Eyüp YENEROĞLU
Oy Kullanmak: Bir Hak mı, Yoksa Erdemli Bir Sorumluluk mu?
Oy Kullanmak: Bir Hak mı, Yoksa Erdemli Bir Sorumluluk mu?
Günümüzde oy kullanmak çoğumuz için temel bir hak olarak görülür. Seçimler yaklaşınca “Ben oyumu kullandım, hakkımı kullandım” deriz. Ancak antik Yunan filozofu Aristoteles, bu konuda farklı bir bakış açısına sahiptir. Ona göre, oy kullanmak bir hak değil, sorumluluk ve erdem gerektiren bir görevdir.
Aristoteles’in düşüncesine göre devlet işlerine katılmak, sadece özgür olmakla yetinmez. Bir kişi bilge, erdemli ve toplumsal sorumluluk sahibi olmalıdır. Yani oy kullanmak, sadece sandığa gitmek değil; devleti, toplumun işleyişini ve vatandaş olarak görevlerini anlamakla ilgilidir. Ona göre devletin iyi yönetilebilmesi, keyfi karar verenlerin oylarıyla mümkün değildir.
Bu yaklaşımın üç önemli boyutu vardır:
- Bilgi ve Anlayış:
Oy kullanacak kişi, seçtiği temsilcilerin ve alınacak kararların toplum üzerindeki etkisini anlamalıdır. Bilgi burada bir erdemdir; cahilce verilen kararlar devleti zayıflatabilir.
Günümüzde, seçimlerde yanlış bilgilendirme ve manipülasyon örnekleri, Aristoteles’in bu uyarısını doğrular niteliktedir.
- Toplumsal Sorumluluk:
Oy kullanmak bireysel bir eylem olmasına rağmen, sonuçları toplumu etkiler. Aristoteles’e göre, bir vatandaş, kendi çıkarı yerine ortak iyiyi gözeterek karar vermelidir. Örneğin bir belediye başkanlığı seçimi sadece mahalleyi değil, altyapı, eğitim ve sosyal hizmetleri de etkiler; bireyin sorumlu davranması toplumsal refah için kritiktir.
- Erdem ve Kararlılık:
Sadece özgür olmak yetmez; erdemli olmak gerekir. Bir vatandaş, seçimde dürüstlük, adalet ve ahlaki sorumlulukla hareket etmelidir. Bu, oy kullanmayı bir görev hâline getirir, basit bir hak değil. Modern toplumlarda bazı vatandaşlar oy kullanma hakkına sahip olsa da ilgisizlik veya kayıtsızlık, demokratik sistemin etkinliğini zayıflatabilir.
Aristoteles’in yaklaşımı günümüz demokrasileriyle kıyaslandığında oldukça öğreticidir. Günümüzde oy kullanmak herkes için bir hak olarak tanınmıştır ve seçimlere katılım bireysel özgürlükle eşleştirilir. Ancak bu hak, sorumluluk ve erdem bilinciyle kullanıldığında değer kazanır. Katılım oranlarının düşük olduğu seçimler, sadece hakkın kullanıldığı değil, erdemin ve bilincin eksik olduğu toplumlara işaret eder.
Günümüz örnekleri bu durumu netleştirir: Bazı ülkelerde gençler seçimlerde düşük katılım gösterirken, bilinçli ve araştırılmış oy kullanan bireylerin kararları, toplumsal ve ekonomik sonuçları daha olumlu yönde etkiler. Aristoteles, sandığa gitmeyi sadece bir rutin değil, topluma ve devlete karşı bir görev olarak görmemizi önerir.
Sonuç olarak, oy kullanmak bir lütuf veya basit bir hak değildir. Aristoteles bize hatırlatıyor ki bu, erdem ve sorumluluk gerektiren bir görevdir. Sandığa gittiğimizde yalnızca kendimiz için değil, toplum için karar veriyoruz. İşte gerçek demokrasi, bu bilinçle oy kullanabilen vatandaşlarla mümkün olur. Ve belki de Aristoteles’in öğüdü, modern dünyada daha çok hatırlanmaya ihtiyaç duyan bir rehberdir: Oy vermek sadece bir hak değil, erdemli vatandaşlığın bir gereğidir.
Kaynakça (Türkçe Kitaplar)
- Aristoteles – Politika, Say Yayınları
- Aristoteles — Nikomakhos’a Etik Say Yayınları
- Aristoteles — Atinalıların Devleti Say Yayınları
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.