KARAHAN
KARDEŞLİKTEN KALAN....
Bazı bağların adı konmaz…
Çünkü kelimeler yetmez anlatmaya.
Kardeşlik de böyledir. Aynı evin duvarlarında büyüyen çocukluk, aynı sofrada biriken anılar, aynı seslerin arasında geçen yıllar… Hepsi zamanla geride kalır ama insanın içinde hiç eskimeyen bir yere dönüşür.
Yıllar geçer…
Evler değişir, yollar ayrılır, hayat herkesimizi başka başka yerlere savurur. Ama bir kardeşin yüzüne baktığında, bir anda yıllar önceki o günlere dönersin.
Birlikte yaşanan güzellikler, küçük kavgalar, kahkahalar… Ve artık geri gelmeyecek olan o güzel günler…
Belki de kardeşliği bu kadar kıymetli yapan şey budur. Geçmişten bize kalan en canlı hatıralardan biri olması…
Bir zamanlar aynı çatı altında bizi bir arada tutan sevgi, bugün başka bir şekilde yaşamaya devam eder. Bir bakışta, bir telefonda, “Nasılsın?” diye soran tek bir cümlede bile…
Çünkü bazı insanlar gittikten sonra bile sevgileri kardeşlerin arasında yaşamaya devam eder. Onlardan kalan ne varsa; bir söz, bir gülüş, bir alışkanlık, bir hatıra… Kardeşlerin kalbinde sessizce korunur.
Ve insan büyüdükçe anlar ki…
Kardeş, yalnızca aynı kandan gelen biri değildir. Kardeş, geçmişinden geleceğine taşıdığın bir parçadır.
Ne kadar uzaklara gidersen git, hayat seni ne kadar değiştirirse değiştirsin, kardeşinin yanında içindeki o eski çocuk hep yeniden ortaya çıkar.
Belki söyleyemediğimiz çok şey vardır.
Belki zamanında sarılamadığımız kadar sarılmadık.
Belki “iyi ki varsın” demeyi çoğu zaman erteledik.
Ama hayat bize bir şeyi öğretir:
Bazı sevgiler ertelenmemeli.
Çünkü kardeşlik, bu dünyada bize verilmiş en eski emanetlerden biridir.
Allah kalplerimizi birbirinden ayırmasın.
Aramızdaki bağ, yıllar geçtikçe daha da güçlensin.
Ve biz, hayatın sonunda dönüp geriye baktığımızda, geride kalan onca şeyin içinde en kıymetli hatıralarımızı birbirimizin gözlerinde bulalım.
Çünkü kardeşlik; aynı geçmişi paylaşmak değil, o geçmişi bir ömür kalpte birlikte taşımaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.