TEK KİŞİLİK BÜYÜK ORKESTRA

Kalpten   kalbe   bir  yol  vardır  ya  görülmeyen,  işte  bizimkisi   öyle bir gönül  bağı "Neşet"  üstad    ile… Öyle  bir  gönül  bağı  ki  ölümünün  ikinci yıl dönümünde  bu  yazıyı  kaleme  almayı  kendime  bir  vefa  borcu  olarak görecek  kadar… Üniversite hayatına kadar   hiç   halk  müziği  dinlememiş ve sevmemiş   biri olarak, türkülerinin,  yanık bozlaklarının sol yanıma dokunmasında ve yaşamımda  türkülerin  her  daim  önemli  bir  yere sahip  olmasında   onun  payının  çok  büyük  olduğunu  söylemeden geçemeyeceğim. Ne  zaman ona ait bir  türkü  duysam  böyle  bir  sanatkârın  varlığından  geç   haberdar  olduğum   için  kendime hep kızarım.
Kendi   dizelerindeki  yalan  dünyaya   veda  etmeden  önce :   ''Bana  öldü  demeyin, yoruldu  gitti.''  deyin  demişti  büyük  usta.  Bu   dünyadan   yorulup  gitse  de,  gönül  dağı  şimdi  onsuz  olsa  da , türküler  garip  kalsa  da    gönül  sazı  hep    yüreğimizde  olacak…
 Onu   ölümsüzlüğe  taşıyan  şeyleri  burada  nasıl  anlatacağız , nasıl  sayacağız, nereden   başlayacağız?  
Sazıyla  sözünü ,  sesiyle   yüreğini   bu  kadar  birleştirerek, hissettirmesine  mi?
Bin  yıllık  Anadolu  kültürüne  ve  türkülerine  bozlaklarıyla  can  ve   ses  vererek  yaşatmasına  mı ?
Bozkırların, Anadolu 'nun  acılarının, hüznünün, sevinçlerinin, hasretlerinin   avazı   olmasına mı ?
Âşıklık   geleneğin  son  halkası  olması  mı ?
Evrensel  bir  gönül   insanı  olmasına  mı ?
Abdallık  geleneğinin  son temsilcisi   olmasına mı ?
Sayısız   insanın  hayatında  mutlaka  içine  derinden   işleyen   bir  türküsünün   bulunmasına    mı ?
Âşık, çilekeş, garip  olmasına  mı ?
Onun  dilinde   bir  başka   olan  türküleri   yürekten  çalıp   yürekten  okumasına  mı ?
Mütevazi, sade , yapmacıksız  ve  samimi   kişiliğine  mi ?
Sadece   Kırşehir'in   değil  bu  memleketin  gururu  olmasına  mı ?
Sayısız  baş  yapıt  bırakmasına  mı ?
Tatlı  dilli , güler  yüzlü   olmasına   mı ?
Ses, söz , saz  ustası  olamasına  mı ?
………
Birçok insanın hayatının bir döneminde  mutlaka   Neşet  Ertaş  türküsünün  bulunduğuna  inanıyorum. Nasıl  bulunmasın  ki ? Hangimizin  diline  dolanmadı   ya  da  hangimiz   bir  zamanlar  bu  kadar anlam  yüklü  dizelerde  kendimizi  bulmadık  ki ? Ah  Yalan  Dünya,  Zahidem,  Gönül Dağı, Bir  Zamanlar  Cahildim Dünyanın  Rengine  Kandım, Mühür Gözlüm, Yazımı  Kışa  Çevirdin, Zülüf  Dökülmüş  Yüze, Evvelim  Sen  Oldun Ahirim  Sensin , Mapushanelere  Güneş  Doğmuyor, Neredesin  Sen, Acem  Kızı ….vs.   daha  bunlar  gibi   nice  efsaneleşmiş  türküleri  kalp  telimizi   titretip    ve  onu  bu  topraklarda    ölümsüz  kılmamış  mıdır ? Bu  bağlamda  bir  neslin  onun   türküleriyle  büyüdüğünü ve  en  az  üç  nesle  de  kendisini  sevdirmiş  olduğunu  söyleyebiliriz. O   bu   toprağın   insanının  her  daim   özü  ve  sesi  olmuştur.
Neşet   Ertaş 'ın   türküleri   kadar   bozlakları  da   çok  önemli  ve  değerlidir.  Bu  yüzden  bozlaklara   biraz  değinmek  istiyorum.   Çünkü  o  bozlakta  da  bir  ekoldür. ''Oy  Kader,  Aydost, Dağlar '' bozlağı kanaatimce  en  güzel  eserlerindendi.   Bu   coğrafyada  yüzyıllarca  belki  bozlak  söylendi  ama  biz  bozlağı onun  sayesinde tanıdık. Bozlaklar  onun  sazı , sesi  ve  icrasıyla babası  Muharrem  Ertaş 'ın  dediği  gibi   gök kubbeye  salınan  bir  çığlık  oldu.  Bozlağı  ''feryattır,  ağıttır  '' diye   nitelendirmişti   kendisi  de  Bu   konu  hakkında  yazanlar, bozlağın  bir  çeşit  uzun  hava   olduğu  konusunda    birleşmişler  fakat  bu  konu  hakkındaki  en  önemli  bilgiyi  Neşet  Ertaş  hakkında  ilk  kitabı  yazan  ve  onun   kamuoyuna   tanıtan müzisyen   Bayram Bilge  Tokel  vermiştir.
1999  yılında  ilk baskısı  yapılan  kitapta Tokel'in  verdiği  bilgi  özetle  şöyledir:  ''En  az  bir  oktavlık  geniş  bir  ses  aralığına   sahip  bozlaklar  türüne  yöresine  ve  tavrına  göre   başlangıç ,karar  ve  asma  karar  perdeleri  az çok  bilinen  müzikal  formlardır. Genellikle   tiz seslerden  başlayarak  inici bir  özellik  gösteren  ve  kendine  has   üslup  ve  tavırla   çalınıp  okunması  gereken  bozlaklar, gücünü  büyük ölçüde  yaşanmış  tarihi  ve  sosyal   olayları  anlatıyor  olmasından  alır. Yani  hiçbir  bozlak  laf olsun diye  durup  dururken  söylenmemiştir.
…..
Mesela   bir  bozlağın kesinlikle  sevinç ve  neşeyi  anlatmaması  gerekir. Çünkü  bozlakların özünde  sevincin  çoşkusu  değil, acının  feryadı  vardır. Sığ  ve  sıradan  bir  konunun  basit  ve  duygusuz  bir  ifade  ile  anlatıldığı  monoton  uzun havalar  elbette  bozlak  değildir. Bozlağa en  yakın  akraba form ağıtlar  olabilir. Çünkü  her  ağıt  bozlak  değilse  de  her  bozlak  büyük  bir  ölçüde   aynı  zamanda  ağıttır.''
Bu  konuda  geniş  bilgi  edinmek  isteyenler   Bayram  Bilge  Tokel 'in  Neşet  Ertaş  kitabını okayabilirler.
Yazımızı,  koca   ustayı   bin  bir  minnet   ve  rahmetle   anarak   şu  güzel  haberle  bitirelim. Devlet   Tiyatroları 2014 - 2015 sezonuna   büyük   ustanın  hayatını   oyun   olarak   aldı. Oyunun  adı  ''NEŞE  DERT  AŞK''   Devlet  Tiyatrolarına   gösterdikleri  bu nazik  duyarlılıktan dolayı  teşekkür  ederken, oyunun  Sivas  Devlet  Tiyatrolarında  da  sahnelenmesini  çok  isterim…  Büyük  üstada   ne  yapılsa  azdır  çünkü... Hatta    sinemaya  da  taşınması  gerekir   ki  yeni   nesiller    onu  tanısınlar. Zira  Neşet    Usta'yı  sevmeyen  nesle   âşina  olamayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi

6 Eylül Tarihli Gazetemiz

06 Eylül 2025 Cumartesi 11:32

7 Ağustos Tarihli Gazete...

07 Ağustos 2025 Perşembe 09:57

6 Ağustos Tarihli Gazete...

06 Ağustos 2025 Çarşamba 10:35

5 Ağustos Tarihli Gazete

05 Ağustos 2025 Salı 10:24

4 Temmuz Tarihli Gazete...

04 Ağustos 2025 Pazartesi 10:16

2 Ağustos tarihli gazetemiz

02 Ağustos 2025 Cumartesi 09:18

1 Ağustos tarihli gazetemiz

01 Ağustos 2025 Cuma 10:16

31 Temmuz Tarihli Gazete...

31 Temmuz 2025 Perşembe 11:07

30 Temmuz Tarihli Gazete

30 Temmuz 2025 Çarşamba 10:05

29 Temmuz Tarihli Gazete

29 Temmuz 2025 Salı 10:11