Cemalettin Özyalçın
SİVAS ESEN SİNEMASI
Halk arasında İstasyon Caddesi olarak bilinen İnönü Bulvarı üzerinde, değişik tarihlerde açılan üç tane sinema salonu vardı. Sivas’ta ilk açılan düzenli sinema salonu, 1932’de yapılmaya başlanan, 1936 yılında Yeni Hayat Sineması adıyla hizmete başlayan; Kale Camisi’nin kuzey duvarına bitişik bir konumda yapılmış olan “Tan Sineması” idi. Omay Sitesi’nin yerinde “Omay Sineması”, yıkılan Tekel Binası’nın yerine yapılan Şemsi Sivasi İl Halk Kütüphanesi’nin yanındaki Esen Sitesi’nin yerinde de “Esen Sineması” vardı. Tan Sineması Rahmi Çeltekli tarafından, Esen Sineması ise Rüstem İzmirli ve ortakları tarafından yaptırılmıştı.
1965 yılında hizmete giren Esen Sineması, Sivas’ın en modern ve en büyük sinemasıydı. Orta Anadolu bölgesinin en büyük sinema salonlarından birisi olduğu söylentisi de çok yaygındı. Toplam 1650 koltuk kapasitesine sahipti. Sinemaseverler üç farklı kattan istedikleri birini tercih edebiliyordu. Giriş kattaki salona, arkadaki kişinin sahneyi ve beyaz perdeyi görmesini engellemeyecek şekilde verilen iç bükey zemin üzerine, o zamana göre lüks koltuklar yerleştirilmişti. Salonun arka tarafında, girişin sağında ve solunda olmak üzere, dörder kişilik toplam on adet loca vardı. Orta kattaki makine dairesinin yanında “kulüp” adı verilen özel koltuklu lüks bir bölüm, en üst katta da balkon bulunuyordu. Beyaz perde göz hizasında olduğu için kulüpten film izlemek daha zevkli oluyordu. Beyaz perdenin önünde geniş bir sahnesi olduğu için konserler, tiyatro gösterileri ve benzeri etkinlikler genellikle bu sinemada olurdu. Gerekli olduğu zaman boş alanlara yerleştirilen sandalyelerle sinemanın kapasitesi daha da artırılırdı. Sahnenin ön tarafındaki Selçuk Turizm yazılı reklam afişi hâlâ hatırımda. Bu sinemayı ilk açıldığı yıllarda çalıştıran ortaklar arasında dayım Lütfü Fikri Kömürlüoğlu ve amcasının oğlu Mehmet Suzi Kömürlüoğlu da vardı. Kepenek Caddesi üzerinde 1950 yılında yapılan “Yalçın Sineması” işletmecileri arasında da yer aldılar. Bir ara Zara’da Belediye Sinemasında da işletmecilik yaptılar. On yıldan fazla işletmecilik yapan dayılarımızın sayesinde, o yıllarda Sivas’taki bütün sinemalar bizlere bedavaydı.
Esen sinemasına genellikle, afişlerinde “renkli Türkçe sinemaskop” yazılı kovboy filmleri gelirdi. Binlerce filmin oynatıldığı o yıllarda sinemaya gitmek, gazoz içerek film izlemek Sivaslıların en büyük zevkleri arasındaydı. Sinema salonları genellikle dolu olurdu.1960’lı ve 1970’li yıllarda sinemaya olan talep had safhadaydı. Herkesin birbirini tanıdığı o yıllar, Sivas’ın en güzel yıllarıydı. Sivas’ta sinemaların çoğalması halkın sosyal ve kültürel yapısını çok olumlu yönde etkiledi.
Filmde donma, ses kesilmesi ve benzeri bir durum olduğunda seyirciler hep bir ağızdan “Makiniiisttt!” diye bağırarak makinisti uyarırdı. Sinemaya girildiğinde halk tarafından “teşrifatçı” adı verilen görevli, elindeki el fenerleriyle yer gösterir bahşiş alırdı. Hatıralarda iz bırakan unutulmayan teşrifatçılardan biri, Tan Sineması’ndaki “Sürmeli” lakaplı bir ağabeyimizdi.
Tan Sineması makinistlerinden Necmettin Çimen ile iki binli yılların başlarında Eğitim Araçları Müdürlüğü’nde yıllarca beraber görev yaptım. Omay Sineması makinistlerinden Onur Erçelik de sık sık ziyaretine gelirdi. Ağırlıklı olarak sinema odaklı sohbetlerine bende katılırdım. Her iki sinema emektarına ve Sivas sinemalarında emeği geçen, rahmetli olan tüm sinema çalışanlarına, sahiplerine ve işletmecilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
İstasyon Caddesi’ne bağlı ara sokaklarda, büyük sinemalara bağlı olarak çalışan, yazın gösterime giren yazlık sinemalar da çok ilgi görüyordu. Kongre Binası’nın arkasındaki “Nur Sineması”, İstasyon Caddesi’nin arka tarafında bir bahçe içerisinde yer alan “Güler Sineması”, Şifaiye Medresesi’nin yanındaki “Selçuk Sineması” ve Buruciye Medresesi’nin yanındaki sinema başlıcalarıydı. Güler Sineması Esen Sineması’nın yazlığıydı. Etrafları kapalı, üstleri açık oldukları için yazın halk yazlık sinemaları tercih ederdi. Bu zaman aralığında kışlık sinemalar bakıma alınırdı. Kışlık sinemalar çok düzenli bir yapıya sahipken, yazlık sinemalarda o düzen yoktu. Sinemaseverler birbirine çıtalarla bağlanmış tahta sandalyeler üzerinde film izlerdi.
Selçuk Sineması’nın çok ilginç bir yapısı vardı. Şifaiye Medresesi’nin hemen yanıbaşındaydı. Sinemanın yan duvarlarından biri medresenin türbe tarafındaki duvarıydı. Beyaz perdesi Çifte Minareli Medrese tarafında, makine dairesi ise karşı tarafında yer alıyordu. Bir ara Fethiye halamın eşi, eniştemiz Ahmet Turan Akçadağ da bu sinemada makinistlik yaptı. 1970’li yıllarda Sivas’ta, siyah beyaz tek kanallı televizyon yayınının başlamasıyla sinemalar olumsuz etkilenmeye başladı. Sinemalara olan talep azaldı. Sinema salonları birer birer kapanmaya ya da değişime uğramaya başladı.
Esen Sineması
Esen Sineması ile Tekel Başmüdürlüğü Binası arasındaki boş alanda ikinci el Teksas, Tommiks, Zagor, Kaptan Swing ve benzeri resimli romanlar alınır, satılır, değiş tokuş yapılırdı. Daha sonraları bu ikinci el resimli roman pazarı afişlerin önüne taşındı. Hükümet Meydanı’nda, Turizm Bürosu’nun yanında, günümüzde “Tek Ağaç”ın yerinde, sinemalarda o an gösterilen filmlere ait afişlerin yan yana asıldığı yer olan “Afişlerin Önü”, Sivaslıların buluşma noktalarından biriydi.
Gençliğinde uzun yıllar Esen Sineması gişesinde bilet satan, sorularıma sabırla cevap veren, dayım Lütfü Fikri Kömürlüoğlu’nun oğlu, değerli büyüğümüz, emekli asker Fehmi Kömürlüoğlu ağabeyime katkılarından dolayı teşekkür eder, sağlıklı uzun ömürler dilerim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.