HALK DAHA NE YAPSIN

Seçim sonuçlarının ardından;  her alanda herkes, kendine göre yorum yapmaktadır. Ben, o  yorumların detayına girmeyeceğim. Herkesin bir, siyasi   görüşü  vardır. Beklenen, herkesin karşısındaki   insanın, siyasi  görüşüne saygı duymasıdır. Normal olanı budur. Bunun dışında yapılan, seçmenin tercihi  açısından  tüm yorumlar; yorum yapan kişilerin bağlı olduğu siyasi tercih açısından yapılan yorumlardır. O tür yorumlar da; bazen doğru yorumlar olsalar bile; karşı tarafı yaralayan yorumlar olmadan öteye geçmez. Kendi tarafındaki insanlara da; dolaylı olarak mesaj verme,  anlamını taşır. Unutmayalım, bugün karşı tarafta gibi görünenler, yarın sizinle birlikte olabilirler. Siyasi hayatımız, bunun örnekleri ile doludur.
Ülke gündeminde, bir seçim vardı, yapıldı. Ancak, sonuçların alınmasından sonra; memnuniyetsizliği olanlar, yorumlar yaparken; Halkı hedef alarak yorumlar yapıyorlar. Bana göre doğru bir değerlendirme değil. Neden derseniz?  Çok değil,  gelecek on ay içerisinde; Bu Ülkede bir genel seçim daha yapılacak. Şu anda şikayetçi olduğunuz Halktan, yine oy isteyeceksiniz.  Seçim öncesi, Halkın iradesini,  kendi  lehinizde oya çevirmek için gösterdiğiniz nezaketi, inceliği, anlayışı, aynen seçim sonrasında da yapmanız beklenir. Çünkü,  tekrar o kapıya gideceksiniz. Halkı yaralayıcı, suçlayıcı, aşağılayıcı, yorum yapan insanlar; sadece kendi  içerisindeki hazımsızlıkları dışarı vurmuş olurlar. Hele böyle bir hareketin kimi siyasiler tarafından yapılmasını doğru bulmuyorum.
Halk, aynı zamanda sizlerin aldığı kararları uygulayan, bir yapıya sahiptir. Özellikle; seçmen konumundaki insanlara daha nazik ve anlayışlı davranılması taraftarıyım. Hem demokrasinin kaynağı seçmendir, diyeceksiniz. Hem de seçmenin tercihini beğenmediğiniz zaman; seçmeni  yerden  yere vuracaksınız, olmadı. Bence; neden seçmenle gerekli irtibatı kuramadım, ben meselemi  yeteri  kadar anlattım mı? Acaba neyi yanlış yaptım, neyi yanlış söyledim,  gibi öz eleştirilerde bulunmayı  daha doğru buluyorum. Önceden de belirttim. Sonuçta; yine o seçmenin karşısına çıkacağım ve yapılacak yeni seçimler için; ondan oy isteyeceğim. O zaman, seçmen kendi  hakkında,  söylediğimiz hoş olmayan değerlendirmeleri, hatırlarsa; ne olacaktır. Hafızalarında, var olan bu değerlendirmeleri, silmek için ayrıca bir çaba göstermeniz gerekecektir. Unutmayalım seçimler; sadece kendi üyelerimizin katkısı  ile; kazanılmıyor. Arkada çok geniş  yelpazesi olan, büyük bir Halk kitlesi var. Asıl seçim sonuçlarını da etkileyen fikrime göre, o geniş Halk kitlesidir. Hedef o geniş kitleye, tabana ulaşmak olmalıdır. Onun geniş,   teferruatlı   analizini burada yapacak değilim. Bu konunun uzmanları; zaten fikirlerini açıkça söylemektedirler. Hatta,  siyasi partilere gerekli  yol haritasını da çizmektedirler. Durum bu olunca; yönetici konumundaki insanların; o başarının anahtarlarını belirten insanları, ne kadar dinledik?  Diye kendi  kendilerine sormaları gerekmez mi?  Kısacası, ortada istenmeyen bir sonuç varsa; en küçük ayrıntısından, en büyüğüne kadar detaylı olarak incelemek, analiz etmek gerekir.
Demokrasinin kaynağı olarak gösterilen Milletin, iradesi ile; ortaya koyduğu seçim sonuçları; bir vakıadır. Burada ana faktör; seçmenin tercihidir. Seçmen, sandığa  gitmek sorumluluğunu hissederek, seçme hakkını kullanmıştır. Burada önemli olan seçmenin, oyunu kullanmak adına yaptığı fedakarlıklardır.  Kimileri epey uzaklardan gelerek oylarını kullanmışlardır. Kimileri sağlığı el vermediği halde; o şarta rağmen oyunu kullanmıştır. Her şeye rağmen, oyunu kullanmaya gitmiştir. Katılım ortalama Batı ülkelerine göre yüksektir. Kimileri de seçme hakkını kullanmamışlardır. Bence, sandığa gitmeme nedenlerinin iyi analiz edilmesi gerekir. Gerçi, otuz Martta yapılan seçimde katılım bir hayli yüksektir. O nedenle Halk ile;  barışık olmak lazım. Halk, kendisine düşen görevi yapmaktadır. Öyle birilerinin sandığı gibi, cahil değildir. Kimi zaman arifdir. Kimi zaman çok uyanıktır. Kimi zaman laf daha ağzınızdan çıkmadan, ne demek istediğinizi anlar. Kimi zaman görmeden, duymazdan gelir. Ancak, hem görür, hem duyar.
Kendi Değer yargılarına sahiptir. Kendine göre dokunulmazlığı olan; kutsal kabul ettiği şeyleri korumasını bilir. Hele, hele konu Vatan ve Millet yararı olunca; bir çok şeyden fedakarlık eder. Yapılan şeyler kendi aleyhine de olsa; sineye çeker, sesini çıkarmaz. O nedenle; insanın içerisinden şu soruyu sorma isteği geliyor;  Halk, daha ne yapsın… Olaya bir de; bu açıdan bakmakta fayda vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi

6 Eylül Tarihli Gazetemiz

06 Eylül 2025 Cumartesi 11:32

7 Ağustos Tarihli Gazete...

07 Ağustos 2025 Perşembe 09:57

6 Ağustos Tarihli Gazete...

06 Ağustos 2025 Çarşamba 10:35

5 Ağustos Tarihli Gazete

05 Ağustos 2025 Salı 10:24

4 Temmuz Tarihli Gazete...

04 Ağustos 2025 Pazartesi 10:16

2 Ağustos tarihli gazetemiz

02 Ağustos 2025 Cumartesi 09:18

1 Ağustos tarihli gazetemiz

01 Ağustos 2025 Cuma 10:16

31 Temmuz Tarihli Gazete...

31 Temmuz 2025 Perşembe 11:07

30 Temmuz Tarihli Gazete

30 Temmuz 2025 Çarşamba 10:05

29 Temmuz Tarihli Gazete

29 Temmuz 2025 Salı 10:11