Eyüp YENEROĞLU

Eyüp YENEROĞLU

İnsan En Çok İyilik Yapana Düşman Olur

Bazı insanlar kendilerine kötülük yapanları affeder.

Ama kendilerine iyilik yapanları affedemez.

Çünkü kötülük insanın canını acıtır.

İyilik ise insanın kendisi hakkında kurduğu yalanı bozar.

Bu yüzden mesele nankörlük değildir.

Asıl mesele, insanın kendisi hakkındaki hakikati taşıyamamasıdır.

Bir insana yapılan büyük bir iyilik yalnız yardım anlamına gelmez. Aynı zamanda ona tek başına yeterli olmadığını da hatırlatır. Bulunduğu yere yalnız kendi emeğiyle gelmediğini, hayatında başkalarının katkısı, desteği ve fedakârlığı bulunduğunu gösterir.

İşte birçok insanın taşıyamadığı şey budur.

Çünkü insan çoğu zaman kötülükten değil, kendisi hakkındaki hakikatten rahatsız olur.

Şeytanin En Büyük Zaferi

Şeytanın en büyük başarısı insanı kötülüğe çağırması değildi. İnsan zaten hata yapabilen bir varlıktı. Asıl başarı, insana kendisini yeterli göstermesiydi.

Kendisini yeterli gören insan zamanla şükretme ihtiyacı duymaz. Şükretmeyen insan ise hayatındaki katkıları görmemeye başlar. Bir süre sonra başarılarını yalnız kendi yeteneğine, bulunduğu yeri yalnız kendi çabasına bağlar.

Bugün modern insanın en büyük yanılgısı cehaleti değildir.

Kendisini başlangıç sanmasıdır.

Kendisini var eden insanları, kurumları ve fedakârlıkları görünmez hâle getirmesidir.

Çünkü insan kendisini başlangıç sanmaya başladığı gün hakikati değil, kendi efsanesini yaşamaya başlar.

Bugün birçok insan başarı hikâyesi anlatıyor. Fakat o hikâyelerin içinde yol açan insanlar yok. Sanki her şeyi kendi başına başarmış gibi konuşuyor.

Oysa insanın en büyük yalanı, kendisini kendi kendisinin eseri sanmasıdır.

İnsan Neden İyilikten Rahatsiz Olur.

İyilik çoğu zaman bir ayna gibidir.

İnsan aynada yalnız yüzünü değil, eksiklerini de görür. Kendisine yapılan büyük bir iyilik ona muhtaç olduğunu hatırlatır. Yardım aldığını, destek gördüğünü ve düşündüğü kadar bağımsız olmadığını gösterir.

Karakter sahibi insan bu gerçekle karşılaştığında büyür.

Kibir sahibi insan ise hakikate savaş açar.

Çünkü bazı insanlar iyiliğe değil, iyiliğin gösterdiği gerçeğe tahammül edemez.

Bu yüzden iyiliğin karşılığını vermek yerine iyilik yapan kişiyi küçültmeye çalışırlar. Onun kusurlarını ararlar. Değerini azaltmaya çalışırlar. Hatta zamanla ona düşman olurlar.

Çünkü yapılan iyiliği kabul etmek, kendi sınırlılığını kabul etmek anlamına gelir.

Ego için bundan daha ağır bir yük yoktur.

Teşekkür Bir Nezaket Değil, Hakikat Kabulüdür

Teşekkür etmek çoğu zaman bir görgü kuralı olarak görülür. Oysa teşekkür bundan çok daha fazlasıdır.

Teşekkür eden insan aslında bir hakikati kabul eder. Başardığı her şeyin yalnız kendi eseri olmadığını kabul eder. Hayatında başkalarının emeği, desteği ve katkısı olduğunu teslim eder.

Bu nedenle teşekkür yalnız nezaket üretmez.

Tevazu üretir.

Bugün birçok insan teşekkür etmekte zorlanmıyor.

Minnet duymakta zorlanıyor.

Çünkü teşekkür bazen kelimelerle yapılabilir. Minnet ise insanın egosundan vazgeçmesini gerektirir.

Ve modern insanın en büyük korkusu başarısızlık değildir.

Kendisine sandığı kadar yeterli olmadığını kabul etmektir.

Kendisini Başlangiç Sanan İnsan

Modern dünya insana özgürlük vaat etti. Fakat bu süreçte daha tehlikeli bir şey üretti:

Kendisini kendi kendisinin eseri sanan insanı.

Bugün birçok kişi başarısından söz ediyor ama ona yardim eden, iyilik eden insanlardan söz etmiyor. Bulunduğu makamı anlatıyor ama o yola çıkmasını sağlayan insanları anlatmıyor. Haklarından bahsediyor ama üzerindeki emeklerden bahsetmiyor.

Bu yalnız bireysel bir kusur değildir.Bu aynı zamanda bir medeniyet krizidir.

Çünkü modern çağ insana köklerinden bağımsızlaşmayı ilerleme olarak öğretti.Geçmişten kopmayı özgürlük olarak sundu.

Minneti zayıflık, bağlılığı gerilik, vefayı ise duygusallık gibi göstermeye başladı.

Sonunda ortaya garip bir insan tipi çıktı.

Her şeyi kendisinin başardığına inanıyor.Ama kendisini yetiştiren insanları hatırlamıyor.

Haklarından söz ediyor. Ama borçlarından söz etmiyor.

Özgürlüğünden söz ediyor.Ama hangi omuzların üzerinde yükseldiğini konuşmuyor.

Bu yüzden modern insanın en büyük problemi özgürlük değildir.

Hakikat problemidir.

Çünkü insan kendisini başlangıç sanmaya başladığında yalnız geçmişini kaybetmez.

Şükrünü kaybeder.Hafızasını kaybeder.

Ve sonunda kendisini de kaybetmeye başlar.

Hamd Artti, Teşekkür Azaldi

Vesileye teşekkürden âciz olanın Kâdir'e hamd etmesi riyakârlıktır.

Bu söz yalnız teşekkür hakkında değildir.

İnsanın hakikatle ilişkisi hakkındadır.

Bugün dini dil genişliyor ama ahlaki hafıza daralıyor. Hamd ifadeleri artıyor ama vefa duygusu zayıflıyor. İnsanlar nimetlerden söz ediyor ama o nimetlerin hangi insanlar aracılığıyla kendilerine ulaştığını unutuyor.

Vesileyi inkâr eden insan, yalnız bir insanı inkâr etmiş olmaz.

Hakikati inkâr etmiş olur.

Çünkü kendisini var eden elleri görmeyen insanın, kendisini var eden Kudret'i gerçekten görmesi de zordur.

İyiliğin Cezalandirildiği Toplum

Bir toplumun gerçek çöküşü kötülüğün çoğalması değildir. Kötülük her dönemde vardı.

Asıl çöküş, iyiliğin cezalandırılmaya başlamasıdır.

İyilik yapan insanların yalnızlaştığı, fedakârlık yapan insanların değersizleştirildiği ve vefa gösteren insanların kaybeden taraf hâline geldiği toplumlarda güven zayıflar.

Daha da kötüsü, insanlar iyilik yapmaktan korkmaya başlar.

Çünkü iyiliğin ödüllendirilmediği yerde karakter değil, çıkar büyür.

Vefa değil, fırsatçılık büyür.Güven değil, hesap büyür.

Böyle toplumlar ayakta kalabilir.

Ama yükselemez.

İnsan Önce Kendisini Kaybeder

Bir toplumun sonu kötülüğün çoğalmasıyla gelmez.

İnsanların kendilerini var eden iyilikleri inkâr etmeye başlamasıyla gelir.

İnsan kendisi hakkındaki hakikati kaybettiğinde yalnız teşekkür etmeyi unutmaz.

Neden teşekkür etmesi gerektiğini de unutur.

Sonra kendisini var eden insanları inkâr eder.

Sonra o insanları hatırlatan hafızayı.

Sonra hakikati.

Ve sonunda kendisini.

Çünkü insan iyiliğe düşman olmaz.

Kendisi hakkındaki hakikate düşman olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp YENEROĞLU Arşivi

Bu Çağ Deliden Korkar

19 Haziran 2026 Cuma 15:03

İnsanın En Büyük Savaşı

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:15

Kimse Bilmez Ahvalimizi

08 Haziran 2026 Pazartesi 10:39

Bizi Görünüşümüzle Okuma

06 Haziran 2026 Cumartesi 11:32

Tarihi Anlamanın Ahlakı

02 Haziran 2026 Salı 09:25

Hangi Bayram

26 Mayıs 2026 Salı 10:50

Lâ Demeden İllâ Denmez

21 Mayıs 2026 Perşembe 10:23

Emanet

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:08

Vefa

18 Mayıs 2026 Pazartesi 09:16

Güven

14 Mayıs 2026 Perşembe 10:25