Gültekin ÇETİN
SANAL MEDYA KATİL Mİ YETİŞİYOR?
Bu soruya verilecek cevap, "sanal medya bir silah midir, yoksa o silahı tutan el| mi?" tartışmasına benzer. 2026 yılı itibarıyla yapılan araştırmalar Ve küresel olaylar, sanal medyanın tek başsına birini "katil" yapmadığını, ancak şiddete giden yolu kısalttığını ve radikalleşmeyi hızlandırdığını gösteriyor.
Sanal medyanın bu süreçteki rolünü üç temel başlıkta inceleyebiliriz:
1. "Echo Chamber" (Yankı Odalar) ve Radikalleşme
Algoritmalar, ilgi duyduğunuz içerikleri önünüze daha fazla getirir. Eğer bir genç öfke veya şiddet
içeren içeriklere bir kez takılırsa, algoritma ona sürekli benzerlerini sunar.
Sonuç: Kişi, dünyanın sadece bu nefret ve şiddetten ibaret olduğuna inanmaya başlar. 2026'da
yayımlanan raporlar, sosyal medyanın aşırı uçtaki fikirleri "normalleştirme" gücünün, özellikle ergenlik çağındaki bireylerde empati duygusunu körelttiğini vurguluyor.
2. Şiddetin Sıradanlaşması (Duyarsızlaşma)
Eskiden şiddet içeren bir görüntüye ulaşmak zorken, bugün bir kaydirma (scroll) uzağimızda,
Görünürlük Arayıșı: 2026'nin başlarında yaşanan bazı trajik olaylarda (örneğin $anliurfa ve Eskisehir
vakalar), saldırganların eylemlerini sosyal medyada "görünürlük kazanmak" ve "takdir toplamak"
amacıyla paylaştığı görüldü. Sanal dünya, bazen bu korkunç eylemleri bir "performans sanatına"
dönüştürme riski taşıyor.
3. Siber Zorbalık ve Psikolojik Kırılma
Sanal medya her zaman "fail" yetiştirmiyor, bazen de ağır bir "mağduriyet" yaratarak şiddeti tetikliyor. Siber Zorbalık: Sosyal medyada linç edilen veya zorbalığa uğrayan bireyler, bu biriken öfkeyi gerçek hayatta kontrolsüz bir şiddete dönüştürebiliyor. 2026-2030 Dijital Çocuk Güvenliği Eylem Planı, tam da bu "siber şiddet-gerçek şiddet"" döngüsünü kırmak için siber zorbalığa karşı devasa para cezaları ve hapis yaptırımları getirdi.
Öz Eleştiri: Suçlu Sadece Teknoloji mi?
Bilimsel veriler şunu söylüyor: Sanal medya bir büyüteçtir. Eğer bir bireyin içinde zaten psikolojik sorunlar, ailevi kopukluklar veya toplumsal dışlanmışlık varsa, sanal medya bu karanlığı besler, eğitir ve ona bir "platform sunar.
Ancak sağlıklı bir sosyal çevreye ve güçlü bir eleştirel düşünme yetisine sahip bir çocuk için sanal
medya sadece bir eğlence aracıdır.
Özetle: Sanal medya doğrudan 'katil yetiştirmiyor" ama şiddete meyilli bir zihnin ihtiya duydugu tüm
"mühimmatı (nefret söylemi, silah eğitimi videoları, radikal gruplar, görünürlük vaadi) ona altın
tepside sunabiliyor.
OKUMUYOR VE ARAŞTIRMIYORSANIZ UYUYORUNUZ DEMEKTİR.
TURİZMCİ AR-GE YAZAR GÜLTEKİN ÇETİN
Sizce bu noktada çözüm, bu mecraları tamamen yasaklamak mı yoksa çocuklara "dijital dünyada
hayatta kalma ve ahlak" dersleri vermek mi?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.