Cemalettin Özyalçın
BİR ORMAN YANGINI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mersin’in Aydıncık ilçesi yakınlarında, benim de içinde bulunduğum sitenin çevresindeki ormanlık alanda 30 Temmuz 2026 sabahı yangın çıktı. Yetkililer tedbir amacıyla bizim sitemizin, diğer sitelerin ve hemen yanı başımızdaki köyün tahliye edilmesini sağladı.
Başlangıçta erken verildiğini düşündüğüm tahliye kararının tam zamanında alındığını, kısa süre sonra her tarafı duman kaplayınca anladım. İşin başında işi bilen tecrübeli uzmanların olduğu belliydi. Her tarafta başta jandarma olmak üzere güvenlik güçleri vardı. Araçlardan devamlı evlerimizi terk etmemizi isteyen ve birbirine karışan anonslar, telaşımızı daha da artırıyordu. Askerler tahliye sırasında bizlere çok yardımcı oldular. Çok teşekkür etmeme biz çıkarız dememe rağmen beni ve eşimi araçlarıyla yakındaki güvenli tepeye çıkardılar. Bazı site sakinlerinin güvenlik güçlerinden saklanarak evlerini terk etmediklerini sonradan öğrenince çok şaşırdım.
Alelacele, üzerimizdeki kıyafetlerle, kahvaltımızı bile yapamadan, sadece kimliklerimizi ve en değerli eşyalarımızı alarak evlerimizi terk etmek zorunda kaldık. Şiddetli rüzgâr nedeniyle bölgede iki gündür elektriklerin kesik olması yüzünden zaten çok zor durumdaydık. Yan taraftaki üzerinde cami ve birkaç ev bulunan tepeye çıkarak beklemeye başladık. Yakınımızdaki Ağaçlı Tesisleri ile diğer tesislerin de tahliye edilen insanlarla dolu olduğunu, bazı site sakinlerinin ise yazlıklarını olduğu gibi bırakıp memleketlerine döndüklerini öğrendik.
Tepeye kısa sürede gelen Kızılay’a ait mobil aşevi, atıştırmalıkların yanı sıra başta çay olmak üzere çeşitli içecekler dağıtmaya başladı. Gün boyunca eşim ve çok sayıdaki yangınzedeyle birlikte kaldığım tepede şahit olduğum görüntüleri hayatım boyunca unutmam mümkün değil Şok geçirerek etrafına şaşkınlıkla bakan insanlar, ağlayanlar, denizden aldığı suyu alevlerin üzerine boşaltan helikopter ve şiddetli rüzgâr nedeniyle havada yalpalayarak uçup bizleri korkutan yangın söndürme uçağı…
Bizleri Silifke-Taşucu Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin pansiyonuna yerleştirdiler. Aracı olmayanların ulaşımını AFAD ekipleri otobüslerle sağladı. İki gün boyunca pansiyonda konakladık. Bazı afetzedelerin de İmam Hatip Lisesi başta olmak üzere Taşucu ve Silifke’deki çeşitli okul pansiyonlarına yerleştirildiğini öğrendik. Kızılay bizlere kahvaltı ve iki öğün yemek verdi. Bazı kişilerin teşekkür edip şükretmek yerine pansiyondaki ufak tefek eksiklikleri büyüterek üst makamlara şikâyette bulunmaları bizleri çok üzdü.
Pansiyondan sorumlu müdür yardımcısı Sadettin Işık, insanüstü bir gayret göstererek bizlere çok yardımcı oldu. Sadettin Bey’in şahsında bütün pansiyon görevlilerine, orada konaklayanlar ve şahsım adına yürekten teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bir başka teşekkürümüz de bizleri ziyaret ederek moral veren Mersin Valisi’ne, Silifke Kaymakamı’na ve beraberlerindeki üst düzey yetkilileredir. Vali’nin açıklamalarına göre yangına yüzün üzerinde araç ve dört yüz personelle müdahale edilmiş, Mersin-Antalya kara yolu ise bir süre ulaşıma kapatılmak zorunda kalınmış.
Dehşeti birebir yaşadık. Yanı başımızdaki köy büyük zarar gördü. Allah’tan can kaybımız olmadı. Sitelerde zarar gören yazlıklar ve yeşil alanlar var. Yanarak uçan bir kuşun komşu sitedeki balkonlardan birinde bulunan çekyatın üzerine düşmesi sonucunda komşumuzun yazlığı tamamen yandı. Üstelik komşumuz, kızının yazlığında geçici olarak kalan Hataylı bir depremzedeydi. Yangının sıçrayarak genişlemesine yol açan kozalakları daha önce duymuştum; ancak kuşların da yangını taşıyabildiğini ilk kez duydum.
Yangın sırasında orman ekosisteminde yaşayan binlerce canlının yanarak hayatını kaybettiğini, çok sayıda küçükbaş hayvanın telef olduğunu, insanların evlerinin zarar gördüğünü ve benzeri olayları düşündükçe büyük bir üzüntü ve öfke duyuyorum. Ormanları kasıtlı olarak yakan, insan demeye dilimin varmadığı bu kişilerin yalnızca birkaç yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmalarını adil bulmuyorum. Kasten orman yaktığı kesin olarak ispatlananlara Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır cezaların verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dikkatsizlikleri veya ihmalleri nedeniyle yangına yol açanlar da hak ettikleri cezayı almalı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.