KURAN DA MİRAC YOKTUR! -6 MİRAC HADİSLERİ: 2

Başlığa bakanlar bana hem miraç Kuranda yoktur diyorsun hem de Miraç hadislerinden bahsediyorsun diyecekler. Acele etmeyin Miracın uydurma olduğu gibi hadislerinde uydurma olduğunu anlayacaksınız. Miraç hadislerin de öyle bir anlatım var ki yedi kat göğün her tabakası sanki komşu memleketin başkentinin ana caddesi gibidir. Peygamberimiz, her birinde bir peygamber ile karşılaşıyor. Hz. Âdem, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa göklerde karşılaştığı söylenen peygamberlerdir.

Yine bunlar gibi Peygamberimiz ikinci kat gökte başka birisi ile karşılaşıyor. Bu karşılaştığı peygamber olmadığı gibi insan neslinden de değildir. İkinci kat gökte Peygamberimizi karşılayan bir Arslan oluyor. Hem de öyle bir Arslan ki, Peygamberimize biraz kızgın gibi ve saldıracakmış gibi üzerine geliyor.

Peygamberimiz Arslandan bir adım geri atıyor ve Parmağında ki yüzüğü çıkarıp Arslan’ın ağzına atıyor. Peygamberin attığı yüzüğü ağzı ile kapan Arslan geri çekilip Peygamberimizden uzaklaşıyor. Peygamberimizin İkinci kat gökte Arslan ile karşılaması burada bitmiyor. Peygamberimiz Miraçtan döndükten sonra yakınları ve akrabaları ile Hz. Alinin evinde toplanıyor ve Miraç ta yaşadıklarını anlatırken sıra ikinci kat gökte ki Arslan ile karşılaşmasına geliyor. Yüzüğünü Arslan’ın ağzına atınca geri çekilmesini söyleyince Hemen Hz Ali ayağa kalkıyor ve ağzından çıkardığı yüzüğü Buyur ya Resulellah diyerek Peygamber Efendimizin eline veriyor. HZ. Süleymandan beri gelen usule gör yüzük kimde ise iktidar onda olur kaidesi gereği Hz. Ali hilafet hakkına sahip olmuş oluyor.

Bu kadar örnek vermeme rağmen yine de Miracın yokluğuna delil olacak ayetleri görüyoruz. Mesela aynı surenin 93. ayetinden Peygambere inanmayan müşrikler şöyle derler diye Yüce Allah buyuruyor ki:

“Yahut senin altından (yapılmış) bir evin olmalı veya göğe (uzaya) yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe (uzaya) yükselişine de asla inanmayacağız. dediler. (Resulüm!) Sen (onlara) de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben de (sizin gibi) ancak beşer olan bir elçiyim." (İsra 93) -Ayette geçen sözlere dikkat edelim: Allah buyuruyor ki: Hz. Muhammedin Risalet’ine inanmayan Müşrikler derler ki: "Ya Muhammet! Senin altından yapılmış bir evin olmalı. Veya göğe uzaya yükselmelisin. Yani Miraca çıkmalısın. Oradan bize okuyacağımız bir kitap getirmelisin.

Şimdi bu isteklere muhatap olan Peygamber hemen o müşriklere demez mi? Ben bu surenin başında geçen ayette olduğu gibi göğe yükseldim-Miraca çıktım. Orada Yüce Allah ile 90000 kelam konuştum, diyemez miydi? Veya niye demedi de Allah ona şöyle demesini emretti: "Sen (onlara) de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben de (sizin gibi) ancak beşer olan bir elçiyim." Yani Peygamberine diyor ki senin öyle Mucize gösterecek bir gücün yoktur, sende bir ölümlü beşersin.

-Bu ayete İhsan Aktaş Hoca şu yorumları yapmış: -Müşrikler, âyetlerde beyân edilen bu ve buna benzer mucizeleri her vesileyle Peygamberimiz (a.s.)dan talep ediyorlar; fakat bu isteklerini hep inkâr ve alay tarzında dile getiriyorlardı. Yoksa Resûlullah (s.a.v.)’e iman etmek gibi bir niyetleri yoktu… Diğer taraftan Kuran’ı tebliğ eden Hz. Muhammed (s.a.v.), elçi olarak gönderilmiş bir insandır. Onun, bunun dışında bir iddiası olmamıştır.

Hiçbir zaman ilâh olduğunu, güçlü olduğunu, yerleri ve gökleri yönettiğini iddia etmemiştir. İlk günden itibaren Allahtan vahiy getiren bir insan olduğunu söylemiştir. Allah Teâlâ ona şöyle demesini emretmiştir: Size «Allah’ın hazineleri yanımda» demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Yine size «ben bir meleğim» de demiyorum. Ben ancak bana vahyedilene tâbi oluyorum. De ki: «Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?»” (En‘âm 6/50)

Dolayısıyla onun dâvasında doğruluğunu öğrenmek isteyenler, onun tebliğ ettiği dine bakmalıdırlar. Onun ne kadar haklı ve tutarlı olduğunu sorgulamalı, bu konuda iknâ olurlarsa hemen iman etmelidirler. İkinci olarak peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmış kişinin bir insan olarak davranışlarına, ahlâkına, davet ettiği şeyle hal ve davranışlarının uyumluluğuna bakmalı ve ona göre karar vermelidirler.

Bütün bunlara rağmen ondan yeri yarmasını veya göğü parça parça üzerlerine düşürmesini istemeleri tamamen saçmalıktan başka bir şey değildir. Peygamberlikle böyle şeylerin hiçbir alakası yoktur. Fakat bu gerçeğin farkında olmayan inatçı kâfirler, peygamberin insan olmasına itiraz edip, bunu imansızlıklarına bir gerekçe olarak ileri sürmüşlerdir: Kaynak: (Ö. Çelik Tefsiri)

Hz. Muhammed (s)’e Allah tarafından bahşedilen tek mucize Kuran’ın kendisi olduğu için (bkz. bu surenin 59. ayetinin ilk kısmı ve yukarıda 71. not) sonraki pasajda Hz. Peygambere, bu tür taleplerin anlamsız ve tutarsız olduğunu bildirmesi emredilmektedir. (M. Esed Meali İsra-93. Ayet Açıklaması)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir ÇÖL Arşivi

KURAN DA MİRAC YOKTUR! -3

25 Ocak 2026 Pazar 10:44

KURAN DA MİRAC YOKTUR! -2

19 Ocak 2026 Pazartesi 11:46

PARELEL DİN İCAT ETMEK

11 Ocak 2026 Pazar 17:52

İMAN VE İBADET ANLAYARAK OLUR:

22 Aralık 2025 Pazartesi 10:08

VİCDAN DOĞRU SÖZ YERİDİR!

14 Aralık 2025 Pazar 10:00