Yunus BUDAKTAŞ

Yunus BUDAKTAŞ

Tren Hızlı, Planlama Yavaş

Bugün Sivas’ta yeni Yüksek Hızlı Tren Garı hizmete açıldı. Öncelikle hayırlı olsun. Çünkü Yüksek Hızlı Tren, Sivas’ın son yıllarda aldığı en önemli ulaşım yatırımlarından biri. Ankara’ya, ardından İstanbul’a ulaşımı kolaylaştırdı, seyahat alışkanlıklarını değiştirdi. Sivaslılar da YHT’yi kısa sürede benimsedi.

Ankara-Sivas hattı ilk üç yılında 2 milyon 356 bin 815 yolcu taşıdı. Artan talep üzerine 2026 yaz döneminde hatta 36 bin 168 kişilik ilave kapasite oluşturuldu. Yani YHT’nin Sivas’a sağladığı fayda da gördüğü ilgi de ortada.

Fakat tam da bu başarı bugün başka bir soruyu sormamızı gerektiriyor.

Bu kadar yoğun bir talep neden öngörülemedi?

Ankara-Sivas YHT Projesi’nin yapımına 2008 yılında başlandı, hat 26 Nisan 2023’te hizmete açıldı. Arada yaklaşık 15 yıllık bir süreç var. YHT’nin hizmete girmesiyle birlikte proje kapsamında yapılan gar binası da 2023 yılında yolculara hizmet vermeye başladı. Ancak aradan yalnızca üç yıl geçti ve o dönem yapılan gar, artan yolcu hareketliliği karşısında yetersiz kaldı. Bugün de bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla yeni bir gar binası hizmete açıldı.

İşte asıl üzerinde durulması gereken nokta burada. 15 yıl süren bir projenin sonunda yapılan gar binasının yalnızca üç yıl sonra yetersiz kalması, ister istemez planlama ve kapasite hesabını sorgulatıyor. Yolcu hesaplamaları neye göre yapıldı? Garın kapasitesi hangi rakamlara göre belirlendi? Ankara ve İstanbul bağlantılarının Sivaslıların ulaşım tercihlerinde yaratacağı değişim hesaba katıldı mı?

Yeni garın yapılması elbette doğru ve gerekli. Ancak bugün yapılan bu yatırım, 2023’teki planlamanın neden birkaç yıl sonrasının ihtiyacına cevap veremediğini de sormamızı gerektiriyor.

Üstelik o 15 yıl boyunca YHT, Sivas’ın gündeminden hiç düşmedi. Açılış tarihlerini konuştuk, güzergahını konuştuk, garın nerede olması gerektiğini tartıştık. Mevcut tarihi gar bölgesinin kullanılması ya da başka bir noktada gar yapılması üzerinden uzun tartışmalar yaşandı. 2015 yılında güzergah değişikliğinin ardından Kızılırmak üzerine yapılan bazı köprü ayaklarının yeni güzergah dışında kalması bile kamuoyunun gündemine geldi. Yani projenin her ayrıntısını yıllarca tartıştık. Fakat belki de en önemli soruyu yeterince sormadık.

Bu tren geldiğinde Sivas nasıl değişecek?

Çünkü mesele sadece hızlı treni Sivas’a getirmek değil Sivas’ı hızlı trene hazırlamaktı.

Bir ulaşım projesini planlamak yalnızca rayın nereden geçeceğini belirlemekten ibaret olmamalı. Kaç kişinin o treni kullanacağını, yolcuların gara nasıl ulaşacağını, araçlarını nereye bırakacağını, şehir içi ulaşımın nasıl bağlanacağını ve bu hareketliliğin şehir üzerinde nasıl bir etki oluşturacağını da düşünmektir. Kısacası treni planlarken, trenin değiştireceği şehri de planlamak gerekir.

Aslında YHT Garı, Sivas açısından daha büyük bir meselenin yalnızca güncel örneği. Bugün yeni hastane yapıyoruz, Kuzey Çevre Yolu’nu konuşuyoruz, havalimanına yatırım yapıyoruz, sanayi alanlarını büyütmeye çalışıyoruz. Bunların hepsi önemli. Ancak her birini kendi başına bir proje olarak görürsek birkaç yıl sonra yine benzer sorunlarla karşılaşabiliriz. Hastane yapılırken yalnızca bina değil, hastanenin oluşturacağı trafik ve toplu taşıma ihtiyacı, çevre yolu yapılırken yalnızca bugünün araç sayısı değil, şehrin 20 yıl sonra hangi yöne büyüyeceği de düşünülmeli.

Çünkü şehir birbirinden bağımsız yatırımların yan yana dizildiği bir alan değildir. Bir yatırım başka bir hareketlilik, o hareketlilik başka bir ihtiyaç doğurur. Bunların tamamını aynı gelecek tasavvurunun içerisine yerleştiremezsek şehir, uzun vadeli bir planın ürünü olmaktan çıkıp ihtiyaç ortaya çıktıkça eksik parçaları tamamlanan bir yapboza dönüşür.

Bugün geçmişi sorgularken aynı hatayı gelecekte tekrarlamamak için yeni gar konusunda da benzer soruları şimdiden sormalıyız. Bugünkü yolcu sayısını biliyoruz. Peki 10, 20 ya da 30 yıl sonrası için nasıl bir hesabımız var? Demiryolu ağı doğuya doğru genişlediğinde ve Sivas’ın demiryolu ulaşımındaki konumu değiştiğinde bugün açılan gar yeterli olacak mı? Peronlar, otopark, bekleme alanları ve şehir içi bağlantıları artacak yolcu hareketliliğine cevap verebilecek mi? Daha önemlisi, mevcut alan gelecekte ihtiyaç duyulabilecek genişlemeye uygun biçimde planlandı mı?

Çünkü bugün geçmişe bakıp “Neden öngörülmedi?” diye soruyorsak, yarın birilerinin de bugüne bakıp aynı soruyu sormaması gerekiyor.

Sivas’ın ihtiyacı belki de artık tek tek yatırımları konuşmanın ötesine geçmek. Adına ister Sivas 2040, ister Sivas 2050 diyelim ulaşımın, nüfusun, sanayinin, konut alanlarının, tarihi merkezin, Kızılırmak’ın ve büyük kamu yatırımlarının aynı gelecek planının parçaları olması gerekiyor. Çünkü yöneticiler değişir, bürokratlar değişir, projeler değişir ama şehir kalır.

Bugün yeni YHT Garı’nı açtık. Hayırlı olsun.

Ama kurdele kesildikten sonra şu soruyu da sormakta fayda var.

15 yıl boyunca trenin gelmesini bekledik ama 15 yıllık bir projenin sonunda yaptığımız garın üç yıl sonrasını neden göremedik?

Daha da önemlisi bugün yeni garı yaparken 20 yıl sonrasını görebildik mi?

Çünkü mesele yalnızca bir şehre yatırım yapmak olmamalı. Şehrin geleceğini planlamalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus BUDAKTAŞ Arşivi

BİR HAKAN, BİR YUSUF, BİR CÜMLE

16 Eylül 2026 Çarşamba 09:42

Eleştiriye Tahammülsüzlük…

31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:56

Rukiye Toy'a Bir Çiftçi Hesabı!

19 Ağustos 2026 Çarşamba 09:46

Çerçeve Yasanın Tek Çerçevesi PKK mı?

12 Ağustos 2026 Çarşamba 12:39

ŞEHİT ANALARININ DUASI KADAR AHI DA VARDIR

06 Ağustos 2026 Perşembe 11:05

PLANSIZLIĞIN BEDELİNİ SİVAS ÖDÜYOR

20 Temmuz 2026 Pazartesi 11:21

Asgari Değil, Asgariyet

24 Aralık 2025 Çarşamba 09:52