Zekiye ÇOBAN
Gerçek Ölümsüzlük
Bazı insanlar bu dünyadan sessizce ayrılır ama arkalarında bıraktıkları iz, zamanın silemeyeceği kadar derindir. Onlar yaşadıkları yılların sayısıyla değil, hayatlarına dokundukları insanların kalbinde bıraktıkları güzellikle hatırlanırlar. Hasibe teyze de işte böyle insanlardandı.
Sekseni aşkın yılı geride bırakmış bir ömrün içinde neler biriktirmişti kim bilir… Kaç mevsim görmüş, kaç hikâyeye tanıklık etmiş, kaç insanın hayatına dokunmuştu… Gönüllü olarak emek verdiği vakıflarda onu tanıyanların hafızasında yalnızca yaşının getirdiği tecrübe değil, inceliğiyle yoğrulmuş bir insanlık hâli kaldı.
Görgülüydü. Çünkü görgünün yalnızca nasıl oturup kalkacağını bilmek değil, başkasının kalbine nasıl dokunacağını bilmek olduğunu gösterenlerdendi. Giyimine kuşamına her zaman özen gösterirdi. Okumayı severdi. İnsanın kendini geliştirmekten, dünyayı anlamaya çalışmaktan vazgeçmemesi gerektiğini bize davranışlarıyla öğretmişti. Temizliğe, düzene, çevresine özen gösterirdi. Etrafını temiz tutmak kadar kendi dünyasını da temiz tutmayı önemserdi. İnsanlarla iletişimi güzeldi. Hiç yükseldiğini duymadığımız tatlı sesiyle sözüne dikkat eder, kalp kırmaktan çekinirdi, dedikodudan uzak durduğu besbelliydi. Belli ki seçtiği kelimelerin, cümlelerin insanın içinde nasıl bir iz bırakabileceğini hesaba katardı. Bugün, bütün bunları bir araya getirdiğimizde Hasibe teyzemizin aslında bize çok kıymetli bir miras bıraktığını görüyoruz.
Şimdilerde nezaketin çoğu zaman zayıflık, inceliğin gereksiz bir ayrıntı gibi görüldüğü bir dünyada onun gibi insanların kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Çünkü insanı değerli kılan; ne kadar çok konuştuğu ne kadar çok şey bildiği ya da kaç yıl yaşadığı değil; başkalarına nasıl, neler hissettirdiği.
Hasibe teyzenin ardında bıraktığı hikâye de tam burada başlıyor. Bir ömrün ardından kalan, yalnızca hatıralar, fotoğraflar, eşyalar ve anlatılacak anılar değildir. Bazen bir insanın konuşma biçimi, temizlik anlayışı, kitap sevgisi, nezaket ölçüsü başkalarının hayatında yaşamaya devam eder.
Belki de gerçek ölümsüzlük budur. İnsan bedenen aramızdan ayrılır ama güzel huyları, inceliği ve hatıralarıyla yaşamayı sürdürür.
Hasibe teyze, ardında nadide bir hikâye bıraktı. Her hikâye kitaplara yazılmaz; bazıları insanların kalbine emanet edilir. Onunki de öyle bir hikâyeydi.
Mekânı cennet, hatırası daim olsun. Ardında bıraktığı güzellikler, onu tanıyanların gönlünde yaşamaya devam etsin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.