PARELEL DİN İCAT ETMEK

Hoca kardeş Hadislere de Sünnetlere de antipatim yok. Benim kabul etmediğim sizin gibilerin hadislerle, sünnetlerle Kurana paralel bir din icat etmenizdir. Bu paralel din Emevî iktidarı ile başlamış ve günümüze kadar devam etmiştir. O günden beri Kuran bir kenara konmuş itikadi ve ameli konularda hadislerle ve daha çok uydurma hadislerle din icat edilmiştir. Bu sözlerimi ispat edecek yüzlerce örnek var ama ben sana bir örnekle anlatmaya çalışacağım:

Kuranı Kerim, Hadisler, fıkıh kitapları, Akaid eserleri Türkçeye çevrilirse İslam dininden kopacağımız sanılmış imanımızı tazelemek için Arapça cümleler icat edilerek anlamadan okunursa imanımızı yenileyeceğimize inanılmıştır. İşte onlardan biri olan ve arapça imanın şartlarının sayıldığı Amentü:

“Amentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülihi vel yevmil ahir. Ve bilkaderi Hayrihi ve şerrihi minellahi Teâla vel basü badel mevt. Eşhedü en Lailahe illellah ve eşhedü enne muhammeden abdühu ve Resulüh.

Ne dediğimizi anlamadan bu arapça cümleleri dua ediyormuş gibi söyleyince imanımızın tazeleneceğini sanmışız. Hâlbuki gerçekten Allaha inandığımızı bildirmek için Amentünün Türkçesini söylememiz gerekiyordu. Türkçe şöyle demiş olacaktık:

“Ben Allah’a inandım, Meleklerine, kitaplarına, Elçilerine ve ahiret gününe de inandım. Ve kadere de inandım ki hayır da şerde Allahtandır. Ve öldükten sonra yeniden dirilmeye de inandım. Ben şahidim ki Allahtan başka ilah yoktur. Yine şahidim ki Muhammet Allah’ın Elçisi ve kuludur.

Eğer Hocalarımız Kuranı anlayarak okumuş olsalardı Kuran ayetlerinde imanın şartının altı değil beş olduğunu göreceklerdi. Bak: Bakara 177 ve Nisa 136 ayetleri. Kader Kuranda vardır ve ölçü demektir. Allah her şeyi bir ölçü ile yaratmıştır.

Kaderi imana ilave edenler Emevî Sultanlarıdır. Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin-i katletmelerinin ve daha birçok günahlarının üstünü kapatmak için kaderi imanın şartlarına ilave etmişlerdir. Bir de Hayır ve şer Allahtandır cümlesini ilave ederek bütün suç ve günahlarını Allaha yüklemişlerdir.

Kaderin imandan olmadığı hadislerle de sabittir. Sahihi Buharinin hemen başında kırkıncı Hadisten itibaren görebilirsin ki imanın şartları beş olarak rivayette geçmektedir. Bundan birkaç hadis sonra ise imanın şartlarına altıncısı kader olarak bir rivayet daha yazılmış ve altı şartın doğruluğunu ispat etmek için şöyle bir izah yapılmıştır:

Rivayet ediliyor ki: İmanın şartı beştir diyen Râvi altıncı şartı dinlemeden Peygamberin meclisinden dışarı çıkmıştır. Onun aklında imanın şartı beş olarak kalmıştır. Diğer Râvi, sonuna kadar mecliste kaldığı için imanın şartının altı olduğunu duymuştur. Hadisle imanın şartlarını altı olarak tespit edenler böyle dedikleri halde Kuran ayetlerinde imanın beş olarak gösterilmektedir.

İşte o ayetler: Gerçek iyilik, kişinin Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inanmasıdır.” (Bakara 177)

Yine: “Şunu iyi bilin ki, her kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve âhiret gününü inkâr ederse, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüş demektir! (Nisa 136)

Bu iki ayette açık olarak imanın şartları beş tane olduğu görülmektedir. Böyleyken ayetleri yok sayıp hadislerle imanın şartlarını tespite çalışmak yukarıda söylediğim gibi paralel bir din icat etmektir.

Birde bilerek veya bilmeyerek imana ve nikâha zarar veren bir söz veya herhangi bir şey yaptıysak yeniden imanımızı ve nikahımızı tazelemek için şöyle bir dua icat edilmiştir:

Allahümme inna nüridü en üceddi del imane vennikaha tecdiden bi kavli la ilahe illellah, Muhammed’ür Resulüllah. Yani: Ey bizim Allah’ımız! Bizler: Allah’tan başka İlah yoktur ve Muhammed de onun elçisidir sözü ile imanımızı nikâhımızı yenilemek istiyoruz.

Evet, nikâhı bilmem de böyle diyerek ve tevbe ederek imanımız tazeleyebiliriz. Ama imanı tazeleyebilmek için ne dediğimizi dilimizin ikrar, kalbimizin de tasdik etmesi icap eder. Bu da ancak arapça ile değil konuştuğumuz dille söylemekle olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir ÇÖL Arşivi

İMAN VE İBADET ANLAYARAK OLUR:

22 Aralık 2025 Pazartesi 10:08

VİCDAN DOĞRU SÖZ YERİDİR!

14 Aralık 2025 Pazar 10:00

HURAFELERDEN MEHDİ KAVRAMI:

01 Aralık 2025 Pazartesi 09:15

KUARAN TASAVVUFU REDEDER Mİ?

17 Kasım 2025 Pazartesi 10:11

BU UYDURMALAR VAHİY VE SÜNNET DENİR Mİ?

06 Kasım 2025 Perşembe 09:45