Baler Fidan
TERÖRİSTE AYRICALIK KALLEŞLİĞE TAVİZDİR
Terörle Mücadelede Kazanılan Başarı, Siyasi Masalarda Tartışma Konusu Yapılmamalıdır!
Türkiye, yaklaşık yarım asra yaklaşan terörle mücadelesinde çok ağır bedeller ödedi. Binlerce şehit verdik, binlerce gazimiz hayatını değiştiren yaralar aldı. Güvenlik güçlerimizin fedakârlığı, milletimizin kararlılığı ve devletin yürüttüğü mücadele sayesinde terör örgütünün hareket alanı büyük ölçüde daraltıldı.
Bugün gelinen noktada, PKK’nın silah bırakma noktasına gelmiş olması, benim değerlendirmeme göre herhangi bir siyasi pazarlığın değil; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Emniyet Teşkilatı’nın, Jandarma’nın, güvenlik korucularının ve isimsiz kahramanlarımızın yıllarca süren kararlı mücadelesinin sonucudur. Bu başarının gerçek sahipleri; şehitlerimiz, gazilerimiz ve gece gündüz demeden görev yapan güvenlik güçlerimizdir.
“Terörsüz Türkiye” hedefi elbette herkesin ortak arzusudur. Ancak bu hedefe ulaşılırken, terörle mücadelede elde edilen kazanımların zedelenmesine yol açabilecek hiçbir adım atılmamalıdır. Terörün sona ermesi, devletin temel niteliklerini tartışmaya açmanın veya terörün gölgesinde yıllarca dile getirilen talepleri farklı yöntemlerle hayata geçirmenin aracı hâline gelmemelidir.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen bazı yasal düzenlemeler hakkında ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Düzenlemelerin içeriği resmî olarak netleşmeden kesin hükümler vermek doğru değildir. Ancak kamuoyunda dile getirilen iddiaların doğru olması hâlinde, terör örgütü mensuplarına veya onlarla bağlantılı kişilere yönelik ayrıcalıklı uygulamaların gündeme gelmesi, toplum vicdanını derinden yaralayacaktır.
Terörle mücadele, yalnızca güvenlik meselesi değildir; aynı zamanda hukuk, adalet ve toplumsal vicdan meselesidir. Hukukun temel ilkesi eşitliktir. Hiçbir düzenleme, yıllarca bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne kastetmiş bir yapının mensuplarına özel imtiyaz sağladığı algısını oluşturacak nitelikte olmamalıdır. Böyle bir algı dahi, terörle mücadelede görev yapan güvenlik personelinin fedakârlığını gölgeleyebilir ve şehit aileleri ile gazilerimizin haklı hassasiyetlerini incitebilir.
Daha önce de defalarca ifade ettiğim gibi; Türkiye’nin ihtiyacı yeni siyasi tartışmalar değil, terörün hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılmadığı güçlü bir hukuk düzenidir. Etnik kimlik üzerinden siyaset üreten anlayışların yeniden güç kazanmasına zemin hazırlayacak adımların, ülkenin geleceğine katkı sağlamayacağı kanaatindeyim. Türk milletini ortak kimlik olarak birleştiren vatandaşlık anlayışı, üniter devlet yapısı ve Türkçenin resmî dil niteliği, günlük siyasi tartışmaların konusu yapılmamalıdır.
Terör örgütlerinin silah bırakması elbette önemlidir. Ancak asıl başarı, silah bıraktırırken devletin temel ilkelerinden taviz vermemektir. Kalıcı barış, ayrıcalıklarla değil; adaletle, eşit hukukla ve milletin ortak değerlerine bağlılıkla sağlanabilir.
Yarın Meclis’e gelecek düzenlemeler, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin gelecek nesillerini de etkileyecektir. Bu nedenle bütün siyasi partilerin kısa vadeli siyasi hesaplardan uzak durarak hareket etmesi, düzenlemelerin millet vicdanında kabul görecek şekilde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Türkiye’nin gerçek başarısı; terörü bitirirken Cumhuriyet’in temel değerlerini, hukuk devletini ve milletin ortak iradesini güçlendirebilmesidir. Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanın geleceği, günübirlik siyasi hesaplarla değil; milletin birliği, adalet ve ortak vicdan ekseninde şekillendirilmelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.