Bekir ÇÖL
BİR HOCAYA CEVAPLAR
BİR HOCAYA CEVAPLAR Diyorsun ki: Yine cahilce laflar ettin. He adımında cehaletini ortaya koyuyorsun.
Cevap: Ne yazsam sayfalarca cevap yazdığına göre pek cahil sayılmam. Cevap bile veremiyorsun çoğu zaman uydurma hadislere sarılıyorsun.
Diyorsun ki: “Ehl-i Sünnet Emeviler tarafından üretildi” sözü, tarih bilmemekten kaynaklanan sloganik bir iddiadır. Sen de buna inanacak kadar bilgiden yoksunsun. Ehl-i Sünnet’in temeli Emeviler değil; bizzat Hz. Peygamber Aleyhisselam’ın öğrettiği Kur’an ve sahih sünnet anlayışıdır. Ashabın tamamına yakınını temsil eden ana damar budur. İmam Malik, İmam Azam, Evzai, Hasan-ı Basrî gibi büyük imamların çoğu Emevi zulümlerine karşı durmuş insanlardı. Şimdi bunlara “Emevi projesi” demek, tarihi ters yüz etmektir.
Cevap: Peygamber Efendimizin binlerce Müslümana ve ashabına seslendiği meşhur veda hutbesi vardır. O büyük topluluğa Allah Resulü şöyle seslenir:
-Ey Ashabım! Allah’ın gönderdiği vahyi sizlere tebliğ ettim mi” diye üç defa tekrarlar. Bunu duyan Ashap, “Tebliğ ettin Y Resulellah” diye cevapladılar. Bu cevap üzerine Peygamberimiz: “Şahit ol Ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi, Şahit ol ya Rabbi” diye tekrarladı.
Allahın Resulü yeniden Ashabına, orada olan, olmayan ve gelecekte oluşacak tüm ümmetine şöyle seslendi:
-Ey Ashabım ve ey ümmetim! Size Allahın kopmaz ipi Kuranı bırakıyorum. Ona yapışın ve hiç bırakmayın.” Devamında şu ayeti okudu:
“Ve topluca Allah’ın ipi Kuran’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani siz, bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı. O’nun bu Kuran nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtardı. Doğru yolu bulasınız diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.” (Âl-i İmran 103)
Allah ayetin de böyle buyurduğu ve Resulüllah ta hutbesinde Kurana işaret ettiği halde İslam âlemi henüz üçüncü Halife Hz. Osman döneminde iç ayaklanmalara şahit oldu. İslam beldelerinden gelen isyancılar Hz. Osman’ı evinde katlettiler. Hz. Ali’yi de dördüncü Halife yaptılar.
Hz. Osman’ın öldürülmesi ve Hz. Ali’nin halife olması öyle bir fitneye sebep oldu ki İslam âlemi birden bire dört parçaya ayrıldı. Önce Hz. Ali ile beraber savaşırken onun aldığı kararlara itiraz eden bir kısım insanlar ayrıldılar ve Harici ismi aldılar. Kendi fikirlerini benimsemeyenleri öldürmeye başladılar.
Hz. Ali ile Hz. Ayşe arasında çıkan Cemel vakasında ekserisi Ashaptan olan 14000 insan öldü. Hz. Ali ile Şam Valisi Muaviye arasında çıkan savaşta 70 bin insanın öldüğünden bahsediliyor. Hz. Ali’nin öldürülmesi ile hilafet Muaviyenin eline geçti. Hz. Ali taraftarı olanlar Şii ismini aldılar. Kendilerini Peygamberin devamı olarak göstermek için Ehli Beyit’i sahiplendiler ve Hz. Hasana, Hz. Hüseyin önder tuttular. Veda hutbesinde ki Peygamberin sözüne bir kelime ilave ederek Peygamber dedi ki:
Ben size iki şey bırakıyorum. Birisi Kuran, diğeri de Ehli Beyittir. Ehli Beyti takip ederseniz yolunuzu şaşırmazsınız” dediler.
Diğer tarafta Hilafeti eline geçiren Emevi soyundan gelme eski Şam valisi Muaviye karşı tarafa elinden gelen her kötülüğü yapmaya başladı. Kendi iktidarından sonra Hilafete gelen oğlu Yezid Hz. Hasan’ı zehirletti. Yetmiş iki yakını ile Medine’den Irak’a giden Hz. Hüseyin’in önünü çevirerek aç ve susuz bırakarak büyük zulüm yaptı ve hepsini katletti. Çoğunluğun temsilini kaybetmemek için bunlar da adlarını Ehli Sünnet koydular. Tabi Hz. Peygamberi veda hutbesine de ki sözünü de şöyle değiştirdiler:
“Ben size iki şey bırakıyorum. Biri Kuran, diğeri peygamberin Sünneti” dedi diyerek kendilerini Ehli Sünnetçi ilan ettiler.
Yukarıda Mealini yazdığım ayette Allah’ü Teâla: Ve topluca Allah’ın ipi Kuran’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın!” buyurduğu halde biri Ehli Beyitçi, diğeri Ehli Sünnetçi olarak ikiye ayrıldılar. Bu ayrılıklar öyle şiddetlendi ki Peygamberi sözlerini bile ayırdılar. Birinin sahih kabul ettiği hadisi diğerleri kabul etmedi.
Bu bölünme diğer konularda bölünmeyi getirdi ve İtikad da, amel de birçok mezhebin doğmasına vesile oldu. Kendisini Ehli Sünnetçi kabul eden taifeden beş altı tane itikadi Mezhep doğdu. Yine ameli mezhepler de çoğalmasına rağmen takipçisi kalmayanlar unutuldu dört tane mezhep kaldı. Bu ayrılığı da önleyemeyen Ehli Sünnetçiler dört mezhebe de Hak mezhep dediler. Yani dördü de doğru söylüyor dediler. Hâlbuki bunların birisinin helal dediğine diğeri haram diyordu.
Allah’ın ve Resulünün yapışın, bırakmayın dediği Kuranı terk ettiler. Dini yaşamak için Peygamberin sözlerine hücum ettiler. Konuyla ilgili Peygamberin sözü yoksa hemen yerine hadis uydurdular. Peygamberi sözü diye Raviden diğer Raviye nakledilerek ezberde tutulduğunu söyleyerek beş-altı Raviden sonra yani iki yüz sene sonra yazılan hadislerle Ümmeti Muhammedi Kuransızlığa sevkettiler.
İmamı Azamı ayrılıkçılarla beraber gösteren Hoca yanılıyor. Hicri seksen de doğup 150 de vefat eden imamı azam hem itikadi ve hem de ameli konular da Ayetlere dayanarak fetva vermiştir. Ayette bulamadı ise kendi Reyi ile amel etmiştir. Hadislerin sahihliğine pek güvenmemiştir. Bu sebeple Başta Buharının yazarı, yine zamanın Hadis âlimleri, hatta İmamı Gazali bile İmamı azamı çok acımasızca tenkit etmişlerdir. Cevaplara devam edeceğiz inşallah
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.