FİLİSTİN `DE iLK ÖNCE ÇOCUKLAR ÖLÜR

Beklenen  oldu.İsrail   havadan, karadan, denizden, orantısız  güç  kullanarak, Gazze'ye  ölüm  yağdırdı..Her  zamanki  gibi  insanlık  suçu  işledi.Hiç  değişmeyen  İsrail terör devleti ,utanmazlığını, acımasızlığını, inançsızlığını, zulüm  aşkını, bir  kere  daha  ilan  etti.
Anlaşılıyor ki genetik  kodlarındaki "katliam" ruhu  hala  yaşamaya devam ediyor.
66  yıllık  felaketler, işgaller, savaşlar  ve  çözülemeyen  Filistin  sorunuyla  bir  kez daha  karşı  karşıyayız. Ne  yazık  ki    sözün  de  sükuta  erdiği   yerdeyiz.
İsrail,  Filistin'i dünyanın gözü önünde canlı yayında sivillerin, kadınların, çocukların canlarını almaya devam ediyor. En iyi yaptığı işi yapıyor öldürüyor. Dünya da her zamanki gibi en  iyi yaptığını yapıyor. Canlı  canlı  izliyor!  Tüm  zamanların   seyirci  rekorunu  kıran  filmin  tahammülü  güç  sahnelerine   şöyle  bir  bakmak  lazım:
3  din  için  de   kutsal  olan  Filistin toprakları  üzerinde,  İsrail devletinin kurulmasıyla  birlikte  Filistinlilerin bitmek  bilmeyen çilesi başlamıştır.  İsrail'in  bombalarının  masum   ve sivil   insanları öldürmesine,  tarih  ilk  kez tanıklık  yapmıyor.Kendilerini üstün ırk , hatta tanrının çocukları, seçilmiş kavim olarak gören Yahudiler , 2008'de, 2009'da, 2012'de olduğu gibi, yine Hamas'a  atıldığı söylenen  bombalarla  sivil  halka,  yağmur  gibi  bombalar  yağdırarak  katletmişlerdi.Tüm  bu  saldırılarını,  vaat edilmiş topraklar  tezi üzerinden sürdüren  İsrail  yönetimi  amaçları   uğruna  her  yolu  meşru  görmekten  asla  çekinmiyor. Dünyanın  kendi  yanlarında  olmalarını , Arap  ülkelerinin  ses  çıkarmayacağını  bildiği  için  rahatlıkla   ve  özgüvenle  saldırılarına  pervasızca  devam  ediyor. Yandaşlarının  'İsrail'in kendini savunma hakkı vardır.' açıklamalarından  da  güç  bularak  , zehirli  gazlarla  katliamlarına   devam  ediyor.  Zaten  İsrail  yönetimi , bugün  varlık  sebebini  müslüman  ülke  yöneticilerinin bir  birlik  olmamalarına , sessiz  kalmalarına borçludur.
Biz  biliyor  ve  inanıyoruz   ki  İsrail 'in  kara  harekatının  sebebi, Hamas yönetimini  tamamen yok etmek, Sisi   benzeri bir darbe ile Hamas'ı  ve Filistin'i bitirmek ! Arka  planında  ise;  (Arz-ı Mevud)   Akdeniz 'deki    en  zengin  gaz  yataklarına  sahip  olmak.Doğal  gaz için  de masum  Filistinli   kanı....
İsrailli  kadın milletvekili  '' Filistinli   anneler  ölmeli  ki   yeni  teröristler  yetişmesin.'' diyor.(Kendi  hem cinsimden  bu  kadar  utanacağım  aklıma  bile  gelmezdi.) Sonra  yalanın  en  büyük  ustası  olan  İsrail  yönetimi ,  dünyaya  dönüp  'antisemitizm'  falan diyor. Tarihi  kanla  boyayıp, zekamızla  da  alay   etmek  bu olsa gerek.
İsrail'in, Gazze saldırısı  insanlığa   bir imha girişimidir. Hitler'in zulmünü bile gölgede bırakacak  bir  soykırımdır.Özellikle  de  çocuklara.. Çocuklar neşeli çığlıkları hak eder, kana bulanmış haykırışları değil...1,8 milyon Filistinlinin yaşadığı  Gazze'de nüfusun yarısını çocuklar oluşturuyor. Elinde  çikolatası ile   dünyaya  veda  eden beş  yaşındaki çocuk , kundaktaki   bir  bebek, Gazze  sahilinde  top   oynarken,  gazetecilerin  gözü  önünde  hiç  tereddüt  edilmeden  vurulan   Ahmet, İsmail, Muhammed, Zekeriya.... Ninnilerle uyutulması gereken bebeklerin  kurşunlarla susturulduğu   binlerce masum  bebek, rüyalarından  vurulan   mazlum  çocuklar   İsrail'e    ne  yapmış  olabilir  ki? Biliyoruz  ki  çocukların  beyaz  düşleri  olur, beyaz  kefenleri  değil.Çocukların  bir  insanın  en  zayıf  noktası  olduğunu  bildiklerinden   bunu  isteyerek ve  sistematik  olarak  yaptıklarını  düşünüyorum.
Herhalde tarihten  günümüze hiçbir   zulüm bu kadar büyümemiş, küreselleşmemişti.  Herhâlde insanlık hiç bu kadar alçalmamıştı, insanlığın onuru ve şerefi hiç bu kadar zedelenmemişti. Bugünlerde  susanlar  tarihe  karşı  asla  hesap  veremeyeceklerdir.
Ölen çocuk olduktan sonra "coğrafya" fark eder mi ? Akan mazlum kanı olduktan sonra "kimliği" fark eder mi ?Acılar   da  evrensel  olmalı.Bir  çocuğun eline diken batsa, bütün  insanlığın  canı  yanmalı. Alevlerin  ve  çığlıkların  yükseldiği  bugünlerde , yeryüzü   onca  âha  ve  bunca günaha  batmışların elindeyken , bir  insan  bu  zülme  nasıl  sessiz  kalabilir  ki?  Ahmet  Hamdi  Tanpınar 'ın  dediği   gibi, zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurmaz  mı ?
Bu  yazıyı  kaleme  alırken  Gazze'de  ölü sayısı 469'a  yaralı sayısı 3100'e yükseldiği  haberleri  son  dakika  olarak  geçiyor...Gazzeli   Müslümanlar    şu  an   çok  izzetli  ve  onursal  bir  direniş  gösteriyorlar. Her  şeye  rağmen  dimdik  bir  duruş  sergiliyorlar.1,8 milyonluk   Gazze   1.6 milyarlık  ümmetin   onurunu  koruyor.
Yüreğimize  az  da  olsa  su  serpen   şudur   ki,  Gazze'de  gönüllü  çalışan Norveçli Prof. Mads  Gilbert, kurtaramadığı  Gazzeli  çocuğu  alnından   öperken  çekilen  fotoğrafı ile sessiz kalan herkese insan olmayı öğretiyor.Dünyada  an  itibariyle  -devletlerinin  tüm  tepkisizliklerine  rağmen-  halk   bu katliama  karşı  sokaklarda  seslerini yükseltmeye  başladı.Ülkemin güzel   insanları  en  başından itibaren  bu  zulme  tarafsız  kalmayarak ,tepkisini  ortaya  koydu. Artık   dünyadaki  bütün    liderlerinin  bu  zülme  seyirci  kalmayarak , vicdanlarının   meydana  inme  zamanı   gelmedi  mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi

6 Eylül Tarihli Gazetemiz

06 Eylül 2025 Cumartesi 11:32

7 Ağustos Tarihli Gazete...

07 Ağustos 2025 Perşembe 09:57

6 Ağustos Tarihli Gazete...

06 Ağustos 2025 Çarşamba 10:35

5 Ağustos Tarihli Gazete

05 Ağustos 2025 Salı 10:24

4 Temmuz Tarihli Gazete...

04 Ağustos 2025 Pazartesi 10:16

2 Ağustos tarihli gazetemiz

02 Ağustos 2025 Cumartesi 09:18

1 Ağustos tarihli gazetemiz

01 Ağustos 2025 Cuma 10:16

31 Temmuz Tarihli Gazete...

31 Temmuz 2025 Perşembe 11:07

30 Temmuz Tarihli Gazete

30 Temmuz 2025 Çarşamba 10:05

29 Temmuz Tarihli Gazete

29 Temmuz 2025 Salı 10:11