Metin ÇAĞAN
Hayat Boyu Süren En Değerli Yatırım: Kendini İnşa Etmek
Günümüzde kişisel gelişim kavramı, popüler kültürün de etkisiyle ne yazık ki içi boşaltılan terimlerden biri haline geldi. Pek çok insan bu kavramı sadece altı çizili kitap cümlelerinden, sosyal medyada paylaşılan motivasyon sözlerinden ya da bitmek bilmeyen "yapılacaklar listelerinden" ibaret sanıyor. Oysa kişisel gelişim, anlık bir heves değil; hayatın her alanına sirayet eden köklü bir altyapı yatırımı, bir kendini yetiştirme meselesidir.
Her insanda, hayat boyu öğrenme ve sahip olduğu potansiyeli daima daha ileriye taşıma isteği olmalıdır. Çünkü insan, ancak kendini geliştirebildiği ölçüde hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma yararlı bir bireye dönüşebilir.
Unutmayalım ki, nitelikli bir toplum, sihirli bir değnekle değil; ancak nitelikli bireylerin omuzlarında yükselir. Kendini geliştiren her birey, aslında içinde yaşadığı topluma sunulmuş en büyük armağandır. Bireyin zihinsel, ahlaki ve kültürel olarak attığı her ileri adım, komşusuna, iş arkadaşına, ailesine ve nihayetinde tüm ülkeye yayılan pozitif bir dalga yaratır. Eğitimli, hoşgörülü ve kendini tanıma olgunluğuna erişmiş fertler arttıkça; toplumsal kutuplaşmalar azalır, ortak yaşama kültürü güçlenir ve kolektif refahımız inşa edilir.
Hayatta eğitim bilgiye, bilgi yeteneğe, yetenek ise kişisel gelişime muhtaçtır. Bilgi ve yetenekler insanda doğuştan var olan tohumlar gibidir. Eğitim ise bu tohumların yeşermesini sağlayan en önemli araçtır. Eğer insanın içinde gelişme isteği varsa, aldığı eğitimler ve katıldığı kurslar sayesinde içindeki o saklı cevher açığa çıkar.
Ne var ki, gelişim süreklilik ister. Bir insan yeni bir şeyler okumuyor, bildikleriyle yetiniyor, düşüncelerini not edip üzerine kafa yormuyor ve edindiği birikimi başkalarına aktarmıyorsa, bir süre sonra sıradan bir hayatın sığ sularında kaybolur. Üstelik bu sıradanlığın farkında bile varamaz. Düşünmeyen, üretmeyen ve bilgisini toplumla paylaşmayan bireylerden oluşan bir yapı, zamanla kültürel bir kuraklığa mahkûm olur. Bu durağanlığın panzehri ise okuma alışkanlığıdır. Okumak, zihni sürekli uyanık tutan en güçlü gelişim aracıdır.
Kişinin kendini tanıması; güçlü ve zayıf yönlerini, değerlerini ve hedeflerini belirlemesi hayatı boyunca yöneteceği en değerli girişimdir. Eksiklerini bilip telafi yoluna giden insan, kendi potansiyelini adım adım inşa eder. Bu inşa sürecini her zaman tek başına yürütmek mümkün olmayabilir. İşte bu noktada kişisel gelişim kurslarından, diksiyon seminerlerinden ya da mesleki eğitimlerden yararlanmak son derece doğal ve takdir edilesi bir adımdır.
Ancak ne zaman biri kendini geliştirmek istese, çevresinden o tanıdık sesler yükselir: "Senin buna ne ihtiyacın var?", "Zaten güzel konuşuyorsun, diksiyon kursu da nereden çıktı?" Bu söylemlerde bulunanlar, aslında kendilerini gelişime kapattıkları gibi, çevrelerindeki insanların da ilerlemesini istemeyenlerdir.
Oysa bir kişinin kendi iletişim becerisini veya mesleki donanımını artırması, yarın toplumda daha kaliteli bir hizmet, daha kibar bir etkileşim ve daha üretici bir iş gücü olarak herkese geri dönecektir. Başkalarının gelişimini engellemek, farkında olmadan toplumun da yerinde saymasına neden olmaktır.
Kişisel gelişimi "gereksiz" görenlerin geçmişine baktığımızda iki temel sorun görürüz: Ya geçmişte gerçekçi olmayan, ölçülemeyen çok büyük hedefler koyup hüsrana uğramışlardır ya da sürekli yeni içerikler tüketip bu bilgileri hayatlarına uygulayamamışlardır. Unutmamak gerekir ki, hayata geçmeyen bilgi sadece zihinsel bir yüktür. Gerçek değişim, öğrenilenlerin yaşam pratiğine dökülmesiyle başlar.
Her bireyin hayattan beklentisi ve özellikleri farklıdır. Önemli olan, yaşımız ne olursa olsun öğrenmeye açık kalabilmek ve her gün bir önceki günden daha donanımlı bir insan olmak için çaba göstermecidir. Kendini geliştiren her birey, toplumun geleceğine konulmuş sağlam bir tuğladır.
Gelin, bugünden itibaren kendimize şu soruyu soralım: Bugün içimdeki yeteneği büyütmek ve topluma daha faydalı olmak için ne yaptım?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.