Metin ÇAĞAN
Millî Şuur Olmadan Gelecek Olmaz
Bir milleti ayakta tutan yalnızca ordusu, ekonomisi ya da teknolojisi değildir. Asıl güç; tarihini bilen, kültürünü tanıyan, ortak değerlerine sahip çıkan ve geleceğini bu bilinç üzerine inşa eden nesillerdir.
Millî şuur zayıfladığında ise toplumun en sağlam görünen temelleri bile zamanla sarsılmaya başlar.
Tarih boyunca milletleri zayıflatmak isteyenler, her dönemde farklı yöntemlere başvurmuştur. Dün savaş meydanlarında yürütülen mücadeleler, bugün çoğu zaman fikir, kültür, iletişim ve bilgi alanında sürmektedir.
Dijital dünyanın sunduğu sınırsız imkânlar doğru kullanıldığında büyük bir fırsattır; ancak yanlış kullanıldığında gençlerin kimlik, aidiyet ve değer dünyasını da etkileyebilmektedir.
Bu nedenle üzerinde en çok durulması gereken alanlardan biri eğitimdir. Eğitim yalnızca meslek sahibi olmanın aracı değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk, ahlak ve millî bilinç kazandıran en önemli kurumdur. Kendi tarihini, kültürünü ve inanç dünyasını tanımayan bir neslin, geleceğini sağlam temeller üzerine kurması kolay değildir.
Bugün toplum olarak rüşvetten, haksız kazançtan, kul hakkının ihlal edilmesinden, adalet duygusunun zedelenmesinden ve ahlaki yozlaşmadan şikâyet ediyorsak, yalnızca sonuçları konuşmak yeterli değildir. Bu sorunları doğuran sebepleri de sorgulamak zorundayız. Ailede, eğitimde ve değerler eğitiminde meydana gelen eksiklikler, toplumun bütün kesimlerini zamanla etkileyebilmektedir.
Maddi kalkınma elbette önemlidir. Ancak bilim, teknoloji ve ekonomik gelişme kadar ahlak, sanat, kültür ve maneviyat da güçlü bir toplumun vazgeçilmez unsurlarıdır. Bedeni besleyip ruhu ihmal eden bir anlayış, uzun vadede insanı da toplumu da yorar.
Şükür ki ülkemizde insanlar ibadetlerini özgürce yerine getirebilmektedir. Camilerimiz açıktır; isteyen namazını kılar, orucunu tutar, mevlidini okutur, umreye ve hacca gider. Bu, kıymeti bilinmesi gereken önemli bir nimettir.
Ancak inanç, insanı kibirli ve kırıcı değil; merhametli, adil ve güzel ahlak sahibi yapmalıdır. İnancını yaşarken başkalarını incitmek, yargılamak veya ötekileştirmek dinimizin özüne uygun değildir. İman kalpte kök saldığında dile nezaket, davranışa da adalet olarak yansır.
Bugün karşı karşıya bulunduğumuz en büyük tehlikelerden biri de cehalettir. Çünkü bilgiyle desteklenmeyen inanç kolayca istismar edilebilir. Dinini güvenilir kaynaklardan öğrenmeyen, tarihini araştırmayan ve kültürünü tanımayan insanlar yanlış yönlendirmelere daha açık hâle gelir. Bu durum hem bireye hem de topluma zarar verir.
İnsan kalbi boşluk kabul etmez. O boşluk; ilimle, ahlakla, sevgiyle, edep ve sorumluluk duygusuyla doldurulmazsa, yerini yanlış alışkanlıklar, zararlı düşünceler ve yabancılaşma alabilir. Bu yüzden çocuklarımızın yalnızca akademik başarısıyla değil, karakter gelişimiyle de ilgilenmek zorundayız.
Peygamber Efendimizin, "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz." anlayışı, öğrenmenin ömür boyu devam eden bir sorumluluk olduğunu bize hatırlatır. İlim; yalnızca diploma sahibi olmak değil, doğruyu aramak, kendini geliştirmek ve öğrendiğini faydaya dönüştürmektir.
Çocuklarımıza ve gençlerimize verebileceğimiz en büyük miras; sağlam bir karakter, güçlü bir tarih bilinci, çalışma disiplini, kul hakkına saygı, vatan sevgisi ve doğru bilgiyle beslenmiş bir inançtır.
Millî şuur, başkalarına düşmanlık etmek değil; kendi değerlerini tanımak, onları yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Maneviyat ayrıştıran değil, birleştiren; ilim ise karanlığı değil, hakikati aydınlatan en büyük güçtür.
Kale yıkılmadan surları sağlamlaştırmak, gençliğe sahip çıkmak gerek. Onlara ilim, ahlak, çalışkanlık, sorumluluk, vatan sevgisi vermek, aşılamak gerek. Çünkü millî şuurunu kaybeden toplumlar yönünü kaybeder; yönünü kaybeden toplumlar ise geleceğini başkalarının belirlemesine zemin hazırlar.
Unutmayalım ki en büyük mücadele, insanın kendi kalbini ve zihnini koruma mücadelesidir. Kalplerimizi ilimle, imanla, güzel ahlakla ve sevgiyle doldurabilirsek hem kendimizi hem de geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine inşa edebiliriz. Çünkü millî şuuru güçlü olan milletlerin geleceği de güçlü olur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.