Metin ÇAĞAN
Sigara zararlı mı, değil mi? Biliyoruz ama değişmiyoruz!..
Aile içi iletişim eksikliği, aile içi şiddet, anne-babanın veya aile büyüklerinin içmesi, arkadaş etkisi, bir büyüme sembolü olarak görülmesi, merak ve özenti gibi nedenlerle özellikle çocukluk ve gençlik çağında kazanılan bir alışkanlık olan, her yıl dünyada milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan, dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen, nikotin maddesi nedeniyle bağımlılık oluşturan, bu özelliğiyle gençler arasında yeni bağımlıların ortaya çıkmasına yol açan, içeriğinde nikotin, katran, karbonmonoksit gibi insan sağlığına son derece zararlı kimyasal maddeler bulunan sigara bir tütün ürünüdür.
Hepimiz biliyoruz, değil mi? Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu, içinde 4000’den fazla zehirli madde barındırdığını, kanserden felce kadar her türlü hastalığa davetiye çıkardığını artık ezberledik.
Televizyondaki kamu spotları, paketin üzerindeki o ürkütücü fotoğraflar, her doktor randevusunda duyduğumuz aynı nasihatler... Peki, sadece bilmek yetiyor mu? Maalesef hayır. Çünkü mesele sadece bilmek değil, bilinen bu gerçeği hayata geçirecek o cesur adımı atmak; yani değişmek.
Aslında sigara içen her birey, her nefeste sadece duman çekmiyor; evinin bereketini, çoluk çocuğunun rızkını ve alın teriyle kazandığı nafakasını da duman olup uçuruyor. Kendi sağlığını adım adım mahvettiği yetmezmiş gibi, en yakınlarını, yani eşini, evladını ve dostlarını da o zehirli havaya mahkûm ederek pasif içici haline getiriyor. Çevresine yaydığı o ağır kokuyla sosyal bir izolasyona sürüklenirken, aslında ne kendine ne de sevdiklerine hiçbir faydası olmayan bu bağımlılığa teslim oluyor. Sormak lâzım: Bir insan, bile bile neden hem kesesine hem de nefesine bu kadar zulmeder?
Bu bağımlılığın bedeli sadece hastane koridorlarında ödenmiyor. Sigara; kanser, kalp hastalıkları ve KOAH gibi ağır sağlık sorunlarının yanı sıra, doğayı kirleten izmaritleriyle ve sebep olduğu yangın riskleriyle çevremizi de tehdit ediyor. Ekonomik olarak ise bir düşünün; o paketlere verilen paralarla bugün evinizde hangi eksikler giderilir, çocuklarınızın hangi hayali gerçek olurdu? Sosyal hayatımızdaki o keskin koku ve dumanın yarattığı mesafe de cabası. Sigara bir zevk aracı değil, sağlığımızı ve özgürlüğümüzü elimizden alan sinsi bir prangadır.
Ancak bu esaretten kurtulmak imkânsız değil. Sigarayı bırakmak için önce samimi bir niyet, sonra güçlü bir motivasyon gerekiyor. Ailenizi, sağlığınızı ve geleceğinizi merkeze koyarak bu kararı verin. Eğer zorlanıyorsanız profesyonel bir destek almaktan çekinmeyin; doktorlar ve psikologlar bu yolda en büyük yardımcınız olacaktır. Sigaranın yarattığı boşluğu sporla, yeni hobilerle veya basit sağlıklı alternatiflerle doldurarak tetikleyicilerden kaçının. Kendinize küçük ödüller koyun ve kazandığınız her sağlıklı nefesin tadını çıkarın.
Gelin bugün bir karar verelim. Bugün bir milat olsun! Bu yazıyı okuyup bitirdiğinizde, cebinizdeki o paketi "son bir tane daha" demeden, bir daha açılmamak üzere çöpe atın. O dumanın evinizdeki neşeyi, cebinizdeki bereketi ve ciğerinizdeki ferahlığı çalmasına izin vermeyin. Kendinize, bu şehre ve bu ülkeye borcunuz olan o sağlıklı nefesi bugün geri alın. Unutmayın; bırakmak bir kayıp değil, hayata yeniden ve tertemiz bir "merhaba" demektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.